Дізнайтеся, як використовувати duman у реченні турецька. Понад 82 ретельно відібраних прикладів.
Elektronik sigaradan çıkan duman miktarı hiç fena değil.
Translate from турецька to англійська
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Translate from турецька to англійська
Tren hareket ederken havaya siyah duman bulutları püskürttü.
Translate from турецька to англійська
Volkan dışarıya alev ve duman fışkırtıyor.
Translate from турецька to англійська
Duman ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська
Uzakta duman gördük.
Translate from турецька to англійська
Duman gözlerimizi sulandırdı.
Translate from турецька to англійська
Duman havada yükseliyor.
Translate from турецька to англійська
Şehrimiz duman kaplıydı.
Translate from турецька to англійська
Barbekü yaparsak benim için sorun değil fakat gözlerime duman kaçtığında ondan hoşlanmıyorum.
Translate from турецька to англійська
Duman sürüklendi.
Translate from турецька to англійська
Asansörde duman kokusu alıyorum.
Translate from турецька to англійська
Duman bacadan boşaldı.
Translate from турецька to англійська
Duman bacadan yükseliyor.
Translate from турецька to англійська
Bacadan siyah duman çıktı.
Translate from турецька to англійська
Sanırım duman kokusu alıyorum.
Translate from турецька to англійська
Biraz duman gördüm.
Translate from турецька to англійська
Duman bacadan dışarı boşaldı.
Translate from турецька to англійська
Duman kokusu alıyorum.
Translate from турецька to англійська
Duman rüzgarla birlikte yok oldu.
Translate from турецька to англійська
O duman nereden geliyor?
Translate from турецька to англійська
Yangından sonra, duman kokusu günlerce havada kaldı.
Translate from турецька to англійська
Oda duman doluydu.
Translate from турецька to англійська
Baca kara duman püskürtüyor.
Translate from турецька to англійська
Duman dedektörleri tavana monte edilmelidir.
Translate from турецька to англійська
Duman seni rahatsız ediyor mu?
Translate from турецька to англійська
Arabamızda ters giden bir şey olmalı; motordan duman çıkıyor.
Translate from турецька to англійська
Duman, Tom'un odasından geliyordu.
Translate from турецька to англійська
Duman kokusu alıyor musun?
Translate from турецька to англійська
Motor hararet yaptı ve şimdi duman yayıyor.
Translate from турецька to англійська
Ateş olan yerden duman çıkar.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin yüzüne duman üfledi.
Translate from турецька to англійська
Tom duman nedeniyle öksürüyordu.
Translate from турецька to англійська
İlin üzerindeki bir duman bulutu var.
Translate from турецька to англійська
Güney İtalyan adası Sicilya büyük bir duman ve kül bulutuyla kaplandı.
Translate from турецька to англійська
Herhangi biri duman kokusu alıyor mu?
Translate from турецька to англійська
Lanet olsun! Sen bana duman attırdın!
Translate from турецька to англійська
Yangından sonra, havadaki duman kokusu günlerce sürdü.
Translate from турецька to англійська
Onun purosundan bir duman halkası havaya doğru uçtu.
Translate from турецька to англійська
Duman havaya yükseldi.
Translate from турецька to англійська
Hava duman tarafından karartıldı.
Translate from турецька to англійська
Hükümet aslında skandalı örtbas etmede başarılı oluncaya kadar hâlâ kaç tane duman bombası atılmak zorunda?
Translate from турецька to англійська
Duman pencereden dışarı geliyordu.
Translate from турецька to англійська
Oda o kadar duman doluydu ki zorlukla nefes alabildim.
Translate from турецька to англійська
Etna, Sicilya göğüne lav ve duman göndererek püskürdü.
Translate from турецька to англійська
Duman mutfaktan dışarı geliyor.
Translate from турецька to англійська
Onun konuşması duman ve aynalardan başka bir şey değildir.
Translate from турецька to англійська
Duman ateş olmadan üretilebilir.
Translate from турецька to англійська
Duman bacadan dışarı çıkıyor.
Translate from турецька to англійська
Duman Dan'ın odasından geliyordu.
Duman onu boğuyordu.
Büyücünün duman ve aynalar kullanması ayrıntılı bir cepheydi.
Pencerelerden siyah duman dökülüyordu.
Pencerelerden siyah duman akıyordu.
Bacadan duman yükseliyordu.
Tom duman kokuyordu.
Ne yazık ki duman soluma nedeniyle öldü.
Duman inanılmaz derecede yoğundu.
Leyla duman solumaktan öldü.
Ateşsiz duman olmaz.
Ateşsiz duman da çıkabilir.
Duman ateş olmadan da çıkabilir.
Tom bana duman attırdı.
Bir sürü duman vardı.
Ufuk üzerinde bir duman yığını görüyorum.
Burada çok fazla duman var.
Duman alarmı ötüp duruyor.
Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
O, duman tütmez.
Ortalık duman altı olmuş.
Sarhoş adam ortalığı duman etti.
Ondan sonra bütün insanların üzerine Ruhum'u dökeceğim. Oğullarınız, kızlarınız peygamberlikte bulunacaklar. Yaşlılarınız düşler, gençleriniz görümler görecek. O günler kadın, erkek kullarınızın üzerine de Ruhum'u dökeceğim. Göklerde ve yeryüzünde, kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim. RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce güneş kararacak, ay kan rengine dönecek. O zaman RAB'bi adıyla çağıran herkes kurtulacak.
Bir duman görüyorum.
Bu yüzden, bence duman olup gidecek! diyor.
Bacası duman çıkarmıyor.
Kimse duman koklayabilir mi?
Bar öylesine duman altı olmuştu ki gözlerimde batma hissi olmaya başladı.
Asansörde burnuma duman kokusu geldi.
Duman gazları burada yoğuştuğu için tünelin havalandırılması önemlidir.
Tom yüzüme duman üfledi.
Duman, Lukas’ın yönünde hareket ediyor.
Arabanın egzozundan çok fazla duman çıkıyordu.