Дізнайтеся, як використовувати idare у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Lenny'nin nasıl çiğnemeden veya boğulmadan tam bir sosisli sandvici yutabildiğine bak? Bu nedenle üst idare onu bu kadar fazla sever.
Translate from турецька to англійська
Neye ihtiyacınız olduğunu söylerseniz ve ben onsuz nasıl idare edeceğinizi söylerim.
Translate from турецька to англійська
O günlerce yiyeceksiz idare etmek zorunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
O sık sık günlerce yiyeceksiz idare eder.
Translate from турецька to англійська
Tom geri çekilmeye ve bir süre işleri Mary'nin idare etmesine izin vermeye karar verdi.
Translate from турецька to англійська
O atları iyi idare eder.
Translate from турецька to англійська
Bu makineyi idare etmek kolaydır.
Translate from турецька to англійська
Küçük bir gelirle idare etmeliyim.
Translate from турецька to англійська
Birbirine zıt iki şeyi aynı anda idare edemezsin.
Translate from турецька to англійська
Şekerimiz çok az, onsuz idare etmek zorundayız.
Translate from турецька to англійська
Öylesine büyük bir malikhâneyi nasıl idare edeceğimi bilmiyorum.
Translate from турецька to англійська
Kızımı nasıl idare edeceğim hakkında bir fikrim yok.
Translate from турецька to англійська
Onlar onu iyi idare etti.
Translate from турецька to англійська
Bunu tek başına idare edemezsin.
Translate from турецька to англійська
Ağır ama idare ederim.
Translate from турецька to англійська
Hepsi çok iyi oyuncu olmasa da oyunculukları idare eder durumda.
Translate from турецька to англійська
Onu yetersiz şekilde idare ettim.
Translate from турецька to англійська
Bunu idare edebilirim.
Translate from турецька to англійська
Bırak bir ulusu, o kendi ailesini idare edemez.
Translate from турецька to англійська
Sensiz idare ettim.
Translate from турецька to англійська
Tom'un Mary'yi idare edebileceğini biliyorum.
Translate from турецька to англійська
O, şirketimi idare eder.
Translate from турецька to англійська
Beni nasıl idare edeceğini biliyorsun.
Translate from турецька to англійська
Bu durumu oldukça iyi idare ettin.
Translate from турецька to англійська
Durumu iyi idare ettin.
Translate from турецька to англійська
Bu meseleyi iyi idare ettin.
Translate from турецька to англійська
Tom'u tamamen idare ettin.
Translate from турецька to англійська
Kolay olmayacak ama idare edeceğim.
Translate from турецька to англійська
Onsuz idare edeceğiz.
Translate from турецька to англійська
Tom'u ben idare ederim.
Translate from турецька to англійська
İşi idare edebileceğinden eminim.
Translate from турецька to англійська
Bunu bir süre idare edebilir misin?
Translate from турецька to англійська
Beni idare etmeye mi çalışıyorsun?
Translate from турецька to англійська
Tom durumu çok iyi idare ediyor.
Translate from турецька to англійська
Tom durumu çok iyi idare etmiyor.
Translate from турецька to англійська
Bunu idare edebilecek tek kişi Tom.
Translate from турецька to англійська
Kendimi idare edebilirim.
Translate from турецька to англійська
Tom kötü bir durum karşısında idare etmeye çalıştı.
Translate from турецька to англійська
Bunu idare edemeyeceğimi düşünüyor musun?
Translate from турецька to англійська
Bunu idare edebiliriz.
Translate from турецька to англійська
Onu idare edebilir misin?
Translate from турецька to англійська
Onu idare edebiliriz.
Translate from турецька to англійська
İşleri idare edebiliriz.
Translate from турецька to англійська
Onu idare edebileceğini biliyoruz, Tom.
Translate from турецька to англійська
Beni idare et.
Translate from турецька to англійська
Tom'un durumu idare edebileceğini düşünüyor musun?
Translate from турецька to англійська
Onu idare edeceğini mi söylüyorsun?
Translate from турецька to англійська
Belki onu idare edebilirim.
Translate from турецька to англійська
Altmış öğrencili bir sınıfı mükemmel şekilde idare edebilirim.
O idare eder.
Tek başına idare edebilir misin?
Onu uygun şekilde idare ettim.
Onu idare edebileceğini düşünüyor musun?
Onlar bizi idare edebileceklerini düşünüyor.
Şimdilik idare eder.
Tom bu işi idare edemeyecek.
Tom onu kendi başına idare edebilir.
Durumu idare ediyorum.
Durumu nasıl idare ettin?
Yeni bir bisiklet almayı göze alamıyorum, bu yüzden bu eski bisikletle idare etmek zorunda kalacağım.
Beni idare eder misin Tom?
Seni idare etmekten bıktım.
Kendi başıma idare edeceğim.
Bu idare eder.
Tom'u idare etmek zor.
Bugün kendini iyi idare ettin.
Bu toplantıların tümü İngilizce olarak idare edilmektedir.
Nasıl idare edeceksin?
Ben açım; bu yüzden beni akşam yemeğine kadar idare edecek bir aperitif hazırlayacağım.
Onlar gerçeği idare edemiyorlar.
Çiftlik balıkları vahşi olanlardan daha ucuzdur ve tadı idare eder.
O, arkadaşlarının işlerini idare etti.
O yüzbaşı, birliklerini iyi idare eder.
Tom durumu çok iyi idare etti.
O sadece evi idare etmez fakat aynı zamanda okulda ders verir.
Aleti ustalıkla idare etti.
Nasıl idare ederiz?
Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.
Kaderi idare etmek isteyen asla barış bulamaz.
Bu durumu nasıl idare ederdin?
Tom insanları idare etmekten hoşlanıyor.
Bunu nasıl idare ettiler?
Sanırım onu gerçekten iyi idare ettim.
Okulu yeni bir okul müdür idare etmektedir.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.
Ben idare edilmiş hissettim.
Tom, borsayı idare ederken milyonlar kazandı.
Yalnızlığı iyi idare edemem.
Tom gibi çocukların nasıl idare edileceğini biliyorum.
Tom harika idare etti.
Mevzuyu idare etmek için yaptığım deneme başarısız oldu.
Maçı idare ediyoruz.
Nasıl idare ediyorsun?
Develer yiyecek ve su olmadan uzun süre idare edebilirler.
Fransızcam idare eder.
Rusya'da dünyanın sürüngenler tarafından idare edildiğine inanan bir kesim var.
Bana işini kaybetse bile kıyıda biriktirdikleriyle bir süre idare edebileceğini söyledi.
Belli ki bazı şeyler değişebilir ama süreci ellerinden geldiği kadar idare ettiler.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına idare edebilir.
Her şeyi ödül ve ceza mekanizmasıyla idare etmek mümkün olmuyor.