Дізнайтеся, як використовувати konu у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
O konu tartışılmaya değer.
Translate from турецька to англійська
Gerçeği söylemek gerekirse, bu konu onu hiç ilgilendirmez.
Translate from турецька to англійська
Konu odur.
Translate from турецька to англійська
Bu konu ile ilgili olarak söyleyeceğin bir şey var mı?
Translate from турецька to англійська
Komünizm kampanyada en büyük konu oldu.
Translate from турецька to англійська
Konu mahkemeye taşındı.
Translate from турецька to англійська
Konu ile ilgili ne yapmak zorundasın?
Translate from турецька to англійська
Konu hakkında onunla konuşmalısın.
Translate from турецька to англійська
Evlilik genç insanları ilgilendiren bir konu değildir.
Translate from турецька to англійська
Konu üzerinde konuşalım.
Translate from турецька to англійська
Konuşmada yeni bir konu gündeme geldi.
Translate from турецька to англійська
Bir süredir bu konu hakkında düşünüyorlardı.
Translate from турецька to англійська
O, o konu hakkında konuşmak istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Hiç kimse bu konu hakkında konuşmak istemedi.
Translate from турецька to англійська
Tom konu hakkında bir otorite.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary ile o konu hakkında konuşurken rahatsızlık hissetti.
Translate from турецька to англійська
Tom konu üzerinde uzun süre düşündükten sonra fikrini değiştirdi.
Translate from турецька to англійська
Tom kesinlikle bu konu hakkında benim bildiğimden daha fazla biliyor.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kesinlikle bu konu ile ilgili daha iyi bir anlayışı var.
Translate from турецька to англійська
Bu kitapta o kadar çok konu yok.
Translate from турецька to англійська
Niçin öyle bir konu seçtin?
Translate from турецька to англійська
Konu kabül mü yoksa red mi edeceğimdir.
Translate from турецька to англійська
Konuşmasının içeriği, konu ile ilgili değildir.
Translate from турецька to англійська
Tom konu hakkında Mary'ye danıştı.
Translate from турецька to англійська
Herkes o konu hakkında konuştu.
Translate from турецька to англійська
Ben bu konu hakkında üzgün hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Bu konu hakkında iki kez düşünürdüm.
Translate from турецька to англійська
O benim en sevdiğim konu değil.
Translate from турецька to англійська
En sevdiğin konu nedir?
Translate from турецька to англійська
O konu hakkında düşünüyorum.
Translate from турецька to англійська
O, konu ile ilgili bir rapor yazdı.
Translate from турецька to англійська
Konu onların çok genç olmalarıdır.
Translate from турецька to англійська
Bugün bu konu hakkında konuşacağımızı asla düşünmedim.
Translate from турецька to англійська
O konu ile ilgili onun tarafından ona nasihat edildi.
Translate from турецька to англійська
Onun konu ile ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Translate from турецька to англійська
Bu konu ile ilgili düşüncelerini duymaya can atıyorum.
Translate from турецька to англійська
Bir konu ilave edebilir miyim?
Translate from турецька to англійська
Konu partiyi böldü.
Translate from турецька to англійська
Konuşmamız gereken bir konu daha var.
Translate from турецька to англійська
Bu konu hakkında gerçekten mutsuzum.
Translate from турецька to англійська
Kennedy konu hakkında konuştu.
Translate from турецька to англійська
Konu tartışmaya değer.
Translate from турецька to англійська
Konu hakkında ona danıştım.
Translate from турецька to англійська
Konu hakkında onunla konuştum.
Translate from турецька to англійська
Konu bizim için oldukça tanıdık.
Translate from турецька to англійська
Konu onların aç olmasıdır.
Translate from турецька to англійська
Tom o konu hakkında konuşmak istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Onun fikrinin konu ile ilgili olduğunu düşünmüştüm.
Translate from турецька to англійська
Konu hakkında onlarla tartıştım.
Translate from турецька to англійська
Konu aramızda kalsın.
Konu henüz kararlaştırılmadı.
Bu konu ile bir ilgim yok.
Konu hâlâ tartışılıyor.
Bu, çok önemli bir konu.
Bu son derece önemli bir konu.
Konu hakkında onunla tartışmanın bir faydası yok.
Konu hakkında hiçbir şey bilmiyor gibi.
Benim için, tarih çok etkileyici bir konu.
Telefonda onunla konu hakkında konuştum.
Bu konu aramızda kalsın.
Konu bana birçok uykusuz gecelere mal oldu.
Bu konu bizim için son derece önemlidir.
Konu hakkında bir şey bilmiyor gibi görünüyor.
Zaman geçerken, insanlar konu hakkında daha çok endişelendi.
Sürekli o konu hakkında düşündü.
Tom konu hakkında Mary ile özel görüştü.
Konu hakkında hiçbir şey söylememeyi en iyi buldum.
Konu hakkında sizinle özel olarak konuşabilir miyim?
Bu üzerinde çok düşünülmesi gerekmeyen bir konu.
O konu hakkında konuşmayın.
O konu üzerinde çalışıyoruz.
Matematik güzel bir konu.
Bu hassas bir konu.
Konu hakkında seninle özel olarak konuşabilir miyim?
Kimse İnternet'in insan hafızasını nasıl etkilediğini bilmiyor. Birkaç on yıl sonra bu konu hakkında bilgi sahibi olabileceğiz.
Beni birçok konu ilgilendirir.
Bu konu hakkında konuşmak istemeyeceğini sanmıştım.
Konu hakkında babanla konuştum.
Konuşman için alışılmamış bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.
Konuşman için tuhaf bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.
Bu konu hakkındaki düşünceni biliyor muyum?
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Konu nedir?
Seninle bir konu ile ilgili konuşmam lâzım.
Bu tamamıyla farklı bir konu.
Bu tamamen farklı bir konu.
"İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü?" "Hayır bu başka bir konu!"
Böyle bir konu bugünlerde yaygın değil.
Tom'u sevip sevmemen konu dışı.
Söz verdiğim konu neydi?
Bir konu üzerinde uzun süre odaklanamıyorum.
Uyusam da uyumasam da bu konu her zaman aklımda.
Bu özel bir konu.
Bir konu var. O konuda seni hatalı bulur muyum, bulmaz mıyım diye merak ediyorum.
Bu benim en sevdiğim konu.
Bir konu hakkında görüşüm yok.
Tom, o konu hakkında Mary'yle konuşmamı istiyor.
O konu hakkında konuşmak istiyor musun?
Konu benim için çok derin.
Birçok konu hakkında konuştuk.