Дізнайтеся, як використовувати camdan у реченні турецька. Понад 24 ретельно відібраних прикладів.
Bira şişeleri camdan yapılır.
Translate from турецька to англійська
Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.
Translate from турецька to англійська
Sessizce camdan dışarı baktı.
Translate from турецька to англійська
Carletto, ağzını camdan çek.
Translate from турецька to англійська
Mary bir camdan kaçmayı başardı.
Translate from турецька to англійська
Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.
Translate from турецька to англійська
Bir ayna metaldan ya da camdan yapılabilir.
Translate from турецька to англійська
Tom ön camdan kasırgayı filme çekti.
Translate from турецька to англійська
Arkadaşım, önündeki arabanın sürücüsünün camdan dışarıya bir sigara izmariti attığını görünce çok sinirlendi.
Translate from турецька to англійська
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.
Translate from турецька to англійська
Şişe camdan yapılmıştır.
Translate from турецька to англійська
Onu camdan attım.
Translate from турецька to англійська
Camdan dışarı sarkma.
Translate from турецька to англійська
Onun kalesi kırık camdan yapılmıştı.
Translate from турецька to англійська
Karşındaki insanin duygularını hiçbir zaman kırma, çünkü onlar camdan resimlerdir! Kırılırlarsa, ruhunu kesebilirler!
Translate from турецька to англійська
Tom camdan bakıyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bana verdiği vazo camdan yapılmış.
Translate from турецька to англійська
Şurada oturup camdan bak.
Translate from турецька to англійська
Ne bileyim ben senin cama geldiğini, camdan sevdiğini, gönül verdiğini?
Translate from турецька to англійська
Arı camdan uçup gitti.
Translate from турецька to англійська
Tom kendini camdan attı.
Translate from турецька to англійська
Açık camdan içeri kedi girdi.
Translate from турецька to англійська
Bütün gün camdan bakıp onun yolunu gözledi.
Translate from турецька to англійська
Yakutistan'da insanlar buzdolabı ve derin dondurucu kullanmaya gerek duymadan yiyeceklerini poşetlere koyup camdan dışarı asıyor.
Translate from турецька to англійська