Дізнайтеся, як використовувати plan у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Plan onun onayına tabidir.
Translate from турецька to англійська
Plan peşinen kabul edildi.
Translate from турецька to англійська
Plan şehrimizi geliştirecek.
Translate from турецька to англійська
Romandaki karakterlerden biri bir bankayı soymak için acemice bir plan düşünüyor.
Translate from турецька to англійська
Anladığım kadarıyla, öylesine bir plan imkansızdır.
Translate from турецька to англійська
Orijinal plan hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from турецька to англійська
O, alternatif bir plan önerdi.
Translate from турецька to англійська
Bu planın iyi bir plan olduğuna herkes inanmadı.
Translate from турецька to англійська
Plan başarılı olmadı.
Translate from турецька to англійська
Sence hangi plan daha iyi?
Translate from турецька to англійська
Kahvaltı ederken, biz gün için bir plan yaptık.
Translate from турецька to англійська
Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.
Translate from турецька to англійська
Tom komiteye bir plan daha önerdi.
Translate from турецька to англійська
Şu an plan hâlâ sallantıda.
Translate from турецька to англійська
Plan çok para gerektiriyor.
Translate from турецька to англійська
Büyük bir plan değildi.
Translate from турецька to англійська
Bir bütün olarak, plan iyi gibi görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Plan öncelik ve aciliyeti düşürmektedir.
Translate from турецька to англійська
Paul, yeni bir plan sundu.
Translate from турецька to англійська
Tom daha iyi bir plan düşünemiyor.
Translate from турецька to англійська
Tom plan hakkında Mary'ye danıştı.
Translate from турецька to англійська
Bu iyi bir plan.
Translate from турецька to англійська
Yeni plan iyi çalıştı.
Translate from турецька to англійська
Bütün olarak, plan iyi görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Bu plan gizlilik gerektirir.
Translate from турецька to англійська
O iyi bir plan düşündü.
Translate from турецька to англійська
Eve gitmek için nasıl plan yaparsın?
Translate from турецька to англійська
İyi bir plan hazırladım.
Translate from турецька to англійська
Hiç kimse plan hakkında bir şey bilmiyor.
Translate from турецька to англійська
Birkaç plan önerildi.
Translate from турецька to англійська
Öylesine bir plan kesin başarısız olacaktır.
Translate from турецька to англійська
Plan başarılı olacaktır.
Translate from турецька to англійська
Plan tartışılıyor.
Translate from турецька to англійська
Az sayıda insan plan hakkında biliyordu.
Translate from турецька to англійська
Bu plan hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from турецька to англійська
Plan üzerinde düşünmek zorundayız.
Translate from турецька to англійська
O, plan hakkında bir şey bilmiyor.
Translate from турецька to англійська
Biz onunla plan üzerine konuştuk.
Translate from турецька to англійська
Plan iyi çalıştı.
Translate from турецька to англійська
O, yeni plan üzerinde çalışıyor.
Translate from турецька to англійська
Plan konusunda onunla aynı fikirdeyim.
Translate from турецька to англійська
Plan hakkında düşünüyordum.
Translate from турецька to англійська
Plan değerlendirmeye değer.
Translate from турецька to англійська
Başkan yeni bir plan önerdi.
Translate from турецька to англійська
Ani bir plan değişikliği vardı.
Translate from турецька to англійська
Herkes plan hakkında bilmiyor.
Translate from турецька to англійська
O benimkine benzer bir plan önerdi.
Translate from турецька to англійська
Plan şimdiye kadar başarılıydı.
Translate from турецька to англійська
Okuldan sonra plan üzerinde konuşalım.
Translate from турецька to англійська
Hiç kimsenin plan hakkında sorusu yoktu.
Translate from турецька to англійська
Plan için hiç alternatifiniz var mı?
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin konserine gitmek için plan yapmıyor.
Translate from турецька to англійська
Plan, aktif vatandaşlık hakkında çok konuşuyor. Ama aktif ve tatbiki bir vatandaşlık olmalıdır.
Yeni plan hakkında onunla konuşmalıyım.
Daha iyi bir plan bulacağını ümit ediyorum.
Onlar düşmanı şaşkına çevirecek bir plan kurdular.
O bir plan.
O plan değil mi?
Böyle bir plan, birçok probleme yol açacak.
Sanırım o iyi bir plan.
Umarım bundan daha iyi bir plan bulabilirsin.
Planında ufak bir değişiklik oldu mu olmadı mı yoksa yeni bir plan mı hazırlıyorsun?
Plan işe yaramayacak.
İşte plan.
Plan neydi?
Akşam yemeği için plan yapma.
Akşam yemeği için plan yapmayın.
Bize yeni bir plan lazım.
Şu anda bir plan öneremem.
Plan ne kadar değiştirildi?
Karışmasaydın plan işe yarardı.
Bunun için plan yapmalıydık.
Tom bunun aptalca bir plan olduğunu düşündü.
Karışmasaydım da plan işlemeyecekti.
Yeni plan hakkında seninle aynı düşüncede değilim.
Çok yönlü bir arka plan var.
Yeni bir plan öne sürmeliyiz.
Yeni bir plan düşünelim.
Tom yeni bir plan üzerinde çalışıyor.
Tom onun aptalca bir plan olduğunu düşünüyordu.
Bu daha gerçekçi bir plan.
Plan yaptık.
Bu kötü bir plan.
Arka plan çok farklı galiba, hazır olun.
Bu plan dâhice.
Başarılı olmak için iyi bir plan yapmak zorundasın.
Bu plan denemeye değer.
Bir plan yapmak zorundayız.
Daha iyi bir plan düşünmeye çalışıyorum.
İyi bir plan yapma kapasitesi var.
Bu parlak bir plan.
Bu dâhice bir plan.
Plan başarısız oldu.
Şimdi plan ne?
Yeni plan hakkında onunla konuşmak zorundayım.
Kötü bir plan değil.
Bu mükemmel bir plan.
Bu basit bir plan.
Plan işe yaramaz mı diyorsun?
Bu harika bir plan.