Дізнайтеся, як використовувати maça у реченні турецька. Понад 54 ретельно відібраних прикладів.
O geldiğinde, maça başlayacağız.
Translate from турецька to англійська
Takım maça hazır.
Translate from турецька to англійська
Yarın seninle maça gitmek istemiyorum, Paolo'yla sinemaya gitmek istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Gide gide maça mı gittin?
Translate from турецька to англійська
Tom kartı döndürdü ve onun maça ası olduğunu gördü.
Translate from турецька to англійська
İngilizler ve diğerleri arasındaki bir maça ne dersiniz?
Translate from турецька to англійська
Beni ne için arıyorsun? Ben maça girmek üzereyim.
Translate from турецька to англійська
Benim maça valem var.
Translate from турецька to англійська
Benim bütün okulum maça katılıyor.
Translate from турецька to англійська
Benim maça asım var.
Translate from турецька to англійська
Senin maça gittiğini düşündüm.
Translate from турецька to англійська
Tom maça kraliçesini kaldırdı.
Translate from турецька to англійська
Maça gitmeyecek misin?
Translate from турецька to англійська
Bu deste kartlarda maça altı eksik.
Translate from турецька to англійська
Maça gitmiyor musun?
Translate from турецька to англійська
Hakem belli ki maça "görevli" çıkmış.
Translate from турецька to англійська
Seyirci maça ilgi göstermedi.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça fiziksel ve mental olarak iyi hazırlanmış.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor bu sonuçla galibiyet serisini beş maça çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Ali maça tekmelik takmadan çıkmış.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça siyah bantla çıktı.
Translate from турецька to англійська
Kırmızı-beyazlı ekip zorlu maça önemli eksiklerle çıkacak.
Translate from турецька to англійська
Kırmızı-beyazlılar maça mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça dört as oyuncusundan yoksun çıkacak.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor bulduğu beraberlik golüyle maça ortak oldu.
Translate from турецька to англійська
Ali attığı golle takımını maça ortak etti.
Translate from турецька to англійська
Oyuncular kendini maça veremedi.
Translate from турецька to англійська
Ali, Anadoluspor formasıyla kariyerindeki 200. maça çıktı.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça terörü lanetleyen bir pankartla çıktı.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça farklı bir taktikle çıkacak.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça defansif bir orta saha kurgusuyla çıktı.
Translate from турецька to англійська
Sakatlığı sebebiyle ağrıları olan Ali maça iğneyle çıktı.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça mental olarak çok iyi hazırlanmış.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça baskılı ve istekli başladı.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor her gün çift antrenman yaparak maça hazırlanıyor.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça kaç yabancıyla çıktı?
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor maça kaç forvetle başladı?
Translate from турецька to англійська
Ali kariyerinde toplam kaç maça çıktı?
Translate from турецька to англійська
Bir gol bizi maça ortak eder.
Translate from турецька to англійська
Maça Ali'nin golleri damga vurdu.
Translate from турецька to англійська
Matadorlar maça hızlı başladı.
Translate from турецька to англійська
Ali maça kinesio bantla çıktı.
Translate from турецька to англійська
Hava topunda rakibiyle çarpışıp kaşı açılan Ali maça bandajla devam etti.
Translate from турецька to англійська
Yıldızsporlu oyuncular maça adam sakatlamak için çıkmış gibiydi.
Translate from турецька to англійська
Ali maça sonradan girdi.
Translate from турецька to англійська
Tom maça kızı çekti.
Translate from турецька to англійська
Hakem hataları maça damgasını vurdu.
Hafta sonu maça gidiyor musun?
Birlikte maça gitmemizi ister misin?
Bu maça herkes bakmalı.
Rajevac ülkesine olan sadakatini bir kenara koyarak vargücüyle maça odaklanabilir mi?
Bu maça şike karıştı.
Maça hakemin kararları damga vurdu.
Bugünkü maça gelmeyeceğim.