Дізнайтеся, як використовувати bire у реченні турецька. Понад 44 ретельно відібраних прикладів.
Öğrencilerin öğlen yemeği zamanı saat on ikiden saat bire kadardır.
Translate from турецька to англійська
Öğrencilerin beslenme zamanı on ikiden bire kadar.
Translate from турецька to англійська
Odalar, ayrılış gününde saat on bire kadar boş bırakılmalıydı.
Translate from турецька to англійська
Testi geçebileceğine dair bire on bahse girerim.
Translate from турецька to англійська
Bire on testi geçebilirsin.
Translate from турецька to англійська
Şanslar bize karşı bire iki.
Translate from турецька to англійська
Bire karşı üç sayıyla kaybettik.
Translate from турецька to англійська
Akşam yemeğinden sonra, on bire kadar kart oynadık.
Translate from турецька to англійська
Rosie'ye saat on bire kadar yatmaması için izin verildi.
Translate from турецька to англійська
Sekizden on bire kadar eğitim görüyorum.
Translate from турецька to англійська
O kelimeyi bire bir çevirdi.
Translate from турецька to англійська
Saat on bire kadar kendimi yatakta yatarken göremiyorum.
Translate from турецька to англійська
Bunu ha bire yapıyor.
Translate from турецька to англійська
Bire karşı iki adil bir dövüş değil.
Translate from турецька to англійська
Bire karşı on bir saate kadar hava açılacak.
Translate from турецька to англійська
Dün gece üst kattaki bir tür parti saat bire kadar beni uyutmadı.
Translate from турецька to англійська
Tom çocuklarına on bire kadar ayakta kalmalarına izin verdi.
Translate from турецька to англійська
Bire karşı üç her koşulda haksızdır.
Translate from турецька to англійська
Koç'un onun saha performansını değerlendirmek için her oyuncuyla bire bir görüşmesi vardı.
Translate from турецька to англійська
İleriye giden stratejimizi tartışmak için başkanla bire bir oturum yapmak istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Saat on bire yakın. Neredeyse yatmaya gitme zamanı.
Translate from турецька to англійська
Ben zar zor on bire kadar mektubu bitirebildim.
Translate from турецька to англійська
Bizim tren saat sekizde Osaka'dan ayrıldı, on bire kadar Tokyo'ya varacak.
Translate from турецька to англійська
Biz bire üç sayıca üstünüz.
Translate from турецька to англійська
Apne Yunancadan gelen bir tıbbi terimdir; kelimenin bire bir anlamı "nefessiz"dir.
Translate from турецька to англійська
Turizm bürosu, saat dokuzdan saat bire kadar açıktır.
Translate from турецька to англійська
Bire karşı on o başkan seçilecek.
Translate from турецька to англійська
O bire bin katıyor.
Translate from турецька to англійська
Bizim on ikiden bire kadar öğle yemeği için bir saatlik bir molamız var.
Translate from турецька to англійська
Bire karşı on bir ölçekte ne kadar mutlusun?
Translate from турецька to англійська
O, on bire çeyrek kaladan biraz sonra.
Translate from турецька to англійська
Ben Tom hakkında bire bir aynı hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Yıldızspor attığı golle farkı bire indirdi.
Translate from турецька to англійська
Ali uzun bir aradan sonra ilk on bire girdi.
Translate from турецька to англійська
Ali bire birde çok etkili bir oyuncu.
Translate from турецька to англійська
Birden bire karşımda belirdin.
Translate from турецька to англійська
Biz hiç bire bir görüşmedik, sadece yazıştık.
Translate from турецька to англійська
O bire bir çeviri yaptı.
Translate from турецька to англійська
Bire bir çevirisini ekleyebilirsin.
Translate from турецька to англійська
Bu cümle bire bir çevrilmez.
Translate from турецька to англійська
Tercüme bire bir olmak zorunda değil.
Translate from турецька to англійська
Bire bir çeviri her zaman en iyi sonucu verir demek doğru olmaz.
Translate from турецька to англійська
On bire on var.
Translate from турецька to англійська
Biden bire düştü.
Translate from турецька to англійська