Дізнайтеся, як використовувати ortalıkta у реченні турецька. Понад 19 ретельно відібраних прикладів.
Bir beklenti hissi ortalıkta dolaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Ortalıkta dolaşan söylentiler var.
Translate from турецька to англійська
Çamaşırlık hep ortalıkta duruyor!
Translate from турецька to англійська
Tom gece boyunca ortalıkta yoktu.
Translate from турецька to англійська
Birkaç hafta ortalıkta görünmesen iyi olur.
Translate from турецька to англійська
Neden bu kıyafetler ortalıkta duruyor?
Translate from турецька to англійська
Günübirlikçilerin çoğu çöpünü ortalıkta bırakıyor maalesef.
Translate from турецька to англійська
Adamım diye ortalıkta dolaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Ortalıkta kimse yok, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Ortalıkta bir geyik dönüyor.
Translate from турецька to англійська
Adamım diye ortalıkta dolaşıyorlar.
Translate from турецька to англійська
Ortalıkta paparazziler var.
Translate from турецька to англійська
Ali bu aralar pimi çekilmiş bomba gibi ortalıkta dolaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Ali bu aralar serseri mayın gibi ortalıkta dolaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Piknik yaptıktan sonra çöpünü ortalıkta bırakanlar yüzünden bazen orman yangınları çıkıyor.
Translate from турецька to англійська
Yapayalnızdı, ortalıkta tek bir Allah'ın kulu yoktu.
Translate from турецька to англійська
Niye öyle ortalıkta dolanıyor?
Translate from турецька to англійська
Tom ortalıkta dolaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Öğretmen ortalıkta yokken ne yapmalıyım?
Translate from турецька to англійська