Дізнайтеся, як використовувати bitkin у реченні турецька. Понад 86 ретельно відібраних прикладів.
Gıda yetersizliği onu zayıf ve bitkin düşürdü.
Translate from турецька to англійська
Karısı, çocuklara baktıktan sonra bitkin düşmüş.
Translate from турецька to англійська
Oldukça bitkin görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Tom bütün gün çalıştı ve tamamen bitkin düştü.
Translate from турецька to англійська
Beth çok sıkı çalışmak zorunda kaldı, ve şimdi o aç ve bitkin.
Translate from турецька to англійська
Bitkin görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Bütün gün çalıştıktan sonra bitkin olmalısın.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Oyun bittiğinde kendimi çok bitkin hissettim.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin mi?
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin düşmüş görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Tom biraz bitkin görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Biraz bitkin düşmüş görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Yorgun ve bitkin hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom yaptığı yolculuktan sonra kendini tamamiyle bitkin hissediyordu ve toparlanmak için en az bir haftaya ihtiyacı vardı.
Translate from турецька to англійська
Bitkin olduğum halde, işe devam ettim.
Translate from турецька to англійська
Onlar bitkin olduklarını söylediler.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin olmasına rağmen çalışmaya devam etti.
Translate from турецька to англійська
Sen bitkin görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Mary bitkin görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Gerçekten bitkin görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Sophie and Carole bitkin.
Translate from турецька to англійська
Hem Tom hem de Mary endişeli ve bitkin görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom, tamamen bitkin olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Onlar bitkin.
Translate from турецька to англійська
Herkes bitkin.
Translate from турецька to англійська
Herkes bitkin görünüyor.
Translate from турецька to англійська
O, bitkin olsa bile işe geri dönmek zorundaydı.
Translate from турецька to англійська
Bitkin olmalısın.
Translate from турецька to англійська
Tom açıkça bitkin.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin olacak.
Translate from турецька to англійська
Dün Tom'a rastladığımda o oldukça bitkin görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Ben yürüyüşten sonra tamamen bitkin düştüm.
Translate from турецька to англійська
Tom çok bitkin görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Bugün kendimi bitkin hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Bize lokantada hizmet eden garson bitkin ve stresli idi.
Translate from турецька to англійська
Sadece kan görme onu bitkin düşürüyor.
Translate from турецька to англійська
O, önümüzdeki birkaç gün için çok zayıf ve bitkin olacak.
Translate from турецька to англійська
Tom tamamen bitkin olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Jet uyumsuzluğundan bitkin hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Ben tamamen bitkin düştüm.
Translate from турецька to англійська
O çok bitkin görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom eve bitkin görünerek geldi.
Translate from турецька to англійська
Onlar bitkin, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Sen kesinlikle bitkin görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Mary bitkin.
Translate from турецька to англійська
Tom'a bitkin olduğumu söyle.
Translate from турецька to англійська
Bitkin görünüyordun.
Translate from турецька to англійська
Mary uzun saatler çalışır ve eve bitkin gelir.
Translate from турецька to англійська
Kendimi bitkin hissettim.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkin göründüğümü söyledi.
Bitkin gibi görünüyorsun.
Tom bitkin olduğunu söylüyor.
Tom Mary'nin bitkin olduğunu söyledi.
Tom Mary'nin bitkin olduğunu düşünüyor.
Tom Mary'nin bitkin göründüğünü söyledi.
Tom ve ben bitkin durumdayız.
Sen bitkin görünüyordun.
Tom her zaman bitkin.
Tom Mary'nin bitkin göründüğünü düşünüyordu.
Tom bitkin düşmüş olmalı.
Tom Mary'nin bitkin olacağını düşündü.
Tom Mary'ye bitkin olduğunu söyledi.
Tom muhtemelen bitkin olacak.
Tom bitkin görünüyordu.
Tom bana Mary'nin bitkin olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tom bitkin olduğunu itiraf etti.
Neden Tom bu kadar bitkin?
Tom, Mary'nin bitkin olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin bitkin gözüktüğünü söyledi.
Tom Mary'nin bitkin göründüğünü düşündüğünü söyledi.
Mary Tom'un bitkin göründüğünü düşündüğünü söyledi.
Tom bitkin, değil mi?
Tom gerçekten bitkin olduğunu söyledi.
Tom her zaman bitkin gibi görünüyor.
Tom tamamen bitkin görünüyor.
Tom'un bitkin olduğunu düşünmüyorum.
Tom bunu yaptıktan sonra muhtemelen bitkin olacak.
Tom bitkin olup olmadığını merak ediyorum.
Tom bana bitkin olduğunu söyledi.
Bitkin olduklarını söylediler.
Tom nezle olmuş ve bitkin durumda.
Ali final döneminde sınavlara hazırlanmak için gece kuşu gibi takılmaktan iyice bitkin düşmüştü.
Jetlag yüzünden kendimi bitkin hissediyorum.