Дізнайтеся, як використовувати borcu у реченні турецька. Понад 77 ретельно відібраних прикладів.
Tom'un hükümete bir sürü vergi borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom ne borcu varsa ödemelidir.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kira borcu vardır.
Translate from турецька to англійська
Onun borcu 100 dolara geldi.
Translate from турецька to англійська
Borcu silmek zorunda kaldık.
Translate from турецька to англійська
Onun borcu ile nasıl başa çıkardınız?
Translate from турецька to англійська
Borcu derhal ödemesini talep ettim.
Translate from турецька to англійська
Endişelenmek olmayan bir borcu ödemek gibidir.
Translate from турецька to англійська
Yapmanız gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.
Translate from турецька to англійська
Yapman gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.
Translate from турецька to англійська
İnsanlara iyi davranmak boynumuzun borcu değil mi?
Translate from турецька to англійська
O büyük evi satın aldığı için bankaya borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un hâlâ size para borcu var mı?
Translate from турецька to англійська
Birinin bana para borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un Mary'ye çok borcu vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bana otuz dolar borcu var.
Translate from турецька to англійська
Bana para borcu olan yalnızca sen değilsin.
Translate from турецька to англійська
Bana biraz borcu vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sana ne kadar borcu var?
Translate from турецька to англійська
Tom'un hala Mary'ye 2.000 dolar borcu var.
Translate from турецька to англійська
Onun borcu yüz dolara ulaştı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un üç bin dolar borcu var.
Translate from турецька to англійська
Dan'ın on bin dolar borcu vardı.
Translate from турецька to англійська
O, işini gerçekten sevmiyordu ama onun yeni evine borcu vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un Mary'ye borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un herkese üç dolar borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un Mary'ye otuz dolar borcu var.
Translate from турецька to англійська
Onun bana çok borcu var.
Translate from турецька to англійська
Bu sizin için bir minnet borcu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bana nispeten büyük miktarda para borcu var.
Translate from турецька to англійська
Onun bana para borcu var.
Translate from турецька to англійська
Neyse ki, onun borcu yoktu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bir sürü borcu var.
Translate from турецька to англійська
Çaba borcu kapattı.
Translate from турецька to англійська
Yunanistan'ın borcu temerrüde düştü.
Translate from турецька to англійська
Ulusal borcu azaltmak zorundayız.
Translate from турецька to англійська
O borcu taksitle ödedi.
Translate from турецька to англійська
Sanırım borcu tamamen ödeyeceğim.
Translate from турецька to англійська
Tom'un hâlâ bana çok para borcu var.
Translate from турецька to англійська
Borcu yüz dolara yükseldi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un hala bana biraz para borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un muhtemelen çok borcu vardır.
Translate from турецька to англійська
Amerika'nın dış borcu 500 milyar doları aştı.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin hala bana çok para borcu var.
Translate from турецька to англійська
Onun çok fazla kredi kartı borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un çok fazla kredi kartı borcu var.
Translate from турецька to англійська
Tom'a gerçek bir minnet borcu borçluyum.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söylüyor.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye para borcu olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye para borcu olduğunu söylüyor.
Tom'un hâlâ bana 300 dolar borcu var.
Tom, Mary'ye çok para borcu olduğunu söyledi.
Tom, Mary'ye çok para borcu olduğunu söylüyor.
Tom'un hâlâ Mary'ye çok fazla para borcu var.
Tom'un bana üç yüz doların üzerinde borcu var.
Tom'un Mary'ye ne kadar borcu olduğunu merak ediyorum.
Tom'un ne kadar para borcu olduğunu merak ediyorum.
Tom verdiği borcu istiyordu.
Ali'nin uçan kuşa borcu var.
Ali'ye yardım etmek boynumun borcu.
Tom'un sana ne kadar borcu olduğunu bilmek istiyorum.
Ailemin çok borcu vardı.
Tom'un borcu yok.
Devlete yüklü miktarda vergi borcu var.
Tom borcu neyse ödemeli.
Evinde oturan adamın borcu arttı. Ama devletten döviz garantili ihale alanların hepsinin kârları artı. Bu mudur adalet?
Ancak şirketin üç milyon avroluk borcu duruyor.
Tom hâlâ o borcu ödüyor.
Bu işi neticelendirmek boynumuzun borcu.
Ali'nin Azrail'e bir osuruk borcu var.
Tom'un bana üç bin dolar borcu var.
Bu borcu nasıl ödeyebilirim?
Bu borcu ne şekilde ödeyebilirim?
Devlet bütçesi denkleştirilmelidir. Kamu borcu azaltılmalıdır. Yetkililerin küstahlığı yumuşatılmalı ve kontrol edilmelidir. Devlet iflas etmek istemiyorsa, yabancı hükümetlere yapılan ödemeler azaltılmalıdır.
Tom'un sana üç bin dolar borcu olduğu doğru mu?