Дізнайтеся, як використовувати kalıcı у реченні турецька. Понад 59 ретельно відібраних прикладів.
Herkes kalıcı barış istiyor.
Translate from турецька to англійська
Bayan Brown, o uygun şekilde yemek yemezse, kalıcı kilolu olacağı konusunda Beth'i uyardı.
Translate from турецька to англійська
Sigara içmeyi kalıcı olarak bıraktın mı?
Translate from турецька to англійська
Alplerin manzarası bende kalıcı bir izlenim bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Lütfen bana kalıcı adresinizi verin.
Translate from турецька to англійська
Hepimiz kalıcı dünya barışı istiyoruz.
Translate from турецька to англійська
Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.
Translate from турецька to англійська
Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.
Translate from турецька to англійська
O akılda kalıcı bir şarkı.
Translate from турецька to англійська
Bu kalıcı.
Translate from турецька to англійська
Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.
Translate from турецька to англійська
Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.
Translate from турецька to англійська
Bu kitap onun üzerinde kalıcı bir izlenim bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Bunu çalmadım. Kalıcı olarak ödünç aldım.
Translate from турецька to англійська
Çalışmak için burada olmak yerine onun burada sadece kalıcı bir fikstür olduğunu anlarsın.
Translate from турецька to англійська
Bunun nasıl kalıcı olacağını merak ediyorum.
Translate from турецька to англійська
İlk izlenimler en kalıcı olanlardır.
Translate from турецька to англійська
Kalıcı hasar yok.
Translate from турецька to англійська
Tom çok kalıcı, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Kaza onu kalıcı felç bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.
Translate from турецька to англійська
Onlar kalıcı korkuyla yaşıyorlar.
Translate from турецька to англійська
Hala gençsin ama kalıcı olarak değil.
Translate from турецька to англійська
Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.
Translate from турецька to англійська
O şarkı akılda kalıcı.
Translate from турецька to англійська
Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil.
Translate from турецька to англійська
Koku kalıcı.
Translate from турецька to англійська
Kalıcı nüfus büyük değil.
Translate from турецька to англійська
Bu kalıcı bir çözüm değil.
Translate from турецька to англійська
Bu yeni plan kalıcı bir barış getirebilir.
Translate from турецька to англійська
Geçici bir çözümden daha kalıcı bir şey yoktur.
Translate from турецька to англійська
Geçiciden daha kalıcı hiçbir şey yoktur.
Translate from турецька to англійська
Herhangi bir kalıcı hasar olacak mı?
Translate from турецька to англійська
Hiçbir şey kalıcı değildir.
Translate from турецька to англійська
Düşmanlıklar kalıcı olarak durdu.
Translate from турецька to англійська
Hasar kalıcı mı?
Translate from турецька to англійська
Bu gerçekten çok akılda kalıcı bir şarkı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kalıcı bir adresi yoktur.
Translate from турецька to англійська
Kalıcı bir sözleşmem var.
Translate from турецька to англійська
Sanırım kalıcı bir değişim.
Translate from турецька to англійська
Kalıcı olmak zorunda değil.
Translate from турецька to англійська
Leyla kalıcı sevgiyi bulmak istedi.
Translate from турецька to англійська
Bazı eylemlerin kalıcı sonuçları vardır.
Translate from турецька to англійська
Şirketin akılda kalıcı bir sloganı var.
Translate from турецька to англійська
Hiçbir ağrı kalıcı değildir.
Translate from турецька to англійська
Eğer yanlış davranmaya devam ederseniz kalıcı kayıtlarınıza geçecektir.
Translate from турецька to англійська
Bu senin kalıcı kaydına gidiyor.
Çok akılda kalıcı bir ezgi bu.
Bu reklam filmi oldukça güçlü bir etki yaratıyor, özellikle de müziği oldukça akılda kalıcı.
“Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal'ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.
Bu şarkının akılda kalıcı bir ezgisi var.
Latince kalıcı bir dildir.
Kendinize kalıcı bir iş bulmanız gerek.
Değişiklik kalıcı olacak.
Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.
Janos'a restoranda kalıcı bir pozisyon teklif edildi.
Çölde kalıcı su altın gibidir.
Cirit, okçuluk gibi yarışlarda karşı karşıya gelen takımları destekleyen padişahlar, onlar için de kalıcı eserler yaptırmışlardır.
Yüz sekizinci (108) odada kalıcı giriş kartınızı almalısınız.