Дізнайтеся, як використовувати karşısında у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Dükkan tiyatronun tam karşısında.
Translate from турецька to англійська
Sokağın karşısında bir otel var.
Translate from турецька to англійська
Jishuku'nun karşısında uçtu.
Translate from турецька to англійська
Haber karşısında rengi soldu.
Translate from турецька to англійська
O, efendisinin öfkesi karşısında geri çekildi.
Translate from турецька to англійська
O, tehlike karşısında sakin kalır.
Translate from турецька to англійська
Otobüs durağı caddenin karşısında.
Translate from турецька to англійська
Yen dolar karşısında hâlâ düşük.
Translate from турецька to англійська
Yen dolar karşısında yükseldi.
Translate from турецька to англійська
Yen dolar karşısında yüzde 10 değer kazandı.
Translate from турецька to англійська
Yen'in dolar karşısında değer kaybetmesi bekleniyor.
Translate from турецька to англійська
Tom tehlike karşısında cesaretini gösterdi.
Translate from турецька to англійська
Kimin evi seninkinin karşısında?
Translate from турецька to англійська
Postane tam mağazanın karşısında.
Translate from турецька to англійська
Postane tam bankanın karşısında.
Translate from турецька to англійська
Rod John'un karşısında yaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Evimin karşısında bir kitapçı var.
Translate from турецька to англійська
Onlar nehrin karşısında yaşamaktadırlar.
Translate from турецька to англійська
O, tam yolun karşısında yaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Okulumuz nehrin hemen karşısında.
Translate from турецька to англійська
Kilise caddenin hemen karşısında.
Translate from турецька to англійська
Tehlike karşısında cesurlaştı.
Translate from турецька to англійська
Evim hastanenin tam karşısında.
Translate from турецька to англійська
Onların evi otobüs durağının tam karşısında.
Translate from турецька to англійська
Gördükleri karşısında şoke oldu.
Translate from турецька to англійська
Avrupa para birimleri dolar karşısında zayıfladı.
Translate from турецька to англійська
Tom genelde tüm gün bilgisayarının karşısında oturur.
Translate from турецька to англійська
Televizyonun karşısında uyudum.
Translate from турецька to англійська
Tehlikenin karşısında cesaretini gösterdi.
Translate from турецька to англійська
Neden olaylar karşısında nasıl davrandığımı merak ediyorsun?
Translate from турецька to англійська
Neden olaylar ve insanlar karşısında tutumlarım değişiyor?
Translate from турецька to англійська
Neden yalanlar karşısında bu kadar sessiz kalıyorsun?
Translate from турецька to англійська
O, caddenin karşısında yaşamaktadır.
Translate from турецька to англійська
Böyle bir tehlike karşısında sakin kaldı.
Translate from турецька to англійська
Okul evimizin karşısında.
Translate from турецька to англійська
Gördüğüm şey karşısında tam anlamıyla afallamıştım.
Translate from турецька to англійська
İyi kötü karşısında her zaman kazanır.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Mary verandada bir masada birbirlerinin karşısında oturuyorlardı.
Translate from турецька to англійська
Caddenin karşısında yaşıyorum.
Translate from турецька to англійська
Koridorun karşısında yaşıyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin karşısında bir koltuk aldı.
Translate from турецька to англійська
Postane oradaki mağazanın sadece karşısında.
Translate from турецька to англійська
Ofisim holün tam karşısında.
Translate from турецька to англійська
Caddede evimin karşısında bir kitapçı var.
Translate from турецька to англійська
Onun problemleri karşısında bizimkiler bir hiçtir.
Translate from турецька to англійська
Onun evi otobüs durağının tam karşısında.
Translate from турецька to англійська
Ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek, kalitelidir.
Translate from турецька to англійська
Geçen gece, gerçekten, açık televizyonun karşısında uyuyacak kadar çok yorgundum.
Bu kadar itham karşısında, herhalde benim iki çift laf daha etme hakkım vardır.
Anıt müzenin karşısında duruyor.
Televizyonun karşısında daldı.
İnsanların karşısında şarkı söyleyemem.
Bazen, Dünya güneşin etrafında dönerken o, güneşle ay arasına gelir. Bu olduğu zaman dünya ay karşısında karanlık bir gölge atar. Bu, bir ay tutulması ya da bir ay tutulması olarak bilinir.
Tom'un suçlaması karşısında tamamen şok oldum.
Tom caddenin karşısında park etti.
Tom odanın karşısında Mary'yi gördü ve onunla konuşmaya gitti.
Tom piknik masasında Mary'nin karşısında oturdu.
Tom caddenin karşısında yaşıyor.
Tom nehrin karşısında yaşıyor.
Tom kötü bir durum karşısında idare etmeye çalıştı.
Parkın karşısında güzel bir nehir var.
Caddenin karşısında beyaz bir ev var.
Birçok renk ve boyutlarda kristaller onun masasının karşısında dağıldı.
Topluluk karşısında gerilen bir insanım bu yüzden tartışma yapmak için iyi değilim.
O, sınırın karşısında çalışır.
O, nehrin karşısında yaşıyor.
Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.
Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.
O, caddenin karşısında yaşıyor.
Tom caddenin karşısında park etmiş.
Çiçekçi dükkanı tam caddenin karşısında.
Caddenin çaprazlama karşısında bir mahalle bakkalı var.
Ben onun karşısında oturdum.
Otelin karşısında bir banka var.
Spor salonu ev mağazasının karşısında.
Onun evi postanenin tam karşısında.
Ev kilisenin karşısında, bu yüzden onu kaçırmamalısın.
Tom ve Mary köşedeki bir masada birbirlerinin karşısında oturdu.
Ev kilisenin karşısında olduğundan onu fark etmemen mümkün değil.
Tom, konuşmasını aynanın karşısında pratik yaptı.
O, tehlike karşısında cesaret gösterdi.
Çiçekçi parkın karşısında.
Okulumuzun karşısında otobüs durağı var.
Sonuçlar karşısında hayal kırıklığına uğradık.
Soru karşısında şaşırmış görünüyordu.
O, büyük tehlike karşısında sakindi.
Polisler büyük tehlike karşısında çok cesurdu.
Hakikat karşısında galip gelemezsin.
Tom soru karşısında şaşırmıştı.
O pek çok zorluklar karşısında başarılı oldu.
Tehlike karşısında seni yalnız bırakamazdım.
Odadaki herkes olanlar karşısında afallamıştı.
Onun köyü sınırın hemen karşısında yer almaktadır.
Beklenmedik soru karşısında kafası karışmıştı.
Yaz sıcaklıkları yüksek olduğunda çöl manzaraları karşısında sürüş tehlikeli olabilir.
Onlar gördükleri karşısında şaşırmıştı.
Aday rakibi karşısında vahşi suçlamalar yaptı.
Ben buraya seyrek olarak gelirim. Ben genellikle caddenin karşısında alışveriş yaparım.
Ölümün yüzü karşısında güçsüzdü.
Bir düzine insan, istasyonun karşısında toplandı.