Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "içeri"

Дізнайтеся, як використовувати içeri у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.
Translate from турецька to англійська

Birisi içeri girmeye çalışır diye kapıyı kilitledim.
Translate from турецька to англійська

Biri beni içeri itti.
Translate from турецька to англійська

Kim gelirse gelsin, içeri girdirmeyeceğim.
Translate from турецька to англійська

Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldı
Translate from турецька to англійська

Rahip kilisede dua ederken insanlar ağır ağır içeri giriyorlardı.
Translate from турецька to англійська

Ya içeri gel ya da dışarı git.
Translate from турецька to англійська

Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from турецька to англійська

Bu dumanlı havanın odadan çıkmasına ve biraz temiz havanın içeri girmesine izin ver.
Translate from турецька to англійська

Lütfen içeri girmeme izin verin.
Translate from турецька to англійська

Okul müdürü, öğretmenden sonra içeri geldi.
Translate from турецька to англійська

Tom kapıda, lütfen onu içeri davet et.
Translate from турецька to англійська

Otomatik kapı açıldı ve Tom içeri girdi.
Translate from турецька to англійська

O içeri girdiğinde, o iki saattir ders anlatıyordu.
Translate from турецька to англійська

Şu anda kapıdaki içeri gelen kız her zaman geç kalıyor.
Translate from турецька to англійська

Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.
Translate from турецька to англійська

Onlar Tom'u bir sedyenin üstünde içeri getirdiler.
Translate from турецька to англійська

Onun yumuşak konuşmasıyla kolaylıkla içeri alındım.
Translate from турецька to англійська

Köpek bana kapıda havlamayı sürdürdü ve içeri girmemi engelledi.
Translate from турецька to англійська

Mary içeri geldi.
Translate from турецька to англійська

Ben içeri girdiğimde, Kuniko çoktan yemişti.
Translate from турецька to англійська

Carol içeri yürüdüğünde hizmetçi zaten odayı temizlemişti.
Translate from турецька to англійська

Tom'un yağmurdan dolayı içeri gelmeye niyeti yoktu.
Translate from турецька to англійська

Ben içeri gireceğim.
Translate from турецька to англійська

Onu içeri getirin.
Translate from турецька to англійська

Lütfen içeri girin.
Translate from турецька to англійська

Lütfen içeri gel.
Translate from турецька to англійська

O içeri girdi.
Translate from турецька to англійська

Lütfen beni içeri alın.
Translate from турецька to англійська

Onlar içeri gelsinler.
Translate from турецька to англійська

Ben içeri giremedim.
Translate from турецька to англійська

Onu içeri davet etti
Translate from турецька to англійська

O, akşam 9.00'da içeri girdi.
Translate from турецька to англійська

O içeri geldiğinde, o iki saat boyunca kitap okuyordu.
Translate from турецька to англійська

O içeri geldiğinde, ben yaklaşık bir saattir bir kitap okuyordum.
Translate from турецька to англійська

O içeri geldiğinde, bir saattir kitap okuyordum.
Translate from турецька to англійська

O içeri geldiğinde iki saattir İngilizce çalışıyordum.
Translate from турецька to англійська

Kedi yavrusu içeri girmek istedi.
Translate from турецька to англійська

Çamaşırı içeri getir.
Translate from турецька to англійська

Köpeğin içeri girmesine izin vermeyin.
Translate from турецька to англійська

Gelgit içeri geliyor
Translate from турецька to англійська

O, onun içeri girmesine izin vermezdi.
Translate from турецька to англійська

Tom gömleğini içeri soktu.
Translate from турецька to англійська

Tom Mary'nin içeri girmesine izin vermezdi.
Translate from турецька to англійська

O bana içeri girmem için işaret etti.
Translate from турецька to англійська

Allah aşkına içeri nasıl girdin?
Translate from турецька to англійська

O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.
Translate from турецька to англійська

Onun içeri gelişini fark ettin mi?
Translate from турецька to англійська

O, içeri girmemi açıkça reddetti.
Translate from турецька to англійська

Onlar art arda içeri girdiler.

O tebessüm ederek hepimizi içeri aldı.

Birisi beni içeri itti.

18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.

Tam dışarı çıkıyorken, o içeri geldi.

O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.

O, kapıdan içeri girdiğinde o, onu aramak üzereydi.

O, onu almak için içeri girdi.

Ben kedinin içeri girmesine izin verdim.

Şimdi içeri girebilirsin.

Çocuklar içeri giremez.

Bakarken, onun içeri geldiğini gördüm.

Adam cinayetten ötürü içeri atıldı.

Sorumlu memur içeri girmeme izin verdi.

Kediyi içeri aldım.

Yağmur yağarsa, çamaşırı içeri getir.

Çocuk pencereden içeri girdi.

Gözlerinde yaşlarla içeri girdi.

Bir fincan çay için içeri gelmez misin?

Kapıyı çaldı, sonra içeri girdi.

Polis bir adamın gizlice içeri girdiğini fark etti.

Dışarıda hava soğuk olduğu için içeri gel.

Sen içeri girdiğinde ayrılmak üzereydim.

Öğretmen içeri girdiğinde ayağa kalktı.

O uyurken içeri bir hırsız girdi.

Pencereyi aç da içeri biraz temiz hava girsin.

Hırsız fark edilmeden içeri girdi.

Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.

O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.

Perdeleri aç ve güneş ışığı içeri girsin.

Tom ön kapıdan içeri girdi.

Gazete muhabirlerine içeri girmesine izin verilmedi.

Bir adam içeri geldi ve onun yanındaki tabureye oturdu.

Onu içeri gönderin.

Lütfen içeri gelme.

Tom içeri girmeme izin verdi.

Tom içeri nasıl girdi?

Onun içeri girmesine kim izin verdi?

Acele edin ve içeri girin.

Sanırım hepimiz içeri girmeliyiz.

Sanırım içeri gireceğim.

Tom'un içeri girdiğini gördüm.

Niçin içeri dalmıyoruz?

Tam içeri geldiğimde Tom ayrıldı.

Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.

Tom'un içeri girdiğini duydum.

Tom'un içeri gelmesini istedim.

Tom, Mary'nin içeri girmesine izin vermedi.

Tom doğru içeri gitmedi.

Onlar Tom'u içeri sokmayacaklar.

Tom içeri girmeyecek.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська