Дізнайтеся, як використовувати durma у реченні турецька. Понад 65 ретельно відібраних прикладів.
Odanın içinde oraya buraya koşup durma.
Translate from турецька to англійська
Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un tek bacağı üzerinde durma sorunu var.
Translate from турецька to англійська
Burada durma.
Translate from турецька to англійська
Benim yanımda durma.
Translate from турецька to англійська
Geçmiş hatalarının üzerinde durma.
Translate from турецька to англійська
Onun işi bir durma noktasına geldi.
Translate from турецька to англійська
Bana sürekli soru sorup durma!
Translate from турецька to англійська
Geçmiş hatalarının üzerinde durma!
Translate from турецька to англійська
Facebook hesabımı kurcalayıp durma!
Translate from турецька to англійська
Kütük gibi durma, not almaya başla.
Translate from турецька to англійська
Hey, şimdi durma.
Translate from турецька to англійська
Lütfen durma.
Translate from турецька to англійська
Lütfen ayakta durma.
Translate from турецька to англійська
Şimdi durma.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kıpırdamadan durma sorunu var.
Translate from турецька to англійська
Orada durma. İçeriye gel.
Translate from турецька to англійська
Bunu söyleyip durma, kimseye ihanet etmedim.
Translate from турецька to англійська
Ya yardım et ya da önüme engel çıkarıp durma.
Translate from турецька to англійська
Şaşırtıcı şeyler yaptıysam yapmışımdır; herkese anlatıp durma.
Translate from турецька to англійська
Şey deyip durma ya!
Translate from турецька to англійська
Burada dikilip durma!
Translate from турецька to англійська
Boş boş durma.
Translate from турецька to англійська
Durma zamanı.
Translate from турецька to англійська
Sana söyleyene kadar durma.
Translate from турецька to англійська
1679'da, o bir sinir krizi geçirdikten sonra Newton'un işi durma noktasına geldi.
Translate from турецька to англійська
Sadece orada durma. Buraya gel ve bana yardım et.
Translate from турецька to англійська
Henüz durma zamanı değil.
Translate from турецька to англійська
Bütün gece uyanık durma.
Translate from турецька to англійська
Durma.
Translate from турецька to англійська
Ayakta durma.
Translate from турецька to англійська
Senin bu caddede durma hakkın yok.
Translate from турецька to англійська
Onun amaçlarına karşı durma.
Translate from турецька to англійська
Sadece orada durma, bir şey söyle.
Translate from турецька to англійська
Mavi spor araba durma noktasına geldi.
Translate from турецька to англійська
Sadece orada durma. Arabama bin.
Translate from турецька to англійська
Sadece orada durma. Bir şey yap.
Translate from турецька to англійська
Pencerenin yanında durma.
Translate from турецька to англійська
Tom'u eleştirip durma. Elinden gelenin en iyisini yapıyor.
Translate from турецька to англійська
Benim yüzümden durma.
Translate from турецька to англійська
Sadece orada durma! Bunu temizlememe yardım et!
Translate from турецька to англійська
Şaşkınlık ve hayranlık dolu olarak ona baktım. Bir süre sonra o seslendi "Aval aval bakarak orada durma!"
Translate from турецька to англійська
Orada durma. Güvenliği ara.
Translate from турецька to англійська
Ufak ayrıntılar üzerinde durma.
Translate from турецька to англійська
Birinci yıldan sonra, hastanın iyileşmesi durma noktasında yavaşladı.
Translate from турецька to англійська
Sadece durma. Poz ver!
Translate from турецька to англійська
Durma!
Translate from турецька to англійська
Eğer hayatıma girmek istiyorsan: kapı açık. Eğer benden uzaklaşmak istiyorsan: kapı açık. Sadece bir isteğim var senden: kapıda durma çünkü öyle trafiği tıkıyorsun!
Translate from турецька to англійська
Orada durma. Buraya gel ve bize yardım et.
Translate from турецька to англійська
Öyle boynu bükük durma Tom.
Translate from турецька to англійська
Tom, durma öyle ezik ezik.
Translate from турецька to англійська
Bana bakıp durma.
Kazık gibi durma.
Orada öyle durma.
Tepemde kazulet gibi durma.
Tom'la uğraşıp durma.
Gök gürültülü havada ağaç altında durma.
Yağmur hiçbir durma işareti göstermiyor.
Önümde durma.
Grev şehri durma noktasına getirdi.
Boş durma, boşa çalış.
Şiddetli yağmurlar neredeyse tüm kara ve demiryolu trafiğini durma noktasına getirdi.
Duvara vurup durma.
Hayatıma girmek istersen: kapı açık. Benden uzaklaşmak istiyorsan: kapı açık. Senden sadece tek bir ricam var: kapı eşiğinde durma, (alternatifler için) yolu kapatıyorsun!
İgor durma kararı aldı.