Дізнайтеся, як використовувати falan у реченні турецька. Понад 41 ретельно відібраних прикладів.
Elma, portakal falan getirdi.
Translate from турецька to англійська
Misafirlere elma, portakal falan ikram edin.
Translate from турецька to англійська
Pazardan elma, portakal falan alacağım.
Translate from турецька to англійська
Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.
Translate from турецька to англійська
Bir bilgisayar çalışıyorsa güncelleme falan yapmam. Bozulur mozulur neme lazım!
Translate from турецька to англійська
Torunlarınla falan oyna olmaz mı?
Translate from турецька to англійська
Ortada komplo falan yok.
Translate from турецька to англійська
Tom'un senden nefret falan ettiği yok, Mary.
Translate from турецька to англійська
Burada sen yalnız mısın, kardeşlerin falan yok mu?
Translate from турецька to англійська
Neden parka falan gitmiyoruz?
Translate from турецька to англійська
Aptal ya da falan olduğumu düşünüyor musun?
Translate from турецька to англійська
Hiç kum fırtınası falan gözükmüyor.
Translate from турецька to англійська
Hayır, başka zaman falan yok.
Translate from турецька to англійська
Biriyle görüştüğümü falan mı sanıyorsun?
Translate from турецька to англійська
Kaza falan mı yapmış?
Translate from турецька to англійська
Işığa karşı hassasiyetiniz falan mı var?
Translate from турецька to англійська
Ermiş falan değil o. Öyleymiş gibi duruyor sadece.
Translate from турецька to англійська
Ne insanlar gördüm üzerinde kıyafet yoktu pabucu yırtıktı falan ama kadını erkeği mertti.
Translate from турецька to англійська
Sarhoş falan mısın?
Translate from турецька to англійська
Dalga geçtiğim falan yok.
Translate from турецька to англійська
Uzay mühendisi falan olsaydım bu matematiksel ifade benim için çocuk oyuncağı olurdu.
Translate from турецька to англійська
Bu bir randevu falan değil.
Translate from турецька to англійська
Sen bir polis falan mısın?
Translate from турецька to англійська
Aması falan yok!
Translate from турецька to англійська
Bir pizza falan sipariş edebiliriz.
Translate from турецька to англійська
Kendi yolundan falan çıkmanı istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Bugün erken dönüp yemek falan mı yapsak.
Translate from турецька to англійська
Sana akşam yemeği falan alabilir miyim, Tom?
Translate from турецька to англійська
Bir film falan izlemek ister misin?
Translate from турецька to англійська
Oha falan oldum.
Translate from турецька to англійська
Benden casus falan olmaz.
Translate from турецька to англійська
Aslında sadece beş dakika falan kalacağız.
Translate from турецька to англійська
Öyle bir çekip gitti ki Kavimler Göçü falan hikâye.
Translate from турецька to англійська
"Virginia, bir kadın kocasından sır saklamamalı." "Öyle mi? Ama benden sır saklıyorsun, değil mi? Yoksa senle Mary'den haberim yok mu sanıyordun?" "Ama Virginia!" "Aması falan yok! Derhal evimi terk et ve Mary'yi maçoluğunla tavlamaya devam et, seni adi herif!"
Translate from турецька to англійська
Üçüncü bir seçenek falan yok.
Translate from турецька to англійська
Öyle deme, babam falan değil o benim!
Translate from турецька to англійська
Ona borcum falan yok benim.
Translate from турецька to англійська
İlle de bahis oynayacağım diyorsan, git adam akıllı yasal sitelerde İddaa falan oyna.
Translate from турецька to англійська
Vurmaya falan kalkmazsın, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Vurmaya falan kalkmaz, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Mars'tan falan mı geldin?
Translate from турецька to англійська