Дізнайтеся, як використовувати bulur у реченні турецька. Понад 77 ретельно відібраних прикладів.
Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.
Translate from турецька to англійська
Bir arkadaş bulan bir hazine bulur.
Translate from турецька to англійська
Bana bir avukat bulur musunuz?
Translate from турецька to англійська
Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.
Translate from турецька to англійська
Tom her zaman hatayı onda bulur.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, ona kötü haberi söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, onu öpmeye başladı.
Translate from турецька to англійська
Jack her zaman diğerlerinin hatalarını bulur. Herkesin ondan kaçınmasının nedeni budur.
Translate from турецька to англійська
Bana bir oda bulur musun?
Translate from турецька to англійська
Fırsat bulur bulmaz, bir ziyarete geleceğim.
Translate from турецька to англійська
Onu bulur bulmaz, onu senin evine getireceğim.
Translate from турецька to англійська
Fırsatını bulur bulmaz sana biraz para gönderirim.
Translate from турецька to англійська
Fırsatını bulur bulmaz, annenin çiti boyamasına yardım edeceğim.
Translate from турецька to англійська
Bu ev kolayca kiracı bulur.
Translate from турецька to англійська
Yaptığım her şeyde hata bulur.
Translate from турецька to англійська
Arayan bulur.
Translate from турецька to англійська
İnsan kaç kere gerçek aşkı bulur?
Translate from турецька to англійська
Kim ararsa, bulur.
Translate from турецька to англійська
Tom fırsatını bulur bulmaz ayrıldı.
Translate from турецька to англійська
Fırsatını bulur bulmaz ayrıldım.
Translate from турецька to англійська
Bir konu var. O konuda seni hatalı bulur muyum, bulmaz mıyım diye merak ediyorum.
Translate from турецька to англійська
Hak yerini bulur.
Translate from турецька to англійська
Benim yaptığım her şeyde bir hata bulur.
Translate from турецька to англійська
Bunu bir alıcı bulur bulmaz satacağım.
Translate from турецька to англійська
Tom'u bulur bulmaz beni ara.
Translate from турецька to англійська
Babam söylemek için her zaman esprili bir şey bulur.
Translate from турецька to англійська
O onu bulur bulmaz gözyaşlarına boğuldu.
Translate from турецька to англійська
Birçok kişi kamu konuşmasını stresli bulur.
Translate from турецька to англійська
Tom her zaman her şeyde hata bulur.
Translate from турецька to англійська
Kör bir tavuk bile bir mısır tanesi bulur.
Translate from турецька to англійська
Mary'nin kocası bakkal alışverişinde her zaman yarım eder. Çünkü o yürümeyi zor bulur.
Translate from турецька to англійська
Tom'u bulur bulmaz döneceğim.
Translate from турецька to англійська
O, hep işleri yapma tarzımla ilgili hata bulur.
Translate from турецька to англійська
Çocuklar her zaman arkadaş olmak için bir neden bulur.
Translate from турецька to англійська
Herkes eşini bulur.
Translate from турецька to англійська
Aşk bir yolunu bulur.
Translate from турецька to англійська
Tom sadece opera dinlediğinde iç huzur bulur.
Translate from турецька to англійська
Biz bir şey bulur bulmaz onunla irtibat kuracağız.
Translate from турецька to англійська
İyi bir ağaca yaklaşan kendini iyi bir gölgede bulur.
Translate from турецька to англійська
O hep her şeyde hata bulur.
Translate from турецька to англійська
Biri madenlerde değerli mineraller bulur.
Translate from турецька to англійська
O bu tür görüşü nahoş bulur.
Translate from турецька to англійська
O her şeyde bir hata bulur.
Translate from турецька to англійська
O, söylediğim her şeyde hata bulur.
Translate from турецька to англійська
Facebook her zaman promotörleri kızdırmak için bir yol bulur.
Translate from турецька to англійська
Eğer burada kalırsak polis bizi bulur.
Translate from турецька to англійська
Zaman bulur bulmaz denemeni gözden geçireceğim.
Bir şey bulur bulmaz seninle irtibat kuracağız.
Bütün kalbinle mutluluğu çağırsan, mutluluk kulak vermez. Mutluluk seçilmiş kişileri bulur.
Karar veren, huzur bulur.
Umarım yolunu kolayca bulur.
Tembel bir adam her zaman mazeret bulur.
Umarım Tom bunu yapmak için bir yol bulur.
Su akar yolunu bulur.
Sence Tom'un bizi bulur mu?
Bir şeyi yapmak isteyen bir yol bulur. İstemeyen ise mazeret.
Daima başkalarında kusur bulur.
Arayan Mevla'sını da bulur, belasını da.
Eden bulur, inleyen ölür.
Hayatımı tekrar yaşayabilseydim, seni daha erken bulur, böylece seni daha uzun süre sevebilirdim.
Duyguların nerede saklandığı önemli değil. Müzik onları bulur.
Sadece hedefini bilen, yolunu bulur.
Arayan belasını da bulur Mevla'sını da.
Seni fırsat bulur bulmaz arayacağım.
Tom fırsat bulur bulmaz bunu yaptı.
Onun her zaman bir kusurunu bulur.
Kaza vuku bulur bulmaz, olay yerine hemen bir polis arabası intikal etti.
Dertli insanlar birbirlerini bulur.
Üç çeşit arkadaş vardır: Birincisi su gibidir, her gün ararsın. İkincisi ilaç gibidir, ihtiyacın varken ararsın. Üçüncüsüyse mikrop gibidir, sen aramasan da o seni bulur.
İnsan bir şeyi yapmayı kafasına koymuşsa bir yolunu, yapmamayı koymuşsa da bir bahanesini bulur.
Tom beni can sıkıcı bulur.
Kör bir tavuk bile bazen bir tane mısır bulur.
Bir iyimser her zaman bir yol bulur. Bir kötümser ise her zaman bir çıkmaz sokak.
İyilik eden iyilik bulur.
Benzer olanlar birbirini bulur.
Hep de beni bulur.
Hayat bu, gün gelir, her şey bir anda son bulur.