Дізнайтеся, як використовувати sırtını у реченні турецька. Понад 60 ретельно відібраних прикладів.
Kedi sırtını kabarttı.
Translate from турецька to англійська
Muhtaç arkadaşlarına asla sırtını dönmez.
Translate from турецька to англійська
Jane ağaca sırtını dayamış bekliyordu.
Translate from турецька to англійська
O, sırtını eğdi.
Translate from турецька to англійська
Mary sırtını bize döner.
Translate from турецька to англійська
Sırtını duvara dayamış duruyordu.
Translate from турецька to англійська
Kız adama sırtını döndü.
Translate from турецька to англійська
Mary tenis oynarken sırtını yaraladı.
Translate from турецька to англійська
Anne hasta çocuğun sırtını ovaladı.
Translate from турецька to англійська
Sırtını Tom'a dönme.
Translate from турецька to англійська
Tom oğlunun sırtını okşadı.
Translate from турецька to англійська
Tom sırtını incittiğini söylüyor.
Translate from турецька to англійська
Hey, sırtını bana dönme.
Translate from турецька to англійська
Patty plajda sırtını güneşe maruz bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Bu yüzden mi ona sırtını dönüyorsun?
Translate from турецька to англійська
Sırtını incittin mi?
Translate from турецька to англійська
Seç hiç sırtını Japonya'da yapılmış bir sırt kaşıyıcı ile kaşıdın mı?
Translate from турецька to англійська
Tom'un sırtını alkol ile ovun.
Translate from турецька to англійська
O sandalye sırtını acıtıyor mu?
Translate from турецька to англійська
Tom sırtını bara dayadı.
Translate from турецька to англійська
Asla sırtını Tom'a dönme.
Translate from турецька to англійська
Sırtını nasıl incittin?
Translate from турецька to англійська
Tom tenis oynarken sırtını incitti.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin sırtını sıvazladı.
Translate from турецька to англійська
Onun sırtını kaşıma ve tırnaklarını yeme alışkanlığı vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom onlara sırtını döndü ve odayı terk etti.
Translate from турецька to англійська
Tom senin sırtını incittiğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
Bir lastik sırtını kaybederse, yeni bir tane alma zamanıdır.
Translate from турецька to англійська
O, kaşlarını çattı ve sırtını döndü.
Translate from турецька to англійська
O, eski geleneğe sırtını döndü.
Translate from турецька to англійська
Tom sırt kaşıyıcısı ile sırtını kaşıdı.
Translate from турецька to англійська
Mary sırtını Tom'a döndü.
Translate from турецька to англійська
O sırtını Tom'a döndü.
Translate from турецька to англійська
Sosyoloğun sırtını kaşıma alışkanlığı var.
Translate from турецька to англійська
Eğer hayat sırtını sana dönerse...
Translate from турецька to англійська
O onun sırtını sıvazladı.
Translate from турецька to англійська
Ben onların sırtını kaşımam.
Translate from турецька to англійська
O, eski geleneklere sırtını döndü.
Translate from турецька to англійська
Kendi sırtını göremezsin.
Translate from турецька to англійська
Tom, geçmişine ve ailesine sırtını döndü ve yeni bir hayata başladı.
Translate from турецька to англійська
O ağlarken Tom'un sırtını okşadım.
Translate from турецька to англійська
Tom uyuduğu zaman sırtını dayamak için bir yastık kullanır.
Translate from турецька to англійська
Başkan penceresine sırtını dönerek sandalyede oturuyordu.
Translate from турецька to англійська
Bana sırtını göster.
Translate from турецька to англійська
Otururken sırtını duvara yasladığını fark ettim.
Translate from турецька to англійська
Sami, Rab'be sırtını çevirdi.
Translate from турецька to англійська
Tom sırtını zorladı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sırtını dayayabileceği kimsesi yoktu.
Translate from турецька to англійська
Tom sırtını döndü.
Translate from турецька to англійська
O bana sırtını döndü.
Translate from турецька to англійська
Sırtını düz tut!
Translate from турецька to англійська
Her tuğladan duvar olmaz, bunu sırtını yaslayınca anlayacaksın.
Translate from турецька to англійська
Seni insan gibi değil de imkan gibi görene sırtını dön.
Sırtını keselememi ister misin?
Kalbi çirkin insanlara sırtını ezberlet.
Onun sırtını kimse kolay kolay yere getiremez.
Tom ağır bir şey kaldırırken sırtını incitti.
Anneannem sırtını incitti.
Babaannem sırtını incitti.
Ninem sırtını incitti.