Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "ortaya"

Дізнайтеся, як використовувати ortaya у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

"Esperanto: Avrupa veya Asya dili" denemesinde Claude Piron, Esperanto ve Çince arasındaki benzerliği gösterdi ve Esperanto'nun yalnızca Avrupa merkezli olduğunu ortaya koydu.
Translate from турецька to англійська

Uluslararası dil Esperanto, 1887'nin sonlarında ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Zamanında gelemediği ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Onun hakkında konuşmak için birinci olmak isteyen kimse olmadığı ortaya çıktı.Şimdi ne yaparız?
Translate from турецька to англійська

Onun ortaya çıkmasını bekledik.
Translate from турецька to англійська

Onun Amerikalı olduğunu düşünüyordum ama onun İngiliz olduğu ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.
Translate from турецька to англійська

O, cinayet davası ilgili gerçeği ortaya çıkardı.
Translate from турецька to англійська

Tüm çabalarımın yararsız olduğu ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Doğrusu Tom'un ortaya çıkacağını düşünmemiştim.
Translate from турецька to англійська

Tom'un açık artırmada ortaya çıkacağından hiç şüphem yok.
Translate from турецька to англійська

Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

O, ortaya çıkmadan önce, uzun zaman beklemedim.
Translate from турецька to англійська

Ay ortaya çıktığında, uzun süredir beklemiyorduk.
Translate from турецька to англійська

Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Kaza basit bir hatadan ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?
Translate from турецька to англійська

O ortaya çıktığında onun hakkında konuşuyorduk.
Translate from турецька to англійська

Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.
Translate from турецька to англійська

Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.
Translate from турецька to англійська

Firari buradan elli kilometre uzaktaki küçük bir kasabada ortaya çıkmış, ama sonra gözden kaybolmuş.
Translate from турецька to англійська

Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.
Translate from турецька to англійська

Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.
Translate from турецька to англійська

Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
Translate from турецька to англійська

Benim haklı olduğum ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.
Translate from турецька to англійська

Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.
Translate from турецька to англійська

Tom gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor.
Translate from турецька to англійська

Tom'un ortaya çıkmaya yüzü yoktu.
Translate from турецька to англійська

Tom'un ortaya çıkmamaya yüzü yoktu.
Translate from турецька to англійська

Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська

Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar.
Translate from турецька to англійська

Bu tür sırlar her zaman sonunda ortaya çıkar.
Translate from турецька to англійська

Onun hikayesinin düzmece olduğu ortaya çıktı.

Emi'nin yakında ortaya çıkacağını umuyorum. Onu beklemekten usandım.

Bayan Jackson ortaya çıkmadı.

Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.

Tom'un üniversiteden mezun olmadığı ortaya çıktı.

Tom şeylerin bu şekilde ortaya nasıl çıktığını bilmiyor.

Duman ortaya çıktı.

O ortaya çıkmadı.

O, henüz ortaya çıkmadı.

Onun gerçek olduğu ortaya çıktı.

Sitede bir adam ortaya çıktı.

Yeni bir zorluk ortaya çıktı.

Onun yüzünde bir isilik ortaya çıktı.

Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.

O, beklenin tersine ortaya çıkmadı.

Onun yakında ortaya çıkacağından eminim.

Oradan bir şekil ortaya çıktı.

Onu ortaya dökmekle tehdit etti.

Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.

Onun, onun babası olduğu ortaya çıktı.

Onun, unun babası olduğu ortaya çıktı.

Onun aniden ortaya çıkması hepimizi şaşırttı.

O, üniversiteye gitmek istediğini açıkça ortaya koydu.

Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.

O sonunda ortaya çıktı.

Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.

Yıldızlar gece ortaya çıkarlar.

O mutfaktan ortaya çıktı.

Onun tahmininin doğru olduğu ortaya çıktı.

Onun güzel bir gün olduğu ortaya çıktı.

Dilin nasıl ortaya çıktığı konusunda birçok tahmin bulunuyor ancak gerçek şu ki kimse gerçekten bilmiyor.

Onun sırrı yakında ortaya çıkarılacak.

O durumu bu kadar mantıklı bir biçimde ortaya koyarken benim ne demem gerekiyor?

Onun sırrını ortaya çıkarmakla tehdit ettim.

O fikri nasıl ortaya attın?

Büyük bir fikir ortaya attım.

Polis suçlunun nerede yaşadığını ortaya çıkardı.

Karanlıktan bir soyguncu ortaya çıktı.

Böyle bir iddiayı ortaya atmayacak kadar akıllı.

Böyle bir fikri ne zaman ortaya attın?

Onun söylediğinin bir yalan olduğu ortaya çıktı.

Skandalı ortaya çıkaracak cesareti vardı.

Aniden ortaya çıkmasına şaşırdım.

Bu proje geçen yıl bir partide bir peçete üstüne yazdığım bir taslaktan ortaya çıktı.

Geçmişin sırlarını arkeoloji ortaya çıkarıyor.

Aktörler tarihi kostümlerle ortaya çıktılar.

Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.

James Cameron film yapmak için yeni bir yol ortaya çıkardı.

Onunla ilgili ilk izlenimimin doğru olduğu ortaya çıktı.

Hâlâ bir şikâyetin olduğunu hissediyorum. Eğer söyleyecek bir şeyin varsa, ortaya çık ve söyle.

Yoksulluk insanlardaki en kötüyü ortaya çıkarmak ve en iyiyi gizlemek için dünyadaki başka her şeyden daha fazlasını yapar.

Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.

O öğle saatlerinde ortaya çıktı.

Tom'un niçin öldüğünü ortaya çıkarmalıyım.

Sanırım Tom ortaya çıkmadı.

Kimsenin asılmasının gerekmediği ortaya çıkıyor.

O ortaya çıkmayacak.

Gerçek şu ki onunla evlenme ihtimalim ortaya çıksaydı geçmişimi onunla paylaşacaktım.

Hiçbir şey ortaya çıkmadı.

Ortaya çıkacak.

Allah beni affedince ortaya çıkmanız biraz manidar.

Sonra arabayı yine bilerek tam ortaya park ettim.

Tek yararlı cevaplar yeni soruları ortaya atandır.

Tom aniden ortaya çıktı.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська