Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "düzgün"

Дізнайтеся, як використовувати düzgün у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

Kapı uymuyorsa, düzgün şekilde kapanana kadar ahşabı biraz rendelemek zorunda kalabilirsin.
Translate from турецька to англійська

Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.
Translate from турецька to англійська

İyi sağlık düzgün beslenme ve ölçülü egzersizden ibarettir.
Translate from турецька to англійська

Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.
Translate from турецька to англійська

Tom düzgün bir işi olmasını diledi.
Translate from турецька to англійська

Tuvaletin sifonu düzgün çalışmıyor.
Translate from турецька to англійська

Bu paketi benim için düzgün bir şekilde sarar mısın?
Translate from турецька to англійська

Tom çalışanlarına düzgün bir şekilde nasıl davranacağını bilmiyor.
Translate from турецька to англійська

Televizyon doğru düzgün çalışmıyor.
Translate from турецька to англійська

Bizim yurdun ısıtma sistemi düzgün çalışmıyor.
Translate from турецька to англійська

Onun düzgün bir el yazısı vardır.
Translate from турецька to англійська

Otobüs durağında,insanlar düzgün bir şekilde sırada beklediler.Filhakika otobüs durur durmaz sıra bozuldu.
Translate from турецька to англійська

Motor düzgün çalışmıyor.
Translate from турецька to англійська

Hadi bunu doğru düzgün yapalım.
Translate from турецька to англійська

O düzgün ve temiz.
Translate from турецька to англійська

O düzgün konuşur.
Translate from турецька to англійська

Kendi anadilini bile doğru düzgün kullanamayan insanları görmek çok üzücü.
Translate from турецька to англійська

Düzgün düşünmüyorsun.
Translate from турецька to англійська

O düzgün düşünmüyor.
Translate from турецька to англійська

Beni düzgün iş yapmadıkça övmeyin, yanlış iş yaparsam da yermeyin.
Translate from турецька to англійська

Bu işin arkasında başka bir şey var düzgün bakın.
Translate from турецька to англійська

Sizi affetmedikçe işleriniz düzgün gitmiyor, değil mi?
Translate from турецька to англійська

Yabancı aksan sendromu henüz açıklanamayan, hastanın anadilini daha fazla düzgün şekilde telaffuz edemeyip yabancı bir aksanla konuşmaya başlamasıyla vuku bulan tıbbi bir durumdur.
Translate from турецька to англійська

Şu anda düzgün düşünemiyorum.
Translate from турецька to англійська

Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.
Translate from турецька to англійська

Tom her zaman çok düzgün giyimlidir.
Translate from турецька to англійська

Tek bir işi düzgün yapın dişimi kıracağım.
Translate from турецька to англійська

Ya aptallar gibi dünya yeni bir savaşa gidecek ya da akıllı olup doğru düzgün bu sorunu çözeceğiz.
Translate from турецька to англійська

Beni germeyin işinizi düzgün yapın.
Translate from турецька to англійська

Burayı düzgün temizledin mi? Hâlâ burada toz var!
Translate from турецька to англійська

Bu telefon düzgün çalışmıyor.
Translate from турецька to англійська

Çok düzgün yazıyorsun, değil mi?
Translate from турецька to англійська

Patrick düzgün yazamaz.
Translate from турецька to англійська

İşini düzgün yapsaydın bunlar başıma gelmeyecekti.
Translate from турецька to англійська

Düzgün eğitilmiş maymun bir sürü oyun yapabilecek.
Translate from турецька to англійська

Dediğim şeyleri düzgün yap.
Translate from турецька to англійська

Kilo vermek istiyorsan, öyleyse yapacak en iyi şey düzgün yemek ve çok egzersiz yapmak.
Translate from турецька to англійська

O günden sonra hiçbir şey düzgün gitmedi.
Translate from турецька to англійська

Tom'un, yaşına göre fiziği oldukça düzgün.
Translate from турецька to англійська

Düzgün görünüşlü değilim.
Translate from турецька to англійська

Tom düzgün bir çocuğa benziyor.
Translate from турецька to англійська

Bir ağızda güzel, düzgün giyinene kıyak deniliyormuş.
Translate from турецька to англійська

Düzgün görünüşlü görünüyor muyum?

"Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor."

Çok düzgün dişlerin var.

Sen şişman değilsin. Sen düzgün vücutlusun.

Söyleyeceklerimi düzgün bir şekilde dinle.

Sen düzgün vücutlu değilsin. Sen şişmansın.

Ben işi düzgün yapabilirim!

Kızların her biri düzgün bir şekilde giyinmişti.

Adresi düzgün yaz!

Hiçbir şeyi doğru düzgün yapamıyorum.

Uzun ve düzgün yaşa.

Saatim düzgün şekilde çalışmıyor.

Benim ideal kadınım, düzgün, akıllı ve çok dillidir.

İnsanların isimlerini düzgün telaffuz edemedikleri ülkeleri istila etmesine izin verilmemelidir.

Ben bunun düzgün bir fikir olduğunu düşünüyorum.

Tom düzgün görünüşlü, değil mi?

Onun kraliyet ailesinin saflarına düzgün girişi bu korkuların giderilmesine yardımcı olacaktır.

Bazı düzgün giysiler giy.

Düzgün bir yolda sürmek güzel.

Düzgün ateş edebilir misin?

Gerçekten düzgün bir konuşmacısın, Tom.

Tom düzgün giyimlidir.

İş düzgün bir şekilde ilerledi.

Yazın zor okunuyor, daha düzgün yazmaya çalış.

Tom motor yağını nasıl düzgün bir şekilde atacağını ve asla rögara atmadığını biliyordu.

Tom'un çok düzgün el yazısı var.

Her şeyi düzgün biçimde yapmak istiyorum.

Hiç düzgün değildim.

Eviniz düzgün sigortalı mı?

Hep çok düzgün giyiniyorsun.

Tom düzgün bir konuşmacıydı.

Onun odası her zaman düzgün.

Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.

1986 yapımı "Alın Yazım" filmini düzgün izleyip anlayabilirseniz suçsuzluğumu da anlarsınız.

Hastanede haplar almama rağmen onları düzgün şekilde kullanmadım.

Onun düzgün olacağını düşündüm.

Düzgün bir şekilde eğitilmedik.

Düzgün biçimde bilgilendirilmiyoruz.

Kızlar düzgün biçimde giyinmediler.

Bunu düzgün biçimde yapmıyor muyum?

Tom'un saçı düzgün biçimde taranmıştır.

Tom düzgün biçimde yemek yemiyor.

Ben düzgün şeyler ayarlamak istiyorum.

Makinenin neden düzgün çalışmadığını bulmak zorundayız.

Mary düzgün vücutlu bir kadın.

Tom'un bunu düzgün bir şekilde yapacağını biliyordum.

Düzgün bir iş bulamıyorum.

Şunu ya doğru düzgün yap ya da hiç yapma.

Tom düzgün bir konuşmacı, değil mi?

Ali düzgün bir vuruşla takımını öne geçiren gole imza attı.

Yıldızspor bu maç doğru düzgün kaleye gidemedi.

Umarız işler bir dahaki sefere daha düzgün gider.

Tüm alet edevat düzgün çalışıyordu.

Ali fiziği düzgün ama kimyası berbat biri.

O her zaman düzgün giyinir.

Düzgün bir çocuğa benziyor.

Çok para verip de doğru düzgün kullanmadığın bir şey var mı?

Gururlu, düzgün kesilmiş bir yüzü vardı, o kadar düzenliydi ki, hassas ağzı ve güzel, koyu renkli, istekli gözleri olmasaydı, duygusuz görünebilirdi.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська