Дізнайтеся, як використовувати keşif у реченні турецька. Понад 53 ретельно відібраних прикладів.
Garip bir keşif yaptılar.
Translate from турецька to англійська
Bir keşif yaptım.
Translate from турецька to англійська
Onlar tuhaf bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Keşif, 1896 yılında sıcak bir Ağustos gününde gerçekleşti.
Translate from турецька to англійська
Bu şaşırtıcı bir keşif.
Translate from турецька to англійська
O önemli bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Çok değerli bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif tamamen rastlantıydı.
Translate from турецька to англійська
Yola çıkarken keşif seferini izledim.
Translate from турецька to англійська
Önemli bir bilimsel keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Yeni keşif bilime faydalı olduğunu kanıtladı.
Translate from турецька to англійська
Keşif beni şaşırttı.
Translate from турецька to англійська
Gerçek bir keşif yolculuğuna çıkmak yeni manzaralar bulmakla olmaz ancak onlara yeni gözlerle bakmakla olur.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif tesadüfen yapıldı.
Translate from турецька to англійська
Birlikte biraz keşif yapalım.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif tarihe geçecek.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif, fakir çiftçilerin aleyhine oldu.
Translate from турецька to англійська
Tom çok değerli bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Onların keşif gezisinde bazı sorunlar bekleniyor.
Translate from турецька to англійська
O, keşif gezisine katıldı.
Translate from турецька to англійська
Tom önemli bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Kaptan bir keşif gemisi göndermeye karar verdi.
Translate from турецька to англійська
Ne büyük bir keşif!
Translate from турецька to англійська
Çok ilginç bir keşif yaptık.
Translate from турецька to англійська
Ben ilginç bir keşif yaptım.
Translate from турецька to англійська
Uçak havadan keşif yapıyor.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif soruşturmanın bütün tonunu değiştirdi.
Translate from турецька to англійська
Bir İngiliz keşif heyeti 1953'te Everest'i fethetti.
Translate from турецька to англійська
Bu çok heyecan verici bir keşif.
Translate from турецька to англійська
Bu çok önemli bir keşif.
Translate from турецька to англійська
Şiir, bir keşif, bir vahiy ve diyalog için bir davettir.
Translate from турецька to англійська
O bilgin büyük bir bilimsel keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Bilimciler şaşırtıcı bir keşif yaptılar.
Translate from турецька to англійська
Biz bir keşif görevi için buradaydık.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif alanı dönüştürmek için potansiyele sahiptir.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif alanı kökünden değiştirmek için potansiyele sahiptir.
Translate from турецька to англійська
Bu keşif araştırma yapmak için bent kapaklarını açtı ve soruşturmanın meşru alanı olarak disiplin kurulmasına neden oldu.
Translate from турецька to англійська
Araştırmacılar şaşırtıcı bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Ekoloji açısından, Antarktika turizm için ya da ticari keşif için değil, sadece araştırma için korunmalıdır.
Translate from турецька to англійська
Biz şok edici bir keşif yaptık.
Translate from турецька to англійська
Tom korkunç bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Tom müthiş bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Leyla şok edici bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Sami korkutucu bir keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
Sami başka bir rahatsız edici keşif yaptı.
Translate from турецька to англійська
İmparatorluğun ve keşif gezisinin buluştuğu bu yerde, ortaya koyduğumuz her gizem için çok daha fazlasının söylenmeden kalması gerekir.
Translate from турецька to англійська
En güzel keşif yolculuklarını, dünyaya bakış açımızı değiştirdiğimizde yaparız.
Sami garip bir keşif yaptı.
Sami endişe verici bir keşif yaptı.
Sami ürkütücü bir keşif yaptı.
Bir gün yeni bir keşif yapacağından emindi.
Claudio şok edici bir keşif yaptı.
Oşinografi, keşif seferleriyle öncülük edilerek gelişmiştir.