Дізнайтеся, як використовувати fıstık у реченні турецька. Понад 51 ретельно відібраних прикладів.
Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.
Translate from турецька to англійська
Tom kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.
Translate from турецька to англійська
Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi.
Translate from турецька to англійська
Tom'da fıstık alerjisi var.
Translate from турецька to англійська
Köpeğini fıstık ezmesi ile beslemeyi hiç düşündün mü?
Translate from турецька to англійська
Pamuk yerine fıstık ektik.
Translate from турецька to англійська
Tom fıstık ezmesi kavanozunun kapağını yerine koydu.
Translate from турецька to англійська
Tom bir fıstık ezmesi ve jöle sandviç yaptı.
Translate from турецька to англійська
Bazı çocuklar fıstık ezmeli sandviç getirdiler, bazıları jambonlu ve diğerleri peynirli.
Translate from турецька to англійська
Bir fıstık ezmeli sandviçte kaç kalori var?
Translate from турецька to англійська
Tom öğle yemeği için bir fıstık ezmesi ve jöleli sandviç yedi.
Translate from турецька to англійська
Tom fıstık yememeli.
Translate from турецька to англійська
Fıstık ezmesi sandviçleri yemekten oldukça usanıyorum.
Translate from турецька to англійська
Fıstık ezmesi istiyor.
Translate from турецька to англійська
Bu fıstık ezmesi lezzetli.
Translate from турецька to англійська
Hepiniz biraz fıstık ister misiniz?
Translate from турецька to англійська
Tom bir fıstık ezmeli sandviç istiyor.
Translate from турецька to англійська
Ben sık sık krakerler üzerinde fıstık ezmesi yerim.
Translate from турецька to англійська
O fıstık ezmesi mi?
Translate from турецька to англійська
Fıstık ezmesini sever misin?
Translate from турецька to англійська
Tom'un hiç fıstık yemediğinden emin ol.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye bir fıstık ezmeli jöle sandviç yaptı.
Translate from турецька to англійська
Fıstık ezmesini seversin, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Tom'un gerçekten istediği bir fıstık ezmeli sandviçti.
Translate from турецька to англійська
Fıstık ezmesinden nefret ederim.
Translate from турецька to англійська
Süpermarketten elma, portakal, ekmek ve fıstık ezmesine ihtiyacımız var.
Translate from турецька to англійська
Fıstık ezmesi ve jöle, lütfen.
Translate from турецька to англійська
Ceviz, badem, fındık, fıstık ve çam fıstığı, kuru meyvelerdir.
Translate from турецька to англійська
Çoğu çocuk fıstık ezmeli sandviç yemekten hoşlanır.
Translate from турецька to англійська
Fıstık, baklagil veya fasulye ailesinin parçasıdır.
Translate from турецька to англійська
Selam fıstık!
Translate from турецька to англійська
Bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yedim.
Translate from турецька to англійська
Gri sincaplar fıstık gömer, ancak kırmızı sincaplar gömmez.
Translate from турецька to англійська
Çiftçiler fıstık yetişen iyi bir yaşam yapmazlarsa, diğer ürünleri yetiştirmeye çalışacaklardır.
Translate from турецька to англійська
Bu dünyada birçok saçma şeyler var ama fıstık ezmesi onlardan biri değil.
Translate from турецька to англійська
Tom öğle yemeği için kendine bir fıstık ezmeli sandviç hazırladı.
Translate from турецька to англійська
Tom bana fıstık yiyemediğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor.
Translate from турецька to англійська
Tom bize fıstık yiyemediğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'nin fıstık yiyemediğini biliyor.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin fıstık yiyemediğini biliyor muydu?
Translate from турецька to англійська
Tom fıstık ezmeli bir sandviç yedi.
Translate from турецька to англійська
Biraz fıstık yedim.
Translate from турецька to англійська
Roma'da birçok fıstık çamı var.
Translate from турецька to англійська
Fındık fıstık yemeyi severim.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Mary bize fıstık yiyemediklerini söylediler.
Öğle yemeğinde fıstık ezmeli sandviç yedim.
Tom'a fıstık dokunuyor.
Öğle yemeği için kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.
Fındık fıstık parası.
En son yediğiniz yemekte meyve, fındık-fıstık gibi kuru yemişler, yumurta ya da deniz mahsülü var mıydı?