Дізнайтеся, як використовувати kibrit у реченні турецька. Понад 39 ретельно відібраних прикладів.
Yaşam bir kutu kibrit gibidir. Dikkatli davranırsan aptallıktır. Dikkatli davranmazsan tehlikelidir.
Translate from турецька to англійська
Ben kibrit olmadan ateş yakmayı öğrendi.
Translate from турецька to англійська
O, bir kibrit yaktı.
Translate from турецька to англійська
Sülfür kibrit yapmak için kullanılır.
Translate from турецька to англійська
Bir adam bana geldi ve bir kibrit istedi.
Translate from турецька to англійська
Bir kibrit çaktı fakat onu çabucak söndürdü.
Translate from турецька to англійська
Kızımız bir kibrit ile parmağını yaktı.
Translate from турецька to англійська
John bir kibrit yaktı.
Translate from турецька to англійська
Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!
Translate from турецька to англійська
Tom cebine uzandı, birkaç kibrit çıkardı, birini çaktı ve sonra kamp ateşini yaktı.
Translate from турецька to англійська
Tom bir kibrit yaktı ve sonra onunla mumu yaktı.
Translate from турецька to англійська
Bütün bebek dişlerini bu kibrit kutusunda biriktirdin mi? Bu iğrenç!
Translate from турецька to англійська
Bir kibrit çaktı ve mumları yaktı.
Translate from турецька to англійська
O ucube bir kibrit kutusunda hamam böcekleri yetiştirir.
Translate from турецька to англійська
Tom bir kibrit yaktı.
Translate from турецька to англійська
Tom bir kibrit kutusu açtı ve bir tane yaktı.
Translate from турецька to англійська
Bir kibrit istiyorum. Sende var mı?
Translate from турецька to англійська
O, yerde bırakılmış son üç kibrit çöpünü topladı.
Translate from турецька to англійська
Tom kibrit ile mumu yaktı.
Translate from турецька to англійська
Bir kutu kibrit alacağım.
Translate from турецька to англійська
O radyo, bir kibrit kutusundan daha büyük değildir.
Translate from турецька to англійська
Bu radyo bir kibrit kutusundan daha büyük değil.
Translate from турецька to англійська
Ben bir kibrit yaktım.
Translate from турецька to англійська
Üst çekmecede bir kutu kibrit olması lazım.
Translate from турецька to англійська
Hepsinin köküne kibrit suyu!
Translate from турецька to англійська
Tom kibrit çöpünden kuyu yapıyor.
Translate from турецька to англійська
Miniklerin kibrit ile oyun oynamasına izin vermeyin.
Translate from турецька to англійська
Kibrit söndü.
Translate from турецька to англійська
Korona bu yaz da turizmin köküne kibrit suyu dökecek gibi.
Translate from турецька to англійська
Botoks Reis'in kibrit kutusuna sokma tehdidi James Griffiths'in Room 8 adlı kısa filmine yapılan zekice bir gönderme olabilir.
Translate from турецька to англійська
Kibrit çöpüyle televizyonda kanal aramanın nasıl bir şey olduğunu bilir misin?
Translate from турецька to англійська
Kibrit var mı?
Translate from турецька to англійська
Botoks Reis muhalefeti arkasına alıp kodomanları kibrit kutusuna sokacağını söylüyordu, ama gelinen konjonktürde diplomatik pazarlığa meze olup kendisi kibrit kutusuna girmiş gibi görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Macar kimyager yeni bir kibrit türü icat etti.
Translate from турецька to англійська
Tom piposunu yakmak için bir kibrit çaktı.
Translate from турецька to англійська
Tom bir kibrit çaktı ve piposunu yaktı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un masasında bir paket sigara ve bir kibrit kutusu vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom bir kutu kibrit bulamadı ve bu onu çok kızdırdı.
Translate from турецька to англійська
Bir kutu kibrit bulamayan Tom çok sinirlendi.
Translate from турецька to англійська