Дізнайтеся, як використовувати boyun у реченні турецька. Понад 85 ретельно відібраних прикладів.
Biz onların taleplerine boyun eğmemeliyiz.
Translate from турецька to англійська
Onların ricasına boyun eğmek zorunda kaldık.
Translate from турецька to англійська
O umutsuzluğa boyun eğdi.
Translate from турецька to англійська
O, asla şeytana boyun eğmedi.
Translate from турецька to англійська
Hastalar çoğunlukla sadece hastalıklarına boyun eğdikleri için ölürler.
Translate from турецька to англійська
Ben kaderime boyun eğmek için zorlandım.
Translate from турецька to англійська
Boyun ne kadar?
Translate from турецька to англійська
Ona boyun eğmek istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
O, babasının kararına boyun eğdi.
Translate from турецька to англійська
O bir politikacı baskısına asla boyun eğmeyecektir.
Translate from турецька to англійська
O asla şeytana boyun eğmedi.
Translate from турецька to англійська
Günaha karşı boyun eğmemelisin.
Translate from турецька to англійська
Kimse ona boyun eğmedi.
Translate from турецька to англійська
Onun isteklerine boyun eğdim.
Translate from турецька to англійська
Onlar günün birinde bize boyun eğecekler.
Translate from турецька to англійська
O taleplere boyun eğmeyin.
Translate from турецька to англійська
Ben her zaman ona boyun eğmek zorundayım.
Translate from турецька to англійська
O, günaha boyun eğdi.
Translate from турецька to англійська
Onlar benim fikrime boyun eğdiler.
Translate from турецька to англійська
Ona boyun eğmem için herhangi bir sebep var mı?
Translate from турецька to англійська
Onların sessizliğini boyun eğme olarak algılama.
Translate from турецька to англійська
Teröristlerin taleplerine asla boyun eğmeyeceğiz.
Translate from турецька to англійська
O ,kaderine boyun eğmek istemez.
Translate from турецька to англійська
Onlar Tom'a boyun eğdirdiler.
Translate from турецька to англійська
Onlar bana boyun eğdirdiler.
Translate from турецька to англійська
Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.
Translate from турецька to англійська
Boyun eğmeyeceğim.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bana boyun eğmediğini biliyordum.
Translate from турецька to англійська
O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom tehditlere boyun eğmeyecek kadar akıllıdır.
Translate from турецька to англійська
Bir boyun tutulmasıyla uyandım.
Translate from турецька to англійська
Bu isteklere boyun eğmemelisin.
Translate from турецька to англійська
Doğaya boyun eğdiremeyiz.
Translate from турецька to англійська
Tom boyun desteği takıyor.
Translate from турецька to англійська
Onların isteklerine boyun eğdim.
Translate from турецька to англійська
Benim arzuma boyun eğmesi için onu zorladım.
Translate from турецька to англійська
Boyun eğmektense ölmeyi tercih ederim.
Translate from турецька to англійська
Çocuklar otoriteye boyun eğmelidir.
Translate from турецька to англійська
Onlara boyun eğdirdik.
Translate from турецька to англійська
Ona boyun eğdirdiler.
Translate from турецька to англійська
Çok boyun eğmezsin.
Translate from турецька to англійська
Tom oldukça boyun eğmez.
Translate from турецька to англійська
Tom çok boyun eğmez.
Translate from турецька to англійська
Tom ortalama boyun üzerinde.
Translate from турецька to англійська
Hey Tom, seni son görüşümden beri boyun epey uzamış.
Translate from турецька to англійська
Biz tiranın isteğine boyun eğmeyeceğiz.
Translate from турецька to англійська
Ne olursa olsun sana boyun eğmeyeceğim.
Translate from турецька to англійська
Baskı altında kalan halk boyun eğmedi.
Translate from турецька to англійська
Sanırım Tom boyun eğmez.
Translate from турецька to англійська
Hala boyun ağrım vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom şapkasını çıkardı ve onlara boyun eğdi.
Translate from турецька to англійська
Bütün memelilerin yedi tane boyun omuru vardır.
Hükümet kamuoyu baskısına boyun eğmeyi reddediyor.
Mary Boyun fıtığından muzdarip.
Onun mantıksız taleplerine boyun eğmemelisin.
Arka koltuktaki yolcularının her ikisinin de boyun yaralanması vardı.
Buna boyun eğmemeni tercih ederim.
Batı dünyası, Vladimir Putin'in tehdit, şantaj ve kabadayılıklarına asla boyun eğmiyor.
Tom kaderine boyun eğdi.
Tom boyun eğmez, değil mi?
Uzun bir tartışmadan sonra, ben nihayet boyun eğdim.
Ben 1.50 santimetre boyun hemen altındayım.
Akran baskısına boyun eğme.
O, söylediklerime asla boyun eğmez.
O sonunda karısının isteğine boyun eğdi ve bir ev satın aldı.
O, kocasına boyun eğmedi.
O genellikle ablasına boyun eğmek zorunda.
Tom'un isteklerine karşı boyun eğme.
Onların taleplerine boyun eğme.
Ben kesinlikle boyun eğeceğim.
Denizcilerin tüm yetenekleri fırtınanın şiddetine boyun eğdi.
Yeni hükümdara boyun eğin.
Yeni lidere boyun eğin.
Tom kaderini boyun eğmiş bir şekilde kabullendi.
Sami, Leyla'ya boyun eğdirip tecavüz etti.
Buna asla boyun eğmeyeceğiz.
Tom'un tuhaf bir pozisyonda uyumasının neticesi boyun tutulması oldu.
Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.
Ulusun kaderini böyle bir hükümetin eline bırakmak, çöküşe boyun eğmektir.
Boyun Tom'dan çok daha kısa.
Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.
Tom, Mary'ye boyun eğdirdi.
Sonunda boyun eğdi.
Baskıya boyun eğdi.
Hiçbir günaha boyun eğmeyin.