Дізнайтеся, як використовувати keyfini у реченні турецька. Понад 51 ретельно відібраних прикладів.
Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.
Translate from турецька to англійська
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.
Translate from турецька to англійська
Kedi güneşin keyfini çıkarıyordu.
Translate from турецька to англійська
O, bisiklete binmenin keyfini çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Tatilin keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Lütfen dansın keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Lütfen bu otelde kalmanın keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Gösterinin keyfini çıkar.
Translate from турецька to англійська
Akşamın keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Oyunun keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Bunun keyfini çıkaracaksın.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Meryem Fransa'daki hac yolu yürüyüşünün keyfini çıkarıyor.
Translate from турецька to англійська
Arkanıza yaslanın ve keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Birisi keyfini mi kaçırdı?
Translate from турецька to англійська
Yaz mevsiminin keyfini çıkar.
Translate from турецька to англійська
Hafta sonunun keyfini çıkar.
Translate from турецька to англійська
Anın keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Uçuşun keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Çiçekler onun keyfini yerine getirdi.
Translate from турецька to англійська
Amacım senin keyfini kaçırmak değildi.
Translate from турецька to англійська
Tom bitkileri sulamayı bitirdikten sonra, o, gün batımının keyfini çıkarmak için veranda da oturdu.
Translate from турецька to англійська
Temiz havanın keyfini çıkarabilmem için pencereyi açıyorum.
Translate from турецька to англійська
Bunun keyfini çıkaralım.
Translate from турецька to англійська
Şehrin keyfini çıkarıyor musun?
Translate from турецька to англійська
Ben ailemle birlikte pazar günün keyfini çıkarıyor olmam gerekir.
Translate from турецька to англійська
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.
Translate from турецька to англійська
Tom güneşin keyfini çıkarıyor.
Translate from турецька to англійська
Hawaii'de biz okyanusta tüm yıl boyunca yüzmenin keyfini çıkarabiliriz.
Translate from турецька to англійська
Ay ışığının keyfini çıkarabilmek için ışıkları kapattı.
Translate from турецька to англійська
Yazın, Avrupalı insanlar uzun tatilin keyfini çıkarıyor.
Translate from турецька to англійська
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.
Translate from турецька to англійська
Tom'un keyfini kaçırabilecek bir şey yapmayalım.
Translate from турецька to англійська
Sadece arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
Kendinize biraz patlamış mısır alın, arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.
Translate from турецька to англійська
O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.
Translate from турецька to англійська
Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.
Translate from турецька to англійська
Tom gerçekten Mary ile şarkı söylemenin keyfini çıkarmıyor.
Translate from турецька to англійська
Dışarıda yemenin keyfini çıkarıyorum.
Translate from турецька to англійська
Umarım izninizin keyfini çıkarırsınız.
Translate from турецька to англійська
Onu böyle rahatsız etmeye devam edersen, o, keyfini kaybedecek.
Translate from турецька to англійська
Yılın son güzel günlerinin keyfini çıkartıyoruz.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye izin gününün keyfini çıkarmasını söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom muhtemelen bunu yapmanın keyfini çıkaracaktır.
Translate from турецька to англійська
Sami yeni evinin rahatlığının keyfini yaşıyordu.
Sami, Mısır'da ayrıcalıklı bir hayatın keyfini sürdü.
İmkânım varken keyfini çıkarıyorum.
Manzaranın keyfini çıkardın mı?
Yaz tatilimin keyfini çıkardım.
Nerede yaşarsa yaşasın, her zaman çevresinin keyfini çıkarır.
Karşı tarafın misafirperverliğinin minnet ile keyfini çıkarmak başka, işi istismar noktasına getirip suyunu çıkarmak başka.