Дізнайтеся, як використовувати dediği у реченні турецька. Понад 70 ретельно відібраних прикладів.
Sana dediği gibi yap.
Translate from турецька to англійська
O, toplumun müziğe âşık dediği kişidir.
Translate from турецька to англійська
İnsanların ne dediği umurumda değil.
Translate from турецька to англійська
Onun ne dediği umurumda değil.
Translate from турецька to англійська
Onun ne dediği açık değildi.
Translate from турецька to англійська
Eğer doğum sancıları insanların dediği kadar acı verseydi, herkesin sadece bir çocuğu olurdu.
Translate from турецька to англійська
Başkanın dediği her şeyi duyabiliyordum.
Translate from турецька to англійська
Dediği odur.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dediği odur.
Translate from турецька to англійська
Babasının dediği gibi oraya gitti.
Translate from турецька to англійська
Doktorların ne dediği umurumda değil. Ne istersem yiyeceğim.
Translate from турецька to англійська
Kimin ne dediği umurumda değil. Bence Tom iyi birisi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ne dediği umurumda değil.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ne dediği hakkında düşünüyorum.
Translate from турецька to англійська
Kanunun dediği bu.
Translate from турецька to англійська
Onun dediği eşine her zaman sadık kaldığıydı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dediği bu değil.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ne dediği kimin umurunda?
Translate from турецька to англійська
"Su" dediği zaman ona su verdi.
Translate from турецька to англійська
Onların dediği hiçbir şeye inanma!
Translate from турецька to англійська
Gelelim şimdi zurnanın zırt dediği yere.
Translate from турецька to англійська
Onun dediği her şey doğru.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dediği gibi yaparsan ve gidersen en iyi olacağını düşünüyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom'un da dediği gibi her okuduğuna inanmamalısın.
Translate from турецька to англійська
Konuşmada onun ne dediği bunu nasıl söylediğinden daha az önemlidir.
Translate from турецька to англійська
Onun bana dediği şey beni gerçekten yaraladı.
Translate from турецька to англійська
Arkadaşlarımdan çoğunun bana dediği budur.
Translate from турецька to англійська
Onun dediği de, bu durumda geçerlidir.
Translate from турецька to англійська
Onun ne dediği önemli değil.
Translate from турецька to англійська
Onu, onun dediği yoldan yap.
Translate from турецька to англійська
Tom kendisine aptal dediği için Mary'ye kızgın.
Translate from турецька to англійська
Ben mutlu bir şekilde evliyim, herkesin ne dediği önemli değil.
Translate from турецька to англійська
Dediği tamamen anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dediği şey hakkında düşünüyordum.
Translate from турецька to англійська
Onun tüm dediği bu mu?
Translate from турецька to англійська
Dediği doğru değil.
Translate from турецька to англійська
Zurnanın zırt dediği yerdeyim.
Translate from турецька to англійська
Toplumun ne dediği umurumda değil.
Translate from турецька to англійська
Tom zurnanın zırt dediği yerde.
Translate from турецька to англійська
Şairin dediği gibi, biraz öğrenme tehlikeli bir şeydir.
Translate from турецька to англійська
O, onların dediği gibi, yürüyen bir ansiklopedi.
Translate from турецька to англійська
Onun dediği sonra beni şok etti.
Translate from турецька to англійська
Bir dediği bir dediğini tutmuyor.
Translate from турецька to англійська
Dünyanın çoğunun football dediği şeye Amerikada soccer deniliyor.
Translate from турецька to англійська
Onların dediği gibi, bu sadece bir sıyrık.
Translate from турецька to англійська
Şirket zurnanın zırt dediği yerde.
Translate from турецька to англійська
Ben onun dediği şeyi onun söylediği aynı şekilde tekrarladım.
Translate from турецька to англійська
Çoğu insan Tom'un dediği gibi yapacak.
Dediği şeye gerçekten inanıyor mu?
Onun dediği şeyi yapacağım.
Dediği gibi yapmanı öneririm.
Onun dediği gibi yapmanı öneririm.
Tom'un dediği şeyi komik buldum.
Allah'ın dediği olur.
Altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.
Tom'un dediği hiç de önemli değil.
Tom'un dediği doğru muhtemelen.
Ali'nin maşallah dediği üç gün yaşamıyor.
Kuran'ın ne dediği hakkında hiçbir fikri yok.
Tom'un dediği bu muydu?
Tom, Mary'nin yapmalısın dediği her şeyi yaptı.
Dediği mantıklı.
Ali'nin ne dediği beni bağlamaz.
Niye onun dediği gibi yapmadın?
Onun dediği her şeyi anlıyorlar.
Ali zurnanın zırt dediği yerde telefon etti.
Tom'un babası oğlunu adam edip yola getirmek için çok uğraştı, ama neticede "vermeyince Mabut neylesin Mahmut" misali Allah'ın dediği oluyor.
Senin arkadaşlarının ne dediği umurumda değil.
İnsanların ne dediği ile ilgilenmiyorum.