Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "konuşmaya"

Дізнайтеся, як використовувати konuşmaya у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu.
Translate from турецька to англійська

Kütüphanede konuşmaya izin verilmiyor.
Translate from турецька to англійська

Lütfen benimle konuşmaya gel.
Translate from турецька to англійська

Çok konuşmaya eğilimlidir.
Translate from турецька to англійська

Douglas sonunda Lincoln ile konuşmaya karar verdi.
Translate from турецька to англійська

Johnny sadece birkaç ay önce İspanya'ya taşındı, o henüz İspanyolca konuşmaya alışkın değil.
Translate from турецька to англійська

Ders başladıktan sonra bile arkadaşıyla konuşmaya devam etti.
Translate from турецька to англійська

Biz müziği duyabilmek için konuşmaya son verdik.
Translate from турецька to англійська

Tom ve Mary her ikisi de aynı anda konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

Tom konuşmaya çalıştı, ama yapamadı.
Translate from турецька to англійська

Tom yapayalnız oturan bir kız gördü, bu yüzden onunla konuşmaya gitti.
Translate from турецька to англійська

Tom hemen konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

Onunla konuşmaya çalıştığımda, ben her zaman kekelemekten ya da aptalca bir şey yapmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar kendimi çok utangaç buldum.
Translate from турецька to англійська

O yabancılarla konuşmaya alışkındır.
Translate from турецька to англійська

Kelly boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

Bob Anne ile konuşmaya çalıştı, ama yapamadı.
Translate from турецька to англійська

Tom konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

O konuşmaya devam etti.
Translate from турецька to англійська

Tom'un Mary ile konuşmaya ihtiyacı var.
Translate from турецька to англійська

O, hızlı konuşmaya eğilimlidir.
Translate from турецька to англійська

O, İngilizce konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

O, bizimle Fransızca konuşmaya çalıştı.
Translate from турецька to англійська

O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.
Translate from турецька to англійська

O, hüzünle gülümseyerek konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

O herkesin önünde konuşmaya alışkındır.
Translate from турецька to англійська

Ben herkesin önünde konuşmaya alışık değilim.
Translate from турецька to англійська

Ona konuşmayı durdurmasını rica ettikten sonra o konuşmaya devam etti.
Translate from турецька to англійська

Konuşmaya başladımı, onu durdurması zordur.
Translate from турецька to англійська

O, toplum içinde konuşmaya alışkındır.
Translate from турецька to англійська

Yemek yerken konuşmaya devam etti.
Translate from турецька to англійська

Topluluk önünde konuşmaya alışkındır.
Translate from турецька to англійська

Neredeyse seninle konuşmaya korkuyordum.
Translate from турецька to англійська

Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.
Translate from турецька to англійська

O bir yabancı ile konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

Bütün öğrenciler derhal konuşmaya başladı.
Translate from турецька to англійська

Konuşmaya katılmadım.
Translate from турецька to англійська

Ciddi bir konuşmaya girdik.
Translate from турецька to англійська

Onun teklifi hakkında konuşmaya değmez.
Translate from турецька to англійська

Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.
Translate from турецька to англійська

Başkalarının hakkında kötü konuşmaya gereğinden fazla hazırsın.
Translate from турецька to англійська

Topluluk önünde konuşmaya alıştım.
Translate from турецька to англійська

Öğretmen iki saat boyunca konuşmaya devam etti.
Translate from турецька to англійська

Konuşmaya başlamadan önce düşünmelisin.
Translate from турецька to англійська

Kısa sürede herkesin içinde konuşmaya alıştım.

Herkesin önünde konuşmaya alışkın olmadığını söyledi.

Konuşmaya başladım.

Seninle konuşmaya çalışıyorum.

Bir insanın konuşmaya ihtiyacı var.

Bir insan on iki yaşından önce dili konuşmaya başlamazsa bir yerli gibi konuşmasının imkansız olduğunu duydum.

Kediler kızlara benzer.Onlar seninle konuşursa harika fakat sen onlarla konuşmaya çalışırsan, o kadar iyi gitmez.

Konuşmaya devam ettik.

Yüksek sesle konuşmaya gerek yok.

Sanırım Tom'la konuşmaya gideceğim.

Tom'la konuşmaya gitmeliyim.

Bu konuşmaya devam etmenin amacı olmadığını anlıyorum.

Hâlâ seninle konuşmaya ihtiyacım var.

Seninle Tom hakkında konuşmaya geldim.

Tom'la konuşmaya geldim.

Tom'la Mary hakkında konuşmaya geldim.

Tom hakkında konuşmaya geldim.

Konuşmaya çalışma.

Sadece konuşmaya başla.

Sadece konuşmaya devam et.

Konuşmaya hangimizin hakkı var?

Bazen İngilizce konuşmaya çabalıyorum.

Onlar konuşmaya başladılar.

Adam bir saat konuşmaya devam etti.

Konuşmaya başladık.

Tom konuşmaya devam etti.

Tom soluyarak konuşmaya başladı.

Niçin Tom'la konuşmaya gitmiyorsun?

Konuşmaya devam et.

Tom'la konuşmaya gittim.

Tom'la konuşmaya çalıştım.

Tom ile konuşmaya gittim.

Seninle konuşmaya geldim.

Bu konuşmaya dışarıda devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Sanırım bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.

Bence bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.

Bana kalırsa bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.

Benim bilmediğim bir dilde konuşmaya başladılar, ama kulağa melodik geliyordu ve dinlemesi güzeldi.

Köpekle konuşmaya başladı.

Yabancı aksan sendromu henüz açıklanamayan, hastanın anadilini daha fazla düzgün şekilde telaffuz edemeyip yabancı bir aksanla konuşmaya başlamasıyla vuku bulan tıbbi bir durumdur.

Tom'la konuşmaya ihtiyacım var.

Babanla konuşmaya geldim, seninle değil.

Tom dün öğleden sonra benimle konuşmaya geldi.

Tom bir espri ile konuşmaya başladı.

Tom bizimle Fransızca konuşmaya çalıştı.

Tom'la konuşmaya gitmeliyiz.

Neden ilk önce konuşmaya başlamıyorsun?

Tom herkesin önünde konuşmaya alışkındır.

"Bir şeye ihtiyacın var mı?" "Evet, seninle konuşmaya ihtiyacım var."

Toplum içinde konuşmaya korkuyorum.

Onunla yalnız konuşmaya ihtiyacım var.

Tom konuşmaya başlamadan önce Mary duyamayacak kadar uzaklaşıncaya kadar bekledi.

Onunla konuşmaya çalıştım.

Tom tezgahtarla Fransızca konuşmaya çalıştı.

O, konuşmaya konsantre olamadı.

Yemekten sonra birkaç bardak içtiler ve Tom konuşmaya başladı.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська