Дізнайтеся, як використовувати karım у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Bu benim karım Edita.
Translate from турецька to англійська
Karım da seni görmekten memnun olacak.
Translate from турецька to англійська
Karım kedilerden nefret eder.
Translate from турецька to англійська
Karım bir doktordur.
Translate from турецька to англійська
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.
Translate from турецька to англійська
Karım uyumaya çalışıyor.
Translate from турецька to англійська
Karım soğuk algınlığına kolayca yakalanır.
Translate from турецька to англійська
Karım uzaktayken zor durumdaydım.
Translate from турецька to англійська
Karım yeni bir çocuk arabası satın aldı.
Translate from турецька to англійська
Karım gözyaşlarına boğuldu.
Translate from турецька to англійська
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.
Translate from турецька to англійська
Karım Urumçi'nin yerlisidir.
Translate from турецька to англійська
Karım Çinlidir.
Translate from турецька to англійська
Karım kanserden öldü.
Translate from турецька to англійська
Karım kısa süreli çalışıyor.
Translate from турецька to англійська
Karım şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Benim karım kötü bir sürücüdür.
Translate from турецька to англійська
Karım gerçekten kedilerden nefret ediyor.
Translate from турецька to англійська
Karım iki günlük bir geziye gitti.
Translate from турецька to англійська
Karım bir çocuk edinmek istiyor.
Translate from турецька to англійська
Karım günlük işlerden yoruluyor.
Translate from турецька to англійська
Karım çok çabuk soğuk kapar.
Translate from турецька to англійська
Karım elmalı turtayı çok sever.
Translate from турецька to англійська
Karım için bir çanta arıyorum.
Translate from турецька to англійська
Karım için bir hediye arıyorum.
Translate from турецька to англійська
Karım şimdi akşam yemeğini hazırlıyor.
Translate from турецька to англійська
Karım bir Smith idi.
Translate from турецька to англійська
Karım bir vejetaryendir.
Translate from турецька to англійська
Karım için bir akıllı telefon aldım.
Translate from турецька to англійська
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.
Translate from турецька to англійська
Karım ve çocuklarıma ben bakarım.
Translate from турецька to англійська
Karım asla çocuk sahibi olmak istemedi.
Translate from турецька to англійська
Karım az önce tabloyu temizledi.
Translate from турецька to англійська
Karım annemle iyi geçinir.
Translate from турецька to англійська
Karım hep bir şeylerden şikayet ediyor.
Translate from турецька to англійська
Karım ve ben emekli olmak için hazırlanıyoruz.
Translate from турецька to англійська
Karım ve ben bir tatil planı üzerinde anlaştık.
Translate from турецька to англійська
Karım yeni bir araba almam için beni ikna etti.
Translate from турецька to англійська
Karım bu eski şapkayı atmamı söyledi.
Translate from турецька to англійська
Karım evde kalırdı fakat şimdi çalışıyor.
Translate from турецька to англійська
Karım her zaman bir şey hakkında şikâyet ediyor.
Translate from турецька to англійська
Karım yok.
Translate from турецька to англійська
Karım deli.
Translate from турецька to англійська
O benim karım.
Translate from турецька to англійська
Karım çılgındı.
Translate from турецька to англійська
Bu benim karım.
Translate from турецька to англійська
Karım beni yener.
Translate from турецька to англійська
Karım hamile!
Translate from турецька to англійська
Karım yemekleri iyi pişirir.
Translate from турецька to англійська
Karım yemek pişiriyor.
Translate from турецька to англійська
O benim karım değil.
Translate from турецька to англійська
Karım partiye katılmadı ve ben de.
Translate from турецька to англійська
Karım nasıl?
Translate from турецька to англійська
Karım bir İskoçtur.
Translate from турецька to англійська
Karım evlat edinmek istiyor.
Karım bana sıklıkla telefon eder yurtdışında olduğumda.
Ben yurtdışındayken karım bana sıklıkla telefon eder.
Karım temizlik konusunda takıntılı.
Karım yemek pişirmez.
Karım nerede?
Karım mavi bir elbise giyiyor.
Onu karım olarak seçtim.
Karım beni öldürecek.
Karım üşütmeye eğilimli.
Karım Cezayir'den. O bir Cezayirli.
Karım beni terk etti.
Bir karım ve çocuklarım var.
Karım İsveçli.
Bir karım var.
Dün akşam karım ve ben akşam yemeği için bir arkadaşa gittik.
Karım evin patronudur.
Boston'da bir karım ve üç oğlum var.
Karım beni yeni bir araba almam için ikna etmeye çalıştı.
Karım bahçesini sever.
Bir karım ve ailem var.
Karım aşk romanlarını sever.
Bir karım ve üç çocuğum var.
Karım bir çocuk doğuruyor.
Karım ve çocuklar oradaydı.
Karım Bostonlu.
Karım ve ben sadece sessizce eve gitmek istiyoruz.
Karım öldüğünden beri evde pişmiş yemek yemedim.
Onun doğum gününü unuttuğum için karım bana diş biledi.
Ben Boston'da büyüdüm fakat karım Şikagoludur.
Karım evde kaldı.
Karım benimle gelmedi.
Bazen karım için şarkı sözleri çeviririm.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.
Karım içeride mi?
Karım benden bir şeyler gizliyor.
Karım benden bir şey saklıyor.
Benim karım olur musun?
Karım yeni arabamı kullanmaya korkuyor.
Karım yakındaki bir barda çalışıyor.
Karım bir kez burada bulundu.
Karım çok önceden kestirilemez.
Karım hâlâ ebeveynlerimle tanışmadı.
Sen sadece karım değilsin. Sen benim en iyi arkadaşımsın.
Karım olmanı istiyorum.