Дізнайтеся, як використовувати durup у реченні турецька. Понад 37 ретельно відібраних прикладів.
Bilmiyordum saat kaç ancak biliyordum ki eğer durup birine sorarsam o zaman kesin geç kalacaksın.
Translate from турецька to англійська
"Ve ne yapıyorum?" "Sadece orada durup seyrediyorum."
Translate from турецька to англійська
Karabatak, bir direğin üstünde durup kanatlarını kurutuyordu.
Translate from турецька to англійська
Yapmak istediğinin gerçekten bu olup olmadığını bir durup düşün.
Translate from турецька to англійська
Yarın yolda durup şuradaki yerleri gezeriz.
Translate from турецька to англійська
Bunlar durup dururken olmuyor.
Translate from турецька to англійська
New Osaka otelinde durup Sayın Takakura'yı alacağız.
Translate from турецька to англійська
Durup ona baktım.
Translate from турецька to англійська
Ne yani, burada durup açlıktan ölmeyi mi bekleyeceğiz?
Translate from турецька to англійська
Orada durup Tom'un ölümünü izleyemezsin.
Translate from турецька to англійська
Bir an durup düşün.
Translate from турецька to англійська
Orada durup bana baktı.
Translate from турецька to англійська
"Yağmurun durup durmadığını merak ediyorum." "Umarım öyle olur."
Translate from турецька to англійська
Tom orada öylece durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.
Translate from турецька to англійська
Eski erkek arkadaşımın eski sevgilisi durup dururken beni aradı.
Translate from турецька to англійська
Tom durup dururken öldü.
Translate from турецька to англійська
Biz kapıda durup bekledik.
Translate from турецька to англійська
Durup gülleri koklaman gerekir.
Translate from турецька to англійська
Sonraki istasyonda durup benzin alalım.
Translate from турецька to англійська
Bizim burada durup yakıt almamız gerekir.
Translate from турецька to англійська
Burada durup mücadele et!
Translate from турецька to англійська
Bir dakikalığına arabamın arkasında durup bana fren lambalarımın çalışıp çalışmadığını söyler misin?
Translate from турецька to англійська
Durup biraz düşünmeliyim.
Translate from турецька to англійська
Hey, şimdi durup dururken nereden çıktı bu?
Translate from турецька to англійська
Konserden önce durup yiyecek bir şey alalım.
Translate from турецька to англійська
Durup dinlenelim.
Translate from турецька to англійська
Başkan durup dururken istifa etti.
Translate from турецька to англійська
Tom durup bana baktı.
Translate from турецька to англійська
Sabah sabah durup dururken bir sıkıntı içimi kapladı.
Translate from турецька to англійська
Allah allah, neye dellendi bu şimdi durup dururken?
Translate from турецька to англійська
Bir yerde durup yemek yiyelim.
Translate from турецька to англійська
Hayat kendi yolunda akan bir nehir gibidir. Sen ya bu nehre kapılıp gidersin ya da kenarda durup sadece seyredersin.
Translate from турецька to англійська
Tom durup etrafa baktı.
Translate from турецька to англійська
Onu ilk kez 2016 yılında bir gece yarısı caddede yürürken merdivenlerin başında elinde şişeyle kedilere su koyarken görmüştüm. Tanımam zor olmadı. Aramızdaki mesafe fiziki olarak birkaç metre olsa da soyut anlamda sanki başka bir gezegendeymişcesine uzaktı. Durup bir süre onu izledim. Varlığımı fark edip vücudunu bana doğru çevirirken de bir şey belli etmeden yoluma devam ettim.
Translate from турецька to англійська
Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz.
Translate from турецька to англійська
Durup dururken yolda karşıma bir engel çıktı.
Translate from турецька to англійська
Durup Tom'a baktım.
Translate from турецька to англійська