Дізнайтеся, як використовувати söylenti у реченні турецька. Понад 77 ретельно відібраних прикладів.
Söylenti gerçek olamaz.
Translate from турецька to англійська
Söylenti gerçek oldu.
Translate from турецька to англійська
Şehirde bir söylenti dolaşıyordu.
Translate from турецька to англійська
Söylenti her tarafta yayıldı.
Translate from турецька to англійська
Medyanın onun sözleşmesi ile ilgili bir söylenti rüzgarı vardı ve hızlı geldi.
Translate from турецька to англійська
Bildiğim kadarıyla, söylenti doğru değildir.
Translate from турецька to англійська
Söylenti yanlış çıktı.
Translate from турецька to англійська
Söylenti gerçek çıktı.
Translate from турецька to англійська
Söylenti kısa sürede yayıldı.
Translate from турецька to англійська
Söylenti onun bir yankesici olduğunu söylüyor.
Translate from турецька to англійська
Onun istifa ettiğine dair bir söylenti var.
Translate from турецька to англійська
Onun istifa edeceği hakkında bir söylenti var.
Translate from турецька to англійська
Onun geçmişi hakkında her türlü söylenti yükseldi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin tutuklandığına dair bir söylenti duydu.
Translate from турецька to англійська
Söylenti Mary'nin boşanmak istemesi.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğru değildir.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğru olabilir.
Translate from турецька to англійська
O söylenti kısa sürede yayıldı.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğru olmalı.
Translate from турецька to англійська
Sanırım söylenti gerçek.
Translate from турецька to англійська
Bence bu söylenti gerçek.
Translate from турецька to англійська
Açıkça, söylenti doğru değildir.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğru olamaz.
Translate from турецька to англійська
Söylenti her yerde yayıldı.
Translate from турецька to англійська
Maalesef, söylenti gerçektir.
Translate from турецька to англійська
Söylenti hakkındaki gerçeği bulmaya çalıştı.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğru olabilir mi?
Translate from турецька to англійська
Söylenti ülke geneline yayıldı.
Translate from турецька to англійська
O söylenti doğru değil, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Az önce rahatsız edici bir söylenti duydum.
Translate from турецька to англійська
O, tamamen asılsız bir söylenti.
Translate from турецька to англійська
Onun evlendiğine dair bir söylenti var.
Translate from турецька to англійська
Bildiğim kadarıyla, söylenti doğru değil.
Translate from турецька to англійська
Şirketin iflas edeceği hakkında dolaşan bir söylenti var.
Translate from турецька to англійська
Bu bir söylenti.
Translate from турецька to англійська
İlginç bir söylenti duydum.
Translate from турецька to англійська
Söylenti onların Avustralya'ya gidiyor olmasıdır.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğru değil.
Translate from турецька to англійська
Bu sadece bir söylenti.
Translate from турецька to англійська
Mary'nin Tom'a vurulduğuna dair bir söylenti var.
Translate from турецька to англійська
Bildiğim kadarıyla söylenti doğru değil.
Translate from турецька to англійська
Söylenti daima gerçekten daha büyüktür.
Translate from турецька to англійська
Ne yazık ki söylenti doğru.
Translate from турецька to англійська
Ne yazık ki, o söylenti doğru.
Translate from турецька to англійська
Söylenti hızla yayıldı.
Translate from турецька to англійська
Bu muhtemelen sadece bir söylenti.
Translate from турецька to англійська
Söylenti doğrudur.
Translate from турецька to англійська
Tom'un gay olduğuna dair bir söylenti var.
Translate from турецька to англійська
Söylenti kasabanın her yerinde.
Translate from турецька to англійська
Söylenti şehrin her yerinde yayıldı.
Translate from турецька to англійська
Söylenti uçar.
Translate from турецька to англійська
Kızlar Mary hakkında birçok uydurma söylenti ve yalanlar yaydılar.
Translate from турецька to англійська
Bu söylenti tamamen asılsız.
Onun yeni bir iş bulduğu konusunda dolaşan bir söylenti var.
Boş ver. Sadece bir söylenti.
Mary gerçekten öldü mü? Yoksa bu bir söylenti mi?
Söylenti gerçeklere dayalı değildi.
Söylenti bir dereceye kadar doğru.
John ve Sue'nun evleneceğine dair bir söylenti var.
"Tom ve Mary'nin boşanıyor olduklarını duyuyorum" "O bir söylenti."
Söylenti çoktan yayıldı.
Söylenti temelsizdi.
Vadide altın bulunduğuna dair bir söylenti var.
Firmanın iflas edeceğine dair başka bir söylenti var.
Bir sürü söylenti vardı.
Bu sadece aptalca bir söylenti.
Söylenti çabuk biçimde yayıldı.
Söylenti hakkında duydun mu?
Bir söylenti dolaşıyor.
Tom'un Mary'yi sevdiğine dair dolaşan bir söylenti var.
Ortada ikinizin çıktığına dair dolaşan bir söylenti var.
Ortada ikinizin çıktığına dair bir söylenti dolaştığını biliyor muydun?
Bu söylenti için kesinlikle hiçbir gerçek yok.
Söylenti tamamen temelsizdi.
Söylenti doğru olabilir veya olmayabilir.
Tom ve Mary'nin evleneceği yönünde bir söylenti var.
O söylenti için bir gerçek var mı?