Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "sıkıca"

Дізнайтеся, як використовувати sıkıca у реченні турецька. Понад 64 ретельно відібраних прикладів.

O, kolumu sıkıca kavradı.
Translate from турецька to англійська

O kolunu sıkıca kavradı.
Translate from турецька to англійська

O, elimden sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

O, elimi kavradı ve onu sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

O onu sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

Ben ona sıkıca sarıldım.
Translate from турецька to англійська

O, dalı sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

İpi sıkıca tuttum böylece düşmedim.
Translate from турецька to англійська

O, onun arkasından kapıyı sıkıca kapattı.
Translate from турецька to англійська

O, onu sıkıca tuttu ve gitmesine asla izin vermedi.
Translate from турецька to англійська

O, sıkıca elime tutundu.
Translate from турецька to англійська

Tenis raketini sıkıca kavradı.
Translate from турецька to англійська

Dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı.
Translate from турецька to англійська

Onu sıkıca tuttu ve hiç bırakmak istemedi.
Translate from турецька to англійська

Beni sıkıca kucakladı.
Translate from турецька to англійська

Birbirlerine sıkıca sarıldılar.
Translate from турецька to англійська

Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Translate from турецька to англійська

Beni öldürene kadar sıkıca kucakladın.
Translate from турецька to англійська

Taze su çeşmeden doldurulduktan sonra kapağı sıkıca kapatıldı.
Translate from турецька to англійська

Bisikletin pedallarına sıkıca asılıyordu.
Translate from турецька to англійська

Ben ona sıkıca sarılıp ağladım.
Translate from турецька to англійська

Tom Mary'yi kollarında sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

Tom gözlerini sıkıca kapattı.
Translate from турецька to англійська

Tom'un elleri sıkıca yumruk haline getirildi.
Translate from турецька to англійська

Kapı sıkıca kapalı.
Translate from турецька to англійська

Gitmeden önce kapıyı sıkıca kapatın.
Translate from турецька to англійська

Tom Mary'ye sıkıca sarıldı.
Translate from турецька to англійська

Tom Mary'yi sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

Tom'a sıkıca sarıldım.
Translate from турецька to англійська

İpe sıkıca tutunarak karaya güvenli bir şekilde geldim.
Translate from турецька to англійська

Mary kollarını sıkıca göğsüne sardı.
Translate from турецька to англійська

Tom Mary'ye sıkıca sarıldı ve onun gitmesine asla izin vermek istemedi.
Translate from турецька to англійська

O, elimi sıkıca tuttu ve bıraktı.
Translate from турецька to англійська

Linda, Dan'ın onu sıkıca kucaklamasını istedi.
Translate from турецька to англійська

O genellikle sıkıca kapalı kapılar ardında çalışır.
Translate from турецька to англійська

O ellerini sıkıca kulakları üzerinde tuttu.
Translate from турецька to англійська

Tırabzanı sıkıca tutun.
Translate from турецька to англійська

Onların hikayeleri sıkıca birbirine geçer.
Translate from турецька to англійська

Düşmemek için ipe sıkıca sarıldım.
Translate from турецька to англійська

Lütfen sıkıca ısır.
Translate from турецька to англійська

Küçük çocuk caddeyi geçerken annesinin elini sıkıca tuttu.
Translate from турецька to англійська

Mary bana sıkıca sarıldı ve yanağımdan öptü.
Translate from турецька to англійська

Onlar battaniyelerin altında sıkıca sarınıp yattılar.

Tom ve Mary sıkıca sarıldılar.

Tom kollarını Mary'nin etrafına koydu ve ona sıkıca sarıldı.

Sıkıca-örülmüş halılar genellikle daha değerlidir.

O sıkıca benim elimi tuttu.

Tom Mary'nin ellerini aldı, ve onları sıkıca tuttuç

Sıkıca vidalayın.

İki parça birlikte sıkıca yapıştırıldı.

Tom Mary'nin kolunu sıkıca tuttu.

Halatı sıkıca tutun.

Sıkıca tutunmaya çalış.

Bunu sıkıca tutmaya çalış.

Her iki ayağını da yerde sıkıca tut.

Tom ve ben sıkıca sarıldık.

Tom elimi sıkıca tuttu.

Artık öyle bir yaşa geldim ki, hayatı oyun olarak algılamıyorum. Bugün hayallerimi daha sessiz, daha bilinçli ve daha dikkatli kuruyorum. Eğer insanlar duygularıma saygı göstermiyor ve dikkat etmiyorlarsa, onlara yol vereceğim. Yalan yanlış Dostluklar için dilenmeyeceğim ve onlara sıkıca tutunmayacağım. Artık başkalarının bir karara varmalarını beklemeyeceğim, aksine kendi kararlarımı vereceğim. Çok şeye sahip değilim ama bir yüreğim, duygularım ve gururum var.

Tom, Mary'ye sıkıca sarıldı ve bir öpücük verdi.

Bana sıkıca sarıl.

Pencereleri sıkıca kapat lütfen.

Gel de şöyle her şey geçecekmiş gibi bir sıkıca sarılayım sana.

Birbirimizi sıkıca tuttuk.

Halatı sıkıca tut.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська