Дізнайтеся, як використовувати dava у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Bu dava ile ilgili gerçekten bilgim yok.
Translate from турецька to англійська
Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.
Translate from турецька to англійська
Daha deneyimli bir avukat, dava ile farklı bir şekilde ilgilenirdi.
Translate from турецька to англійська
Biz sigorta şirketine poliçemizin şartlarını ihlal ettiği için dava açtık.
Translate from турецька to англійська
Dava karar verilmeden kalır.
Translate from турецька to англійська
O, son çare olarak dava açmayı düşünüyor.
Translate from турецька to англійська
Ben sizi dava edeceğim.
Translate from турецька to англійська
Ona dava açtı.
Translate from турецька to англійська
O, ona zararlar için dava açtı.
Translate from турецька to англійська
Büyük şirketleri dava etmeyi zorlaştıran diğer önemli etkenler de faaliyetlerinin boyutları ve karmaşıklığıdır.
Translate from турецька to англійська
Bay Smith zararlar için onlara dava açtı.
Translate from турецька to англійська
Zararlar için hükümete dava açtılar.
Translate from турецька to англійська
Seni dava edeceğim.
Translate from турецька to англійська
Dava kapandı.
Translate from турецька to англійська
Tom'u dava etmelisin.
Translate from турецька to англійська
Onlar Tom'u dava etmeli.
Translate from турецька to англійська
Tom dava açtı.
Translate from турецька to англійська
Ben dava açıyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom'u sana dava açmaktan caydırdım.
Translate from турецька to англійська
Tom'a dava açmalıyız.
Translate from турецька to англійська
Tom'un boşanma için dava açtığını duydum.
Translate from турецька to англійська
Tom'a dava açmamaya karar verdim.
Translate from турецька to англійська
Tom sana dava açıyor.
Translate from турецька to англійська
Tom dava ediliyor.
Translate from турецька to англійська
Dava edildim.
Translate from турецька to англійська
Dava edemeyiz.
Translate from турецька to англійська
Dava devam ediyor.
Translate from турецька to англійська
Tom size dava açacak.
Translate from турецька to англійська
Tom size karşı dava açtı.
Translate from турецька to англійська
Tom dava açmamaya karar verdi.
Translate from турецька to англійська
Sadece ayrıl, ama dava arkadaşlarını satma.
Translate from турецька to англійська
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.
Translate from турецька to англійська
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.
Translate from турецька to англійська
Tom'a dava açtın mı?
Translate from турецька to англійська
Ben yoksam dava da yok diyenler, kaybedenlerdir.
Translate from турецька to англійська
Değer mi bu arsa için dava açmaya, saatlerdir yoldayız.
Translate from турецька to англійська
Dava, bundan 8 ay önce sonuçlandı.
Translate from турецька to англійська
Bunlar hakkında açtırdığımız dört bin dava var.
Translate from турецька to англійська
Yarın sabah bir dava var.
Translate from турецька to англійська
Şimdi hemen mahkemeye koşup, beni yine dava edecekler.
Translate from турецька to англійська
Dava açılmasını istemeyiz.
Translate from турецька to англійська
Hâl böyle olunca, dava düşer sanmıştık.
Translate from турецька to англійська
Nasıl bir dava ile karşımıza çıkacaklar?
Translate from турецька to англійська
Daha önce hiç dava edilmedim.
Translate from турецька to англійська
Arkadaşlarım dava sırasında yanımda durdu.
Translate from турецька to англійська
Onlara dava açtın mı?
Translate from турецька to англійська
Ona dava açtın mı?
Translate from турецька to англійська
Onlara dava açmak istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Ona dava açmak istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Seni dava etmemeye karar verdim.
Translate from турецька to англійська
Onları dava etmemeye karar verdim.
Translate from турецька to англійська
Onu dava etmemeye karar verdim.
Onları dava etmelisin.
Onu dava etmelisin.
Onları dava etmeliyiz.
Tom onları dava etmeli
Onlar sana dava açmalı.
Onlar ona dava açmalı.
Onlara dava açmalıyım.
Ona dava açmalıyım.
Onlara dava açalım.
Ona dava açalım.
Sana dava açmaması için Tom'u ikna ettim.
Tom birden fazla kişi tarafından dava ediliyor.
Tom'u dava etmek istemiyorum.
Biz dava edilmiyoruz.
Ben dava açmak istemiyorum.
Başka bir dava üzerinde çalışıyorum.
Polis dava ile ilgili gerçeği ortaya çıkaracak.
Avukat bunun kolayca sonuçlanacak bir dava olduğunu düşünüyor gibi görünüyor.
Tom üç milyon dolara şehri dava ediyor.
Tom dava edilmeli.
Dava açmamaya karar verdim.
Şeytan Tanrı'ya dava açtı.
Her iki dava düştü.
Dava pazartesi günü devam edecek.
Bizi dava etmemeleri gerekirdi.
Dan'ı ne için dava ediyorsun?
Bu avukat hiç dava kaybetmedi.
Dan tüm dava boyunca masumiyetini korudu.
Neden seni dava etmek isteyeyim?
Tom boşanma için dava açtı.
Dava mahkemeye başvurmadan halledildi.
Eğer mümkünse, ben dava ile ilgili yeni bilgiler almak istiyorum.
Tom dava açacak mı?
Tom dava açmadı.
Google'a ait Motorola tarafından patent ihlalleri üzerine Apple'a karşı dava açıldı.
Dan iftira nedeniyle Linda'ya dava açtı.
Dan eski kiracılarından biri tarafından dava edildi.
Linda yasal ayrılık için dava açtı.
Eğer mümkünse, bu dava ile ilgili yeni bilgiler almak istiyorum.
Eğer onu yaparsan sözleşmenin ihlali için sana dava açacağım.
Neden Tom'a dava açıyorsun?
Bu dava bir süre çözülemeyebilir.
Tom'un yerinde olsam onlara dava açarım.
Doktora bir dava açtım.
Dava açıyorum.
Hepsine dava açıyorum.
Onların hepsini dava ediyorum.
Onu yaparlarsa o kadar hızlı dava edilecekler ki, bu nedenle başları dönecektir.