Дізнайтеся, як використовувати mücevher у реченні турецька. Понад 33 ретельно відібраних прикладів.
Onun mücevher kutusunu elden çıkarmak zorunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
Geceleyin mücevher çalındı.
Translate from турецька to англійська
Mücevher çalmaya çalışırken yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Mücevher beklenmedik bir yerde bulundu.
Translate from турецька to англійська
Özel günlerde, bazı insanlar mücevher takar.
Translate from турецька to англійська
İki yıl önce kardeşimin ansızın ölmesinden beri, yengem onun kendisine bıraktığı küçük mücevher dükkanına gitmeye devam etti.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin mücevher kutusunu aldı ve onu açtı.
Translate from турецька to англійська
Tom uluslararası bir mücevher hırsızıdır.
Translate from турецька to англійська
Bir adam bir kadına pahalı mücevher verirse bunun ne demek olduğunu biliyor musun?
Translate from турецька to англійська
Bir erkeğin bir kadına pahalı mücevher vermesinin ne anlama geldiğini biliyor musun?
Translate from турецька to англійська
Bir hayli mücevher satın aldın.
Translate from турецька to англійська
Tom mücevher çalmaya çalışırken yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Tom mücevher çaldığını itiraf etti.
Translate from турецька to англійська
Mary küpelerini çıkardı ve onları şifoniyerinin üstündeki mücevher kutusuna koydu.
Translate from турецька to англійська
Mücevher Tom'a aitti.
Translate from турецька to англійська
Bu ne tür bir mücevher?
Translate from турецька to англійська
Tom bir mücevher hırsızlığıyla suçlanıyor.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin hiç mücevher takmasını istemedi.
Translate from турецька to англійська
Bir gece rüyasında, güzel mor bir çiçek bulduğunu ve çiçeğin ortasında da değerli bir mücevher bulunduğunu gördü.
Translate from турецька to англійська
Sen arkadaşlarından mücevher ödünç alırsın.
Translate from турецька to англійська
Linda'nın üzerinde birkaç mücevher vardı.
Translate from турецька to англійська
Bir milyon dolardan daha fazla mücevher Cannes'teki bir otel odasından çalındı.
Translate from турецька to англійська
O, kızı için değerli bir mücevher satın almak istiyor.
Translate from турецька to англійська
Bunca zamandır aradığın mücevher o mu?
Translate from турецька to англійська
Mücevher geceleyin çalındı.
Translate from турецька to англійська
Gece gökyüzünde parlayan yıldızlar mücevher gibi görünüyorlardı.
Translate from турецька to англійська
Mary bir mücevher yapımcısıdır.
Translate from турецька to англійська
Sevgililer günü hediyeleri için mücevher satın almak zordur.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'nin herhangi bir mücevher takmasını istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Mücevher çaldığını itiraf etti.
Translate from турецька to англійська
Bana öyle geliyor ki Maria'dakiler gerçek mücevher değil.
Translate from турецька to англійська
Gökten yağmur yerine inci ve mücevher yağsa bahtsız olanın bağına tek bir damlası düşmez.
Translate from турецька to англійська
Mücevher çok pahalı.
Translate from турецька to англійська