Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "birbirine"

Дізнайтеся, як використовувати birbirine у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

Su ve yağ birbirine karışmaz.
Translate from турецька to англійська

Tatoeba gerçekten çok dilli. Bütün diller birbirine bağlıdır.
Translate from турецька to англійська

İki kabloyu birbirine bağla.
Translate from турецька to англійська

İki erkek kardeş birbirine çok benzer.
Translate from турецька to англійська

İki köy birbirine bitişiktir.
Translate from турецька to англійська

Tom ve Mary birbirine çok yakın.
Translate from турецька to англійська

Tom ve Mary birbirine sürekli yalan söyler.
Translate from турецька to англійська

Ken ve erkek kardeşi birbirine çok benzer.
Translate from турецька to англійська

Paul'ün üç oğlu var. Onlar birbirine çok benziyor.
Translate from турецька to англійська

Bunların hepsi birbirine benziyor.
Translate from турецька to англійська

Bir A-7 kağıdını ikiye katlayın ve birbirine yapıştırın.
Translate from турецька to англійська

Şu ikisi tam olarak birbirine benziyor.
Translate from турецька to англійська

Birbirine zıt iki şeyi aynı anda idare edemezsin.
Translate from турецька to англійська

İşin kötü tarafı, mesleğimin ve özel hayatımın bu derece birbirine karışıyor olması.
Translate from турецька to англійська

İki leydi birbirine gülümsedi.
Translate from турецька to англійська

Üç genç birbirine baktı.
Translate from турецька to англійська

Dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı.
Translate from турецька to англійська

Kitabın iki sayfası birbirine yapışmış.
Translate from турецька to англійська

İki erkek kardeş birbirine gülümsedi.
Translate from турецька to англійська

Tereyağı ve şekeri birbirine karıştırdı.
Translate from турецька to англійська

Onların sesleri telefonda birbirine benziyor.
Translate from турецька to англійська

Kaliforniya ve Nevada birbirine sınır komşusudur.
Translate from турецька to англійська

İki cadde birbirine paralel çalışır.
Translate from турецька to англійська

Onlar ortak çıkarları tarafından birbirine bağlıdır.
Translate from турецька to англійська

Yapıştırıcı ile iki kağıt yaprağını birbirine yapıştırdım.
Translate from турецька to англійська

Yeni tünel Büyük Britanya ile Fransa'yı birbirine bağlayacak.
Translate from турецька to англійська

İnsanın beden ve aklı birbirine öylesine bağlıdır ki birini etkileyen diğerini de etkiler.
Translate from турецька to англійська

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.
Translate from турецька to англійська

Ebeveynlerimi ben düşündüm ama çocuklarımı birbirine emanet edecek milleti hep beraber oluşturalım olur mu?
Translate from турецька to англійська

Herkes birbirine karşı kibar olabilirdi.
Translate from турецька to англійська

Evlenmek hastalıkta ve sağlıkta ölene kadar birbirine destek olmak değil midir?
Translate from турецька to англійська

Tüm mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aile kendi yolunda mutsuzdur.
Translate from турецька to англійська

İki şehir bu otoyol ile birbirine bağlandı.
Translate from турецька to англійська

Tom ve Mary birbirine kızgındılar.
Translate from турецька to англійська

Tom ve Mary birbirine su sıçrattı.
Translate from турецька to англійська

Dünyadaki tüm devletler birbirine kardeşçe davransa bu savaşlar yaşanmaz.
Translate from турецька to англійська

Tom iki boruyu birbirine kaynattı.
Translate from турецька to англійська

Dünyada yaşayan her şey birbirine bağlıdır.
Translate from турецька to англійська

Sen adalet ile küçük düşürmeyi birbirine karıştırıyorsun.
Translate from турецька to англійська

İlk bakışta bu iki otobüs birbirine benziyor.
Translate from турецька to англійська

Barnabas İncil'i ile Kur'an'ın birbirine çok benzediğini duydum, sen ikisini de okudun mu?
Translate from турецька to англійська

Özgür bireyler yetiştirmekle ahlaksızlığı birbirine karıştırmamalısınız.

Buradakiler birbirine saygı duymalı.

İnternetten önce, arkadaşlıklar ve aşklar birbirine uyumluydu.

Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.

Krasnodar ve Krasnoyarsk'ı birbirine karıştırıyorum.

Endonezya bayrağı ile Polonya'nınki birbirine benziyor.

Tom neden onların hepsinin birbirine benzediğini anlayamadı.

İkiz kardeşler tamamen birbirine benziyor.

Tom ve Mary'nin birbirine ihtiyacı var.

Baba ve oğlu birbirine çok benziyordu.

Bir ulusu birbirine ne bağlar?

Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dil bilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, kendisinin ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.

Köprü iki şehri birbirine bağlıyor.

Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.

Herkes birbirine yardım etmeli.

Tom ve Mary birbirine baktı ve sonra da tekrar John'a baktılar.

Tom ve Mary koltukta birbirine çok yakın oturuyordu.

İki ülke birbirine muhalif.

Tom ve Mary birbirine baktı ve omuz silkti.

Tom ve Mary endişeyle birbirine baktı.

Tom ve Mary bir an için birbirine baktı.

Tom ve Mary pencereden birbirine baktı.

İki olay birbirine bağlı.

Oylar birbirine yakın çıkacak.

Tom ve Mary birbirine bağlıdır.

Tom ve Mary gergince birbirine baktı.

Tom ve Mary birbirine çok yakın kanepeye oturdu.

Tom ve Mary birbirine bakarak yemek odası masasında oturdu.

Tom ve Mary yüzlerindeki ilgili ifadelerle birbirine baktı.

Peter ve Eve birbirine çok yakışıyor.

Onların hikayeleri sıkıca birbirine geçer.

Onlar birbirine aşık.

Onlar hemen birbirine aşık oldu.

Tom ve Mary birbirine kafa salladı.

Tom ve Mary birbirine şüpheyle baktı.

Onlar bir demiryolu ile şehirleri birbirine bağlamayı planlıyorlar.

Keşke insanlar birbirine daha kibar olsa.

Bu birbirine bağlı bir mahalleydi.

Denizin ve gökyüzünün renkleri birbirine karışıyor.

Bu iki parça ipi benim için birbirine ekler misin?

Süt ve çikolata tozunu birbirine karıştırdım ve daha sonra su ekledim.

Tom ve Mary sessizce birbirine baktı.

Tom ve Mary kasten birbirine kafa salladı.

Tom ve Mary birbirine çok yakın duruyordu.

Tom ve Mary birbirine baktı.

Hiçbir kar tanesi birbirine benzemez.

Onlar neşeyle birbirine su sıçrattı.

Tom ve Mary neşeyle birbirine su sıçrattı.

Bu borular birbirine vidalanır.

Tom ve Mary birbirine güvensizlikle baktı.

Onlar birbirine takıldı.

Tom bulmaca parçalarını birbirine geçirmek için zorlamaya çalıştı.

Bu iki parça birbirine uymuyor.

Bu iki parça birbirine uyuyor.

Dişlerim soğuktan birbirine vurdu.

Her şey birbirine bağlıdır.

Yerçekimi, nesnelerin birbirine çekildiği doğal güçtür.

Avrupa ile Asya'yı ayıran İstanbul boğazında tarihi yalıların yanı sıra Dolmabahçe Sarayı ve Beylerbeyi Sarayı yer almaktadır. Karadeniz ile Marmara'yı birbirine bağlayan İstanbul boğazı, muhteşem gece kulüpleri ve restoranlarıyla şehri ziyarete gelen insanlara unutamayacakları anılar bırakıyor.

Tom ile soygunu birbirine bağlayan sert kanıt yoktu.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська