Дізнайтеся, як використовувати onur у реченні турецька. Понад 63 ретельно відібраних прикладів.
Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.
Translate from турецька to англійська
Hırsızlar arasında onur vardır.
Translate from турецька to англійська
Onur ve ölüm arasında bir seçim yapmalısın.
Translate from турецька to англійська
Ne kadar tehlike, o kadar onur.
Translate from турецька to англійська
Onur kazanılmamalı; o sadece kaybedilmemeli.
Translate from турецька to англійська
Tom gibi iyi bir öğrenci sınıfımıza onur getirir.
Translate from турецька to англійська
Onur hak ettiğimden daha fazlasıdır.
Translate from турецька to англійська
1921'de Yale'den onur derecesi ile mezun oldu.
Translate from турецька to англійська
Bu bir onur.
Translate from турецька to англійська
Onur duyardım.
Translate from турецька to англійська
Tom'la çalışmaktan onur duyuyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom onur konuğudur.
Translate from турецька to англійська
Birçok rap şarkıları kadınlar için onur kırıcı.
Translate from турецька to англійська
Sizinle tanışmaktan onur duydum.
Translate from турецька to англійська
Tom bir onur öğrencisi.
Translate from турецька to англійська
Sizinle tanışabilmek büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Onur duymuyor musun?
Translate from турецька to англійська
Onlarla birlikte çalışmaktan onur duyuyorum.
Translate from турецька to англійська
Onunla birlikte çalışmaktan onur duyuyorum.
Translate from турецька to англійська
Onur olmadan, zaferin içi boştur.
Translate from турецька to англійська
Sana yardım etmekten onur duyarım.
Translate from турецька to англійська
Tom onur listesinde.
Translate from турецька to англійська
Onunla tanışmak büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Onur sahip olduğumuz en değerli şey.
Translate from турецька to англійська
Onunla tanışmış olmak büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Bu büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Başkan seçilmem büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Kralın şehrimizi ziyaret etmesi büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Orta Çağ'da onur, özgür insanların ve de Hristiyanların hayatının temelini oluşturuyordu.
Translate from турецька to англійська
Liseden onur derecesiyle mezun oldu.
Translate from турецька to англійська
Sizinle tanışmak gerçek bir onur.
Translate from турецька to англійська
Hırsızlarda hiç onur yoktur.
Translate from турецька to англійська
Ben başkanın varlığı ile son derece onur duyuyorum.
Translate from турецька to англійська
Ben onur listesindeyim.
Translate from турецька to англійська
Tom bir onur listesi öğrencisidir.
Translate from турецька to англійська
Sizinle tanışmak büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Bu bir onur rozeti.
Translate from турецька to англійська
Onu tanımak büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Tom onur konuğu.
Translate from турецька to англійська
Sen onur ve ölüm arasında seçim yapmak zorundasın.
Translate from турецька to англійська
Profil fotoğrafınıza dahil edilmek ne büyük bir onur!
Translate from турецька to англійська
Seninle tanıştığım için onur duyuyorum.
Translate from турецька to англійська
O onur listesinde.
Translate from турецька to англійська
Tom'a onur madalyası verildi.
Translate from турецька to англійська
Onur asla tamir edilemez.
Translate from турецька to англійська
Sizin gibi bir insan tarafından hatırlanmak büyük bir onur.
Translate from турецька to англійська
Fadıl onur derecesi ile mezun oldu.
Translate from турецька to англійська
Bu ödüle layık olmaktan onur duyuyorum.
Translate from турецька to англійська
Sizinle çalışmak bir onur olacaktır.
Translate from турецька to англійська
Onur konuğu Tom'du.
Translate from турецька to англійська
Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Onun gibi iyi bir öğrenci sınıfımıza onur verir.
Bu yılki fuarın onur konuğu Küba.
Bu yılki etkinliğin onur konuğu Mısır idi.
Tuhaf tuhaf şeyler giymiş insanlar sözde Onur Yürüyüşü'nde kırıta kırıta yürüyordu.
Onur Anıtı'na hiç gittin mi?
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde İbrahim Tatlıses'e Yaşam Boyu Onur Ödülü verilmesi epey ironik olmuş.
çok onur duydum!
Onur ve ölüm arasında bir tercih yapmalısın.
Ona yardım etmek benim için büyük bir onur.
Ona yardımcı olmak benim için büyük bir onur.
Şeref/Onur sözü!