Дізнайтеся, як використовувати ifadesi у реченні турецька. Понад 36 ретельно відібраних прикладів.
Onun kazayla ilgili ifadesi sizinkiyle uyuşuyor.
Translate from турецька to англійська
Minnettarlığımın bir ifadesi olarak bunu size sunabilir miyim?
Translate from турецька to англійська
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi düzmeceydi.
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi tarafından kafam karıştı.
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi gerçeğe dayalıydı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un yüzünde bir umut ifadesi vardı.
Translate from турецька to англійська
Onun yüz ifadesi bir limondan daha fazla ekşiydi.
Translate from турецька to англійська
Bu ifadesi cümlenin anlamını kuvvetlendiriyor.
Translate from турецька to англійська
Bu onun ifadesi gibi görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Mutlu bir yüz ifadesi takın.
Translate from турецька to англійська
Tom'un yüzünde bir kararlılık ifadesi vardı.
Translate from турецька to англійська
"Dürüst politikacı" ifadesi bir çelişkidir.
Translate from турецька to англійська
Çocuğun ifadesi hayal kırıklığını gösterdi, ama öyle olsa bile o umut ışığı ile yüzümüze baktı.
Translate from турецька to англійська
2011 yılının en rezil ifadesi "kebap cinayetleri'"dir.
Translate from турецька to англійська
Onun yüz ifadesi bir limondan daha ekşiydi.
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi gerçeğe dayanıyordu.
Translate from турецька to англійська
Şükürler olsun bir övgü ifadesi ya da Allaha şükürdür.
Translate from турецька to англійська
Bayan Teresa'nın ifadesi kocasının ölümüyle ilgili çok şey açıkladı.
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi yumuşadı.
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi herhangi bir şüpheye yer bırakmıyor.
Translate from турецька to англійська
"İnsani bombardıman" ifadesi bir oksimorondur.
Translate from турецька to англійська
Leyla'nın ifadesi mahkemeyi şok etti.
Translate from турецька to англійська
Leyla'nın çelişkili ifadesi mahkemeyi şaşırttı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un hiçbir ifadesi yoktu.
Translate from турецька to англійська
Onun kahkahası yaşamanın keyfinin otantik bir ifadesi.
Translate from турецька to англійська
Yüzümde güvensizlik ifadesi vardı.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin ifadesi son derece dokunaklıydı.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin ifadesi güçlüydü.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin ifadesi son derece önemliydi.
Translate from турецька to англійська
Diğer çevirideki 'bahse girmek' ifadesi ise daha çok iki kişinin kendi arasında yaptığı amatörce bir şey.
Translate from турецька to англійська
Ali karakolda ifadesi alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakıldı.
Translate from турецька to англійська
Onun ifadesi büyük bir atılım olabilirdi.
Translate from турецька to англійська
Karakolda ifadesi alınmış.
Translate from турецька to англійська
Şahısların ifadesi alındıktan sonra adliyeye sevk edildiler.
Translate from турецька to англійська
Lukas ciddi bir yüz ifadesi takındı ve Rima'dan durmasını istedi.
Translate from турецька to англійська