Дізнайтеся, як використовувати memnun у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Tanıştığımıza memnun oldum.
Translate from турецька to англійська
Alain, evliliğinden mutlu değil ya da memnun.
Translate from турецька to англійська
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.
Translate from турецька to англійська
Karım da seni görmekten memnun olacak.
Translate from турецька to англійська
Seninle tanıştığıma memnun oldum.
Translate from турецька to англійська
Yardım edersen memnun olurum.
Translate from турецька to англійська
Jane'i partide memnun buldum.
Translate from турецька to англійська
Patronum benim TPS raporlarımdan memnun değil.
Translate from турецька to англійська
Memnun olmaz.
Translate from турецька to англійська
Hepimiz sistemden memnun olmadık.
Translate from турецька to англійська
Memnun kalmadılar mı?
Translate from турецька to англійська
Restoranın servisinden memnun değilim.
Translate from турецька to англійська
Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.
Translate from турецька to англійська
Bize yardımcı olacaksan, çok memnun oluruz.
Translate from турецька to англійська
Onu memnun etmek zor.
Translate from турецька to англійська
Ben memnun değilim.
Translate from турецька to англійська
Herkesi memnun etmek zordur.
Translate from турецька to англійська
O, herkesi memnun etmeye hevesli.
Translate from турецька to англійська
Seni gördüğüme memnun oldum.
Translate from турецька to англійська
Sonuçtan memnun musunuz?
Translate from турецька to англійська
O, yeni bisikletinden çok memnun.
Translate from турецька to англійська
Günlük yaşantından memnun musun?
Translate from турецька to англійська
Haber onu memnun etti.
Translate from турецька to англійська
Payınızdan memnun değilseniz, onu biraz daha cazip yaparım.
Translate from турецька to англійська
O, şu anki maaşından memnun.
Translate from турецька to англійська
Meg yeni elbisesinden memnun görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin çalışmasından memnun olmaktan uzaktır.
Translate from турецька to англійська
Küçük şey küçük akılları memnun eder.
Translate from турецька to англійська
Onu memnun etmek zordur.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin sesini duyduğuna memnun oldu.
Translate from турецька to англійська
Nic hiçbir şekilde ödülden memnun değil.
Translate from турецька to англійська
Onu hiçbir şey memnun etmez fakat onu kendim için yapmalıyım.
Translate from турецька to англійська
Yaptığından memnun değilim.
Translate from турецька to англійська
O, John haberi duyduğu için çok memnun olması gerektiğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
O, oğlunun kitap aşkı hakkında memnun.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary ve John'un çok iyi geçindiklerini gördüğüne memnun oldu.
Translate from турецька to англійська
Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.
Translate from турецька to англійська
Tom kaldığı oteldeki servisten memnun kalmadı.
Translate from турецька to англійська
Tom şu anki aylığından tamamen memnun.
Translate from турецька to англійська
Tom asla memnun değildir.
Translate from турецька to англійська
Tom'u memnun etmesi zordur.
Translate from турецька to англійська
Tom sonunda okul yılının bittiğine memnun.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.
Translate from турецька to англійська
Mary bu gece gelmezse, Tom'un memnun olacağına bahse girerim.
Translate from турецька to англійська
Tom herkesi memnun etmeye çalışmanın zaman kaybı olacağını söylüyor.
Translate from турецька to англійська
Pes. Ben ne yaparsam yapayım, asla memnun gibi görünmüyorsun.
Translate from турецька to англійська
Pes. Ben ne yaparsam yapayım asla memnun görünmüyorsun.
Translate from турецька to англійська
O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.
Tom aldığı ödemeden memnun değildi.
Tom durumdan memnun değildi.
Tom Mary'nin onun taşınmasına yardım edeceğini duyduğunda gerçekten memnun oldu.
Tom Mary'nin onun partisine gelmek istediğini duyduğunda gerçekten memnun oldu.
Tom Mary'nin kazada yaralanmadığını duyduğuna gerçekten memnun oldu.
Tom Mary'nin sınavlarını geçtiğini duyduğunda gerçekten memnun oldu.
Tom senin yerinde olmadığı için memnun.
Mary işe geri dönmeye karar verse, Tom kesinlikle memnun olmaz.
O, ellerimi tuttu ve beni gördüğüne memnun olduğunu söyledi.
O, hediyemden hiç memnun olmadı.
Yakında yağmur yağarsa, memnun olurlar.
Ben evlilik haberine gerçekten memnun oldum.
Onu şahsen görmeye gidersen, o memnun olur.
Sınavı geçtiğine memnun oldum.
Eğer bize yardım ederseniz, herkes memnun olur.
Hediyemi beğendiğin için memnun oldum.
Başardığına çok memnun oldum.
Başardığına memnun oldum.
Başarını duyduğuma memnun oldum.
Tüm ulus haberden memnun oldu.
O, sonuçtan memnun.
Ben akşam yemeğine davet edildiğim için memnun oldum.
Davranışından memnun olmaktan uzağım.
O gerçekten memnun olacak.
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.
Mary bana beni gördüğüne memnun olduğunu söyledi.
Memnun olurum.
Onu beğendiğine memnun oldum.
Onu memnun etmek zordu.
Onlar çok memnun olacaklar.
Ondan hoşlandığına memnun oldum.
Seni gördüğüme çok memnun oldum.
Ona yardım etmekten memnun olurum.
Seni gördüğüne memnun olacaktır.
Onlar beni gördüklerine memnun oldular.
Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.
Seni tekrar gördüğüme memnun oldum.
Ben de sizinle tanıştığıma memnun oldum.
Onu duyduğuma memnun oldum.
Patronumuzu memnun etmek zordur.
Haberi duyduğuma memnun oldum.
İşimden memnun değilim.
Gelebilmene memnun oldum.
Ben sadece memnun hissetmiyorum.
O, haberi duyduğuna memnun.
Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.
Hediyene memnun oldum.
O, yeni arabasından memnun.
Seni tekrar gördüğüme çok memnun oldum.
Kilondan memnun musun?
İşinizden memnun musunuz?
Onu annemi memnun etmek için söyledim.