Дізнайтеся, як використовувати paranın у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Bütün paranın nereye gittiğini sanıyorsun?
Translate from турецька to англійська
O, paranın kendi payına düşenini almakta tereddüt etmedi
Translate from турецька to англійська
Paranın benim için gerçekten önemli olduğunu düşünüyor musunuz?
Translate from турецька to англійська
Paranın görünüşü onu çalmaya teşvik etti.
Translate from турецька to англійська
Aşk, paranın ona olduğu kadar, bana önemlidir.
Translate from турецька to англійська
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.
Translate from турецька to англійська
Ben paranın her şey olmadığını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.
Translate from турецька to англійська
Paranın mutluluğu satın alamayacağını söylemeye gerek yok.
Translate from турецька to англійська
Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.
Translate from турецька to англійська
Paranın, aslında, hiçbir anlamı yok.
Translate from турецька to англійська
İnsan paranın zaman olduğunu akılda tutmalıdır.
Translate from турецька to англійська
Harcadığın paranın miktarı nedir.
Translate from турецька to англійська
Harcadığın tüm paranın hesabını verebilir misin?
Translate from турецька to англійська
O paranın kaybolduğunu gördü.
Translate from турецька to англійська
Paranın hiçbirisi benim değil.
Translate from турецька to англійська
Paranın hiçbiri sizin değil.
Translate from турецька to англійська
Paranın senin için anlamı nedir?
Translate from турецька to англійська
Paranın bir kısmı çalındı.
Translate from турецька to англійська
Bana paranın üstünü yanlış verdin.
Translate from турецька to англійська
Ben paranın karşılığını vereceğim.
Translate from турецька to англійська
O mağazada bana paranın üstünü eksik verdiler.
Translate from турецька to англійська
Tom paranın nerede saklı olduğunu biliyor.
Translate from турецька to англійська
Paranın ona mutluluk satın alacağına inanıyor musun?
Translate from турецька to англійська
Paranın her şeyi satın alabileceği fikri yanlış.
Translate from турецька to англійська
Madeni paranın önündeki sözleri anlamıyorum.
Translate from турецька to англійська
Kazandığım paranın hakkını vermek istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Kazandığım paranın hakkını verdiğimi düşünüyor musun?
Translate from турецька to англійська
Ben kazandığım paranın hakkını vermek istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Sevgi paranın üstündedir. Sonraki önceki kadar çok mutluluk veremez.
Translate from турецька to англійська
Paranın nerede olduğunu biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom paranın nereden geldiğini fark etmedi.
Translate from турецька to англійська
Mirasçılar, paranın paylaşımı konusunda kayga etmeye başladılar.
Translate from турецька to англійська
Kimse bir yılda israf ettiğimiz paranın miktarını belirleyemez.
Translate from турецька to англійська
İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.
Translate from турецька to англійська
Sana paranın geri kalanını daha sonra vereceğim.
Translate from турецька to англійська
Paranın göz yoktur.
Translate from турецька to англійська
Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.
Translate from турецька to англійська
En kısa zamanda paranın elimde olmasını istiyorum, anlaşıldı mı?
Translate from турецька to англійська
Tom paranın nereye gittiğini açıklamak için ne yapacağını şaşırmış.
Translate from турецька to англійська
Paranın nerede olduğunu biliyor musun?
Translate from турецька to англійська
Topladığımız paranın miktarı önemsizdi.
Translate from турецька to англійська
Paranın geri kalanı nerede?
Translate from турецька to англійська
Paranın geriye kalanını harcayın.
Gümüş paranın miktarı ne kadar büyük olursa, rüşvet o kadar büyük olur.
Paranın olmadığını biliyorum.
Paranın satın alamayacağı bazı şeyler vardır.
Paranın bir bankada güvenli olduğunu düşünüyor musun?
Paranın mutluluk alamayacağını kim söylüyor?
Bir kamyona paranın yetmeyeceğini dediğini düşünüyordum.
Tom paranın nereden geldiğini bilmiyordu.
Tom paranın nereden geldiğini öğrenemedi.
Babam paranın her şey olmadığını söylerdi.
Paranın üstünü say.
Tom paranın üstünü saydı.
Onlar paranın mutluluğu alamayacağını söylüyor.
Paranın bir hükmü kalmadığında sistemin tüm işleyişi durur.
Tom bankadan çalınan paranın miktarını hesapladı.
Paranın geri kalanına ne oldu?
Yeşil, paranın rengidir.
Mesele paranın nasıl toplanacağı.
Paranın güvende olduğunu bildiğim sürece onun hakkında endişelenmeyeceğim.
Paranın alabileceği en iyisi bu.
Paranın sonu sevginin sonudur.
Nakit kullanmak sana paranın gerçekten önemli olduğunu düşündürür.
Paranın sana mutluluk satın alamayacağını söylemeye gerek yok.
Tom paranın değerini anlamıyor.
Paranın olup olmaması önemli değil. Seni aynı seviyorum.
Tom paranın nerede saklı olduğunu nasıl bilebilirdi?
O, paranın ve mutluluğun aynı olduğunu düşünüyor.
Ona o paranın satın alabileceği en iyi eğitim verildi.
Paranın büyük bir kısmı harcandı.
Yaşlı bayan hâlâ paranın üstünü sayıyor.
"Neden bankaları soyuyorsunuz?" "Çünkü o paranın olduğu yer."
Tom ona verdiğim paranın çoğunu zaten harcadığından eminim.
Paranın hepsi oradaydı. Hiç kimse ona dokunmadı.
Deneyim, paranın mutluluk getirmediğini gösteriyor.
Onlara verdiğin paranın değerlendirileceğinden emin olabilirsin.
Birçok kişi paranın mutluluk getirdiğine inanıyor.
Paranın umurunda olmadığını sanıyordum.
Paranın geri kalanını saklayabilirsin.
Bu paranın değeri ne kadar?
Fadıl paranın geri kalanını istedi.
Bu paranın bir kısmı Tom'dan geldi.
Paranın kim tarafından bağışlandığını bilmek ister misin?
Paranın karşılığını alıyor musun?
Sami paranın geri kalanını istedi.
Paranın sana mutluluk getireceğini gerçekten düşünüyor musun?
Paranın gözden kaybolmasını soruşturacağız.
Çin hükümeti paranın ikinci dilimini ödedi.
Tom paranın yarısını aldı.
Tom ona ödünç verdiğim paranın geri kalanını istiyor.
Tom, ona borçlu olduğunuz paranın kalan kısmını istiyor.
Sami paranın nerede olduğunu açıklamayı reddetti.
Sami paranın olduğu yeri açıklamayı reddetti.
Sami paranın herhangi bir problemi çözebileceğini düşündü.
Tom, ona borçlu olduğum paranın geri kalanına ihtiyacı olduğunu söyledi.
Dostlar arasında paranın lafı mı olur?
Bu paranın Tom'a ait olduğundan emin olamayız.
Bu paranın Tom'a ait olduğunu varsayamayız.