Дізнайтеся, як використовувати dışa у реченні турецька. Понад 38 ретельно відібраних прикладів.
Tom JPEG dosyalarını nasıl dışa aktaracağını çözemedi.
Translate from турецька to англійська
O dışa bağımsız yaşamaktadır.
Translate from турецька to англійська
Ben dışa dönüğüm.
Translate from турецька to англійська
Tom dışa dönüktür.
Translate from турецька to англійська
Sen dışa dönüksün.
Translate from турецька to англійська
Biz dışa dönüğüz.
Translate from турецька to англійська
İçe dönükler dışa dönükler kadar yaşamaz mı?
Translate from турецька to англійська
Tom dışa dönük, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Sen dışa dönük müsün?
Translate from турецька to англійська
Siyam kedileri dışa dönük olarak bilinirler.
Translate from турецька to англійська
Siyam kedilerinin dışa dönük olduğu bilinir.
Translate from турецька to англійська
İçe dönük kimselerin dışa dönük kimselerden daha kısa ömürleri mi var?
Translate from турецька to англійська
Tom dışa dönük bir kimse.
Translate from турецька to англійська
Sen bir içe dönük mü yoksa dışa dönük müsün?
Translate from турецька to англійська
O duygularını çok çabuk dışa vuran biri.
Translate from турецька to англійська
Ben sadece hayal kırıklığımı dışa vuruyordum.
Translate from турецька to англійська
Ben sadece hayal kırıklığımı dışa vuruyorum.
Translate from турецька to англійська
Ben oldukça dışa dönüğüm, sanırım.
Translate from турецька to англійська
Leyla cesur, mutlu ve dışa dönük bir küçük kızdı.
Translate from турецька to англійська
Sen çok dışa dönük görünüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Leyla çok dışa dönüktü.
Translate from турецька to англійська
Bir hayalet içe dönük bir korkunun dışa dönük ve görünür işaretidir.
Translate from турецька to англійська
Sami fantezilerini dışa vurmak istedi.
Translate from турецька to англійська
Sami fantezilerini dışa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Tom çok dışa dönük değildi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin dışa dönük olduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Mary ikisi de çok dışa dönük, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Sami, Leyla'yı çok dışa dönük ve akıllı olarak hatırlıyor.
Translate from турецька to англійська
Sami çok dışa dönük görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dışa dönük olduğunu biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Türkiye özellikle de enerji alanında dışa bağımlı.
Translate from турецька to англійська
Ülke halkı çok misafirsever ve dışa dönük.
Translate from турецька to англійська
Enerjide dışa bağımlılık önemli bir ekonomik yük.
Translate from турецька to англійська
İnsan uzun süre yalnız bir hayat yaşayınca duygularını da dışa yansıtmadan içinde yaşamaya alışır.
Translate from турецька to англійська
Yas tutucular aileye eşlik ediyor, onların gizli tutmaya çalıştıkları acıyı dışa vuruyorlardı.
Translate from турецька to англійська
İnsanlara dışa vurdukları hâlleriyle muamele edin. Kalplerinde kalanların muhatabı Tanrı'dır.
Translate from турецька to англійська
İçteki gözyaşları dışa akandan daha kötüdür.
Translate from турецька to англійська
Ben genellikle dışa dönük bir adamım.
Translate from турецька to англійська