Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "fırsatı"

Дізнайтеся, як використовувати fırsatı у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.
Translate from турецька to англійська

Güzel bir fırsatı tepmeyin.
Translate from турецька to англійська

O, fırsatı iyi kullandı.
Translate from турецька to англійська

O, fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi.
Translate from турецька to англійська

Onu görme fırsatı kaçırmamalısınız.
Translate from турецька to англійська

Bu fırsatı kaçırmayın.
Translate from турецька to англійська

Tom'un Boston'da Mary ile buluşma fırsatı vardı.
Translate from турецька to англійська

Tom Boston'da iken konserlere gitmek için kesinlikle çok fırsatı oldu.
Translate from турецька to англійська

Mary'nin çalma fırsatı olmadan Tom kapıyı açtı.
Translate from турецька to англійська

O, yurtdışında eğitim alma fırsatı için istekli.
Translate from турецька to англійська

Tom meşguldü ve öğle yemeği yeme fırsatı yoktu.
Translate from турецька to англійська

Tom'un özür dilemek için çok fırsatı vardı, ama bunu yapmadı.
Translate from турецька to англійська

Tom'un tüm yardımları için Mary'ye teşekkür etme fırsatı olmadı.
Translate from турецька to англійська

Kate'e bir filmde önemli bir rol oynama fırsatı verildi.
Translate from турецька to англійська

Tom deneme fırsatı bile bulamadı.
Translate from турецька to англійська

Tom sanat müzesini ziyaret etme fırsatı bile bulamadı.
Translate from турецька to англійська

Onun bizi ziyaret etme fırsatı yoktu.
Translate from турецька to англійська

O, fırsatı kaçırdı.
Translate from турецька to англійська

Onlar fırsatı kaçırdılar.
Translate from турецька to англійська

Bu fırsatı değerlendireceğiz.
Translate from турецька to англійська

Fırsatı en iyi şekilde değerlendirdik.
Translate from турецька to англійська

Tom'un kendini ifade etme fırsatı yoktu.
Translate from турецька to англійська

Bu fırsatı değerlendirmelisin.
Translate from турецька to англійська

Tom'un Mary'ye fikrini söyleyecek fırsatı olmadı.
Translate from турецька to англійська

Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.
Translate from турецька to англійська

Seninle çalışma fırsatı için memnun oldum.
Translate from турецька to англійська

Onun böyle bir fırsatı kaçırması üzücü bir durum.
Translate from турецька to англійська

Tom'un ne düşündüğünü Mary'ye söyleme fırsatı yoktu.
Translate from турецька to англійська

İstediğimiz gibi bir yapma fırsatı, özellikle mümkün olduğu kadar çok az zor işi yapmak neredeyse herkesin gizli bir arzusudur.
Translate from турецька to англійська

Çok fazla fırsatı kaçırdım.
Translate from турецька to англійська

Tom fırsatı yakalamayacak.
Translate from турецька to англійська

Bu fırsatı kaçırmamalıydınız.
Translate from турецька to англійська

Tom her zaman Boston'a gitmek istedi fakat hiç fırsatı olmadı.
Translate from турецька to англійська

Bu fırsatı hak ediyoruz, Tom.
Translate from турецька to англійська

Tom bir kazanma fırsatı olduğunu düşünmüyor gibi görünüyor.
Translate from турецька to англійська

Tom'un henüz onu yapacak fırsatı yoktu.
Translate from турецька to англійська

Sen durumu düzeltmek için eline geçen birçok fırsatı kullanmadın. Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Translate from турецька to англійська

Başka bir fırsatı bulacaksın.
Translate from турецька to англійська

Altın bir fırsatı kaçırdım.
Translate from турецька to англійська

Tekrar sizlerle karşılaşma fırsatı bulduğum için son derece mutluyum.
Translate from турецька to англійська

O gitmeden önce Tom'la konuşma fırsatı yakaladığına memnun oldum.
Translate from турецька to англійська

O fırsatı alacağız.
Translate from турецька to англійська

Tom'un partide Mary ile konuşma fırsatı hiç olmadı.
Translate from турецька to англійська

En azından bana bir cevaplama fırsatı ver.
Translate from турецька to англійська

Tom hâlâ bir fırsatı varken Mary'nin onunla evlenmesini istemeliydi.

Tom seni dinlemeliydi ve fırsatı olduğunda o tabloyu almalıydı.

Tom'un sonunda bir fırsatı olabilir.

Tom bana yaptığım şeyi neden yaptığımı açıklama fırsatı bile vermedi.

Bu fırsatı bize duyduğunuz güvene teşekkür etmek için değerlendirmekten memnun olurum.

Fırsatı sabırsızlıkla bekliyorum.

İngilizceyi pratik yapmak için her fırsatı kullandı.

Tom'un bir şey yapma fırsatı yoktu.

Tom, bu fırsatı kaçıramazsın.

Özür dilerim ama bu fırsatı bir daha yakalayamam.

Bu fırsatı takdir ediyorum.

İnşallah Boston'a gitme fırsatı yakalarım.

Tom'un asla onu yapma fırsatı olmadı, değil mi?

Tom'un asla fırsatı olmadı, değil mi?

Tom'un veda etmeye fırsatı bile olmadı.

Biz o fırsatı kullanmak zorundayız.

Tom, Mary'ye açıklama yapma fırsatı bile vermedi.

Bu büyük bir iş fırsatı.

Bu çok ilginç bir yatırım fırsatı.

Fırsatı kaçırma.

Bütün istediğim Tom için bir şey yapma fırsatı.

Sana onu yapma fırsatı vermek istiyorum.

Tom bana düşünme fırsatı vermedi.

Savaş neoconlar için çok kârlıdır. Ukrayna'da ve Rusya'ya karşı bir savaş, sadece onlar için büyük bir iş fırsatı olabilir.

Tom benim bu büyük fırsatı kaçırıyor olduğumu düşünüyor.

Tom'un bir bomba yerleştirmek için çok fırsatı vardı.

Tom ne zaman bir fırsatı olsa oraya gider.

Bu fırsatı boşa harcamayalım.

Fırsatı kaçırmayın.

Bu inanılmaz fırsatı kaçırma.

Tom hâlâ bir fırsatı varken buradan çıkmak zorunda.

Tom'un çoğu kez Fransızca konuşma fırsatı yok.

Tom fırsatı olduğunda gitmeliydi.

Bu fırsatı kaçıramam.

Tom'un sana verdiği fırsatı kaçırma.

Tom fırsatı değerlendirdi.

Bu inanılmaz fırsatı kaçırmayın.

Sen gecikerek iyi bir fırsatı kaybettin.

Güzel bir fırsatı kaçırma.

Onun zengin olması gerekir: Göç etmeden önce her fırsatı vardı.

Bu fırsatı iyi kullanın.

Ben sadece yardım etme fırsatı için minnettarım.

Esperantomu geliştirmek için her fırsatı kullandım.

O her fırsatı kullandı.

Tom ve Mary birlikte vakit geçirmek için kendi yoğun programları içinde zaman bulmak için her fırsatı değerlendirirler.

Her fırsatı değerlendir.

Tom partiyi iyi bir ağ kurma fırsatı olarak gördü.

Sanırım bu fırsatı kaçıramam.

O her fırsatı kendi çıkarına kullandı.

Bu fırsatı kaçırmamalıyım.

Bu, hayatının fırsatı.

Eğer fırsatı yakalamazsan onu kaybedersin.

O sizi küçümsemek için her fırsatı kullanır.

Tom Mary ile konuşma fırsatı bulmayı umuyordu.

Yeni yıl kartları bize arkadaşlarınızdan ve akrabalarından haber alma fırsatı sunuyor.

Birinin onu konuşma fırsatı olmadığında bir dilde akıcı olması zordur.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська