Дізнайтеся, як використовувати hırsız у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Onun bir hırsız olduğu ispatlandı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız arabaya zorla girmek için bir tornavida kullandı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız suçüstü yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız bana vurdu ve gözümü morarttı ve daha sonra kaçtı.
Translate from турецька to англійська
Eve girmeden önce, hırsız telefon hatlarını kesmiş.
Translate from турецька to англійська
Hırsız gözlerini o eve dikti.
Translate from турецька to англійська
Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська
Odama bir hırsız girse, ona bir şey fırlatırım.
Translate from турецька to англійська
İki polis bir hırsız tutukladı. Onlar onu Bayan Miller'in evine gizlice girerken yakaladı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız arabaya girmek için bir tornavida kullandı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'yi hırsız olmakla suçladı.
Translate from турецька to англійська
Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.
Translate from турецька to англійська
Tom bir hırsız çıktı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un hırsız olduğuna dair su götürmez kanıt var.
Translate from турецька to англійська
Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.
Translate from турецька to англійська
Tom bir hırsız.
Translate from турецька to англійська
Hırsız kaçtı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız hızlı koştu.
Translate from турецька to англійська
Hırsız, suçunu itiraf etti.
Translate from турецька to англійська
Eve bir hırsız girdi.
Translate from турецька to англійська
O, hırsız olduğunu inkar etti.
Translate from турецька to англійська
Hırsız para ile uzaklaştı.
Translate from турецька to англійська
Evine bir hırsız girdi.
Translate from турецька to англійська
Hırsız eve daldı.
Translate from турецька to англійська
Sanık hırsız şimdi mahkeme huzurunda.
Translate from турецька to англійська
Polisi görünce hırsız kaçtı.
Translate from турецька to англійська
Biz yokken eve hırsız girmiş.
Translate from турецька to англійська
Dün, eve bir hırsız girdi.
Translate from турецька to англійська
O uyurken içeri bir hırsız girdi.
Translate from турецька to англійська
Hırsız fark edilmeden içeri girdi.
Translate from турецька to англійська
Dün dükkâna bir hırsız girdi.
Translate from турецька to англійська
Hırsız polise teslim edildi.
Translate from турецька to англійська
Hırsız pencereyi kırdı.
Translate from турецька to англійська
Dün gece bir hırsız dükkâna zorla girdi.
Translate from турецька to англійська
Hırsız istemeyerek suçunu itiraf etti.
Translate from турецька to англійська
Hırsız hiçbir iz bırakmadan kaçtı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız yaşlı bir kadın olarak kendini gizledi.
Translate from турецька to англійська
Hırsız parayı vermesi için onu zorladı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız, kadının çantasını çaldı.
Translate from турецька to англійська
Hırsız yakalanmaktan nasıl kaçınabildi?
Translate from турецька to англійська
Dur! Hırsız!
Translate from турецька to англійська
Ben bir hırsız değilim.
Translate from турецька to англійська
Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.
Translate from турецька to англійська
Hırsız hızla koştu.
Translate from турецька to англійська
Hırsız pencereden girdi.
Translate from турецька to англійська
Tom bir hırsız olabilir.
Translate from турецька to англійська
Ben hırsız mıyım?
Translate from турецька to англійська
Sence ben hırsız mıyım?
Translate from турецька to англійська
Hırsız, kırık bir pencereden girdi.
Translate from турецька to англійська
Tom bir hırsız değil.
Translate from турецька to англійська
Hırsız kırık bir pencereden içeriye girdi.
Bill bir hırsız tarafından öldürüldü.
Tom hırsız olduğunu inkar etti.
Tom'un hırsız olmadığını nasıl bildin?
Hırsız kayıplara karıştı.
Uyandığımda odamda bir hırsız vardı.
Hırsız dediğini hatırlıyor musun?
Hırsız, polis arabasını görür görmez kaçtı.
Uyandığımda odamda bir hırsız gördüm.
Hırsız suçunu itiraf etti.
Hırsız eve bu kapıdan girdi.
Yavuz hırsız, ev sahibini bastırırmış.
Benim bir hırsız olduğumu mu düşünüyorsun?
Hırsız kimdi?
Bu, hırsız alarmı mı?
Hırsız gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkın.
Onların hepsi hırsız.
Bir hırsız olduğumu düşünüyor musun?
Bugün yalancı, yarın hırsız.
Namlı kadın hırsız hiç yakalanmadı.
Hırsız ortaya çıkacak.
Hırsız, dürüst insanlara inanmaz.
Bir hırsız herkesin çaldığına inanır.
Hırsız camı kırdı.
Komşunun evine hırsız girdiğini duydun mu?
Hırsız başka ne aldı?
Tom'u bir hırsız olmakla mı suçluyorsun?
Hırsız karanlık antrede saklandı.
Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.
Hırsız, polisi gördüğünde, cüzdanı bıraktı ve kaçtı.
Alarm çaldığında hırsız kaçtı.
O dışarıdayken hırsız onun mücevherleriyle kaçtı.
Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.
Hırsız arabamı çaldı.
Arabam bir hırsız tarafından çalındı.
Ben bir gezi için uzaktayken bir hırsız evime girdi.
Odamda bir hırsız bulmak için uyandım.
Hırsız pencereden eve erişim sağladı.
Tom'un bir hırsız olduğunu mu söylüyorsun?
Bir hırsız zorla içeri girdi ve bütün takılarımla kaçtı.
"Bana bir hırsız mı diyorsun?" "Evet kesinlikle."
Hırsız kaçtı ve polis peşinden koştu.
Param bir hırsız tarafından çalındı.
Tom ve Mary hırsız polis oyunu oynuyorlar.
Ben hırsız değilim, sen tanıksın!
Hırsız, suçunu kabul etti.
Hırsız dün gece mücevherleri çaldı.
Dur hırsız!
Hırsız, silahını polise doğrulttu.