Дізнайтеся, як використовувати durumunda у реченні турецька. Понад 63 ретельно відібраних прикладів.
Bir deprem durumunda, gazı kapatın.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, çanı çal.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda bu camı kır.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, 119'u çevir.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, bu düğmeye basın.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda 119'u tuşlamanız gerekmektedir.
Translate from турецька to англійська
Bir yangın durumunda, bu acil merdivenini kullanın.
Translate from турецька to англійська
Bir yangın durumunda, merdivenleri kullanın.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, camı kırın ve kırmızı düğmeye basın.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, 119'u arayın.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda itfaiyeyi ara.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, bu camı kır.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, butona basın.
Translate from турецька to англійська
Herhangi bir şey olması durumunda, derhal beni ara.
Translate from турецька to англійська
Hokkaido kısmı hâlâ doğal durumunda duruyor.
Translate from турецька to англійська
Bana kızmış olabilirsin fakat beni herkese rezil etmek durumunda değildin.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda bu çıkışı kullanın.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda bu çıkışı kullan.
Translate from турецька to англійська
Kaza olması durumunda bana hemen telgraf çek.
Translate from турецька to англійська
Beni limon satmak durumunda bırakma.
Translate from турецька to англійська
Kaza durumunda, hangi numarayı aramalıyım?
Translate from турецька to англійська
İnsan, panik durumunda filogenetik köklerine döner.
Translate from турецька to англійська
Tom, yaptıklarının sonuçlarını yaşamak durumunda.
Translate from турецька to англійська
Tom'un durumunda olsan ne yaparsın?
Translate from турецька to англійська
Ne diye sana yalan söylemek durumunda kalayım ki?
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, zili çal.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, butona bas.
Translate from турецька to англійська
Herhangi bir güçlük durumunda bizi arayın.
Translate from турецька to англійська
Bir şeye ihtiyacın olması durumunda müsaitim.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, hemen 119'u aramanız gerekir.
Translate from турецька to англійська
Onların durumunda, bu ilk görüşte aşktı.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda, asansör kullanmayın.
Translate from турецька to англійська
Durumunda değişiklik olursa haber verin.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kazanması durumunda ne olacağı konusunda endişeliyim.
Translate from турецька to англійська
Bana bir şey olması durumunda çocuklarımla ilgilenmenizi istiyorum.
Translate from турецька to англійська
O, nasıl kaçtığını açıklamak durumunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
Yangın durumunda flütümü kaparım ve kaçarım.
Translate from турецька to англійська
Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Tom onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
Çiçekler şimdi en iyi durumunda.
Translate from турецька to англійська
Eve geç dönmek durumunda kalabilirim. Bu durumda, seni arayacağım.
Translate from турецька to англійська
Bir şeyin yanlış gitmesi durumunda lütfen benim çocuklarıma bak.
Translate from турецька to англійська
Ben her zaman sorun durumunda hep yanında olacağım.
Translate from турецька to англійська
Bir sorun olması durumunda her zaman ona güvenirim.
Translate from турецька to англійська
Talihsizlik durumunda kutlamalar en iyisidir.
Translate from турецька to англійська
Bir zombi kıyameti durumunda ne yapardın?
Translate from турецька to англійська
Bu arada, onun gelmesi durumunda, beni beklemesine izin verin.
Geç kalmam durumunda beni beklemek zorunda değilsin.
Sami mali durumunda bir sorun tespit etti.
İmza vermek durumunda bırakıldım.
Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.
Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.
Artık yurtla, ulusla hiçbir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi?
Tom bunu yapmaması durumunda işten atılır.
Tom herkesin şamaroğlanı durumunda.
Mladiç şimdilik hala kaçak durumunda.
Bunlara ek olarak ülkenin ekonomik durumunda bir değişiklik olacağını düşünüyor musunuz?
Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.
WhatsApp durumunda ne yazıyor?
Tedaviyi reddetme hakkınız her zaman var, ama tercihinizin bu olması durumunda yaşanabilecek olası sonuçlarla ilgili açıklama yapmak durumundayım.
Özel hastaneye acil kapısından giriş yapılması durumunda devlet sigortası kapsamına giriyormuş sanırım.
Maaşı düşük, dolayısıyla ek işler almak durumunda.
Farklı taşlar olması durumunda, oyuncu, taş veya taş gibi rakibin en çok damasını vuracak hamleyi seçmelidir.
Bu kursu başarılı bir şekilde tamamlamanız durumunda Python programlama dilini etkili bir şekilde kullanabiliyor olacaksınız.