Дізнайтеся, як використовувати sırrını у реченні турецька. Понад 74 ретельно відібраних прикладів.
Tom Mary'ye en gizli sırrını fısıldadı.
Translate from турецька to англійська
Tom sırrını Mary'ye söylemedi.
Translate from турецька to англійська
O bana sırrını söyledi.
Translate from турецька to англійська
O, onun sırrını açığa çıkarmadı.
Translate from турецька to англійська
O, sırrını açığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
O, bana sırrını söylemedi.
Translate from турецька to англійська
O, sırrını bize açıkladı.
Translate from турецька to англійська
Onun sırrını öğrenmeye meraklıydı.
Translate from турецька to англійська
Onun sırrını ortaya çıkarmakla tehdit ettim.
Translate from турецька to англійська
Bana sırrını söylemedi.
Translate from турецька to англійська
Onun sırrını arkadaşlarına söyledi.
Translate from турецька to англійська
Sırrını açığa çıkarmak istemiyordu.
Translate from турецька to англійська
Sırrını gizleyeceğim.
Translate from турецька to англійська
Sanırım Tom'un sırrını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sırrını biliyor musun?
Translate from турецька to англійська
İyi reçel yapma sırrını anlatır mısın bana lütfen.
Translate from турецька to англійська
O, arkadaşlarına sırrını anlattı.
Translate from турецька to англійська
Onun sırrını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Senin sırrını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Ölümsüzlüğün sırrını bulsaydım onu kendime saklardım.
Translate from турецька to англійська
Tom sırrını bana anlattı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sırrını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Senin bir sırrını öğrendim.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin sırrını biliyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom hayatın sırrını keşfetti ama bana anlatmayacak.
Translate from турецька to англійська
Sırrını benimle paylaş.
Translate from турецька to англійська
Tom bana Mary'nin sırrını söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom bana Mary'nin sırrını söylemedi.
Translate from турецька to англійська
Tom bana sırrını söyledi.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'ye sırrını anlattı.
Translate from турецька to англійська
Tom senin sırrını biliyor.
Translate from турецька to англійська
Uzun bir yaşamın sırrını biliyor musun?
Translate from турецька to англійська
O, onun sırrını biliyordu.
Translate from турецька to англійська
"Ne söylediklerimi dinlemiyorsan Tom, sırrını herkese derim!" "Ha? Ne sırrı?"
Translate from турецька to англійська
"Söylediklerimi dinlemezsen Tom, sırrını herkese anlatırım!" "Ha? Ne sırrı?"
Translate from турецька to англійська
Tom onun sırrını açığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sırrını keşfettim.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin sırrını bildiğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
Onun sırrını keşfettim.
Translate from турецька to англійська
Ben onun sırrını buldum.
Translate from турецька to англійська
Tom bana sırrını söylemedi.
Translate from турецька to англійська
Tom bize sırrını söyledi.
Translate from турецька to англійська
Ben senin sırrını zaten biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Onun sırrını biliyordu.
Translate from турецька to англійська
Bir kadına sırrını güven ama onu dilini kesip kopar!
Translate from турецька to англійська
Ben senin kirli küçük sırrını buldum.
Translate from турецька to англійська
Senin sırrını saklarsam bana gerçeği anlatır mısın?
Translate from турецька to англійська
Senin sırrını başka kim biliyor?
Translate from турецька to англійська
Onun bu ani başarısının sırrını bilmiyorum.
Translate from турецька to англійська
Kadın bana sırrını açıkladı.
Translate from турецька to англійська
Fadıl karanlık sırrını açıkladı.
Translate from турецька to англійська
Tom sırrını paylaşmak istemedi.
Translate from турецька to англійська
Tom kendi sırrını açıklamadı.
Translate from турецька to англійська
Tom sırrını ifşa etmedi.
Sami ve Leyla aile sırrını korumak için her şeyi yaptılar.
Sami sırrını otuz yıldan fazla saklı tuttu.
Tom bana herkesin bilmediği sırrını açıklamadı.
Mary'nin sırrını Tom'a söylemedim.
Sami kendinin kirli küçük sırrını gözler önüne serdi.
Sami artık kirli küçük sırrını gizleyemezdi.
Sami kendi özel sırrını Leyla ile paylaştı.
Tom, Mary'nin korkunç sırrını keşfetti.
Allah onun sırrını yüceltsin.
Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
Kaleme bile sırrını verme. Gider kağıda yazar.
Sırrını bilen yalnızca ben değilim.
Sırrını tek bilen ben değilim.
Sırrını biliyorum.
Artık sırrını biliyorum.
Sırrını ifşa et!
Kimse sırrını bilmiyor.
Tom senin sırrını biliyordu.
Bunun sırrını anlamak zorundayım.
Onun sırrını saklamadı.