Дізнайтеся, як використовувати eli у реченні турецька. Понад 93 ретельно відібраних прикладів.
O, yoksullara yardım eli uzattı.
Translate from турецька to англійська
Sizi besleyen eli ısırmayın.
Translate from турецька to англійська
Tom'un para için eli darda.
Translate from турецька to англійська
Tom bana eli-boş eve gelmek istemediğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
Paul eli saçının arasında koştu.
Translate from турецька to англійська
Tom topu sağ eli ile yakaladı.
Translate from турецька to англійська
Bir saatin, iki eli vardır.
Translate from турецька to англійська
Onun para için eli darda.
Translate from турецька to англійська
O, ayağa kalkmam için eli ile işaret etti.
Translate from турецька to англійська
O, sol eli ile kapı kolunu çevirdi.
Translate from турецька to англійська
Onun eli testereye yatkındır.
Translate from турецька to англійська
Hırsızın eli ve ayağı bağlandı.
Translate from турецька to англійська
Sol eli ile topu yakaladı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un eli bir müren balığı tarafından ısırıldı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un eli bir murana tarafından ısırıldı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sağ eli kontrol edilemez bir biçimde titremeye başladı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sıcak bir eli var.
Translate from турецька to англійська
Tom eli bol ve naziktir.
Translate from турецька to англійська
Ona yardım eli uzatacağım.
Translate from турецька to англійська
Tom son derece eli açık.
Translate from турецька to англійська
Saatin iki eli vardır, saat eli ve dakika eli.
Translate from турецька to англійська
Sonbaharın eli kulağında.
Translate from турецька to англійська
Eli bıçaklı adamlara sataşma.
Translate from турецька to англійська
Eli açık mısın?
Translate from турецька to англійська
Radyoya göre, bir fırtınanın eli kulağında.
Translate from турецька to англійська
Bize yardım eli uzat.
Translate from турецька to англійська
İlk eli Tom kazandı.
Translate from турецька to англійська
İlk eli Tom aldı.
Translate from турецька to англійська
Bana yardım eli uzatır mısın?
Translate from турецька to англійська
Onun eli kanlı.
Translate from турецька to англійська
John'un eli temiz.
Translate from турецька to англійська
Tom sağ eli ile bir şey kapatıyor.
Translate from турецька to англійська
Tom eli boş gitmek istemedi.
Translate from турецька to англійська
Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Tom onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
Tom çok eli açıktı.
Translate from турецька to англійська
Xueyou'nun eli bir Pekin haritası tutuyor.
Translate from турецька to англійська
Bu eve kadın eli değmesi lazım.
Translate from турецька to англійська
Tom her şey yanlış gidiyor gibi göründüğünde bir yardım eli uzatır.
Translate from турецька to англійська
Tom düşünce eli kesildi.
Translate from турецька to англійська
Paskalyanın eli kulağında.
Translate from турецька to англійська
Cadılar bayramının eli kulağında.
Translate from турецька to англійська
Tom eli boş döndü.
Translate from турецька to англійська
O onlara bir yardım eli uzatacağını söyledi.
Translate from турецька to англійська
O, eli cebinde kapının yanında duruyordu
Translate from турецька to англійська
O, tanıdığım en eli bol insanlardan biridir.
Translate from турецька to англійська
Ben eve eli boş geldim.
Translate from турецька to англійська
Tom onun cep telefonu için eli ceketinin içine uzandı.
Translate from турецька to англійська
Dünyada komşularımızın yardıma ihtiyacı varsa yardım eli uzatalım.
Translate from турецька to англійська
O eli ağzının üzerinde okul kızlarının yapma tarzına güldü.
Translate from турецька to англійська
Ara sınavlar tam eli kulağında.
Translate from турецька to англійська
Savaş eli kulağında görünüyor.
Translate from турецька to англійська
O bir eli çabuk aşçı.
Translate from турецька to англійська
Onun eli kolu bağlıydı.
Translate from турецька to англійська
Tom eve eli boş döndü.
Tom Boston'a eli boş döndü.
Leyla kavanozu açamaz. Onun sadece bir eli var.
Sami yardım eli uzatmayı önerdi.
Kocası hayatta olduğu sürece eli sıcak sudan soğuk suya değmedi.
Eli mahkûm.
Tom'un eli sıkı biri olduğunu biliyorum.
Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.
Tom'un eli açık olduğunu biliyorum.
Yıldızspor deplasmandan eli boş döndü.
Bükemediğin eli öpeceksin.
İçi beni yakar, dışı eli yakar.
O eli indir.
O eli bir indir.
Korkudan eli ayağına dolandı.
Ali eli boş, götü yaş ortada kaldı.
Ali'nin eli ayağına dolandı.
Ali'nin eli işte, gözü oynaşta.
Ali'nin eli ağırdır.
Ali'nin eli hafiftir.
Ali eli yüzü temiz bir çocuk.
Ali eli öpülesi bir insan.
Tom eli sıkı biridir.
Eli silahlı adamlar gördüm.
Suriye'de kimin eli kimin cebinde, belli değil.
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Zil çalınca Ali'nin eli ayağına dolandı.
Hükümet, eli kolu bağlı olduğunu ileri sürüyor.
Ali'nin eli havada kaldı.
Tom eli çabuk bir aşçıdır.
İnsan bazen bir şeyi onu gerçekten sevmediğinden değil, ulaşamadığı ya da eli gitmediği için ona olan iştahını bastırabilmek amacıyla da kötüler. Gerçi bu çoğu zaman pek işe yaramaz.
Bir daha ona el kaldırırsan o eli kırarım.
Eli güzeldi. Hem as hem de papazı vardı.
Tom'un eli kulağındadır.
Bugün eli ayağı rahat duruyor.
Eli bitti bile.
Fotoğraf çekilirken bir eli cebe koymak nedense insana bir hava katıyor.
Eli boş döndü.
Lukas mağazadan eli boş çıktı.
"Eli from Russia" benim en sevdiğim Youtube kanalından biri.