Дізнайтеся, як використовувати sarışın у реченні турецька. Понад 45 ретельно відібраних прикладів.
Tanıdığım iki tane Wieńczysława var. Esmer olanı işyerinde çalışıyor. Öteki sarışın olanı ise okulumuzda bir öğrenci.
Translate from турецька to англійська
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?
Translate from турецька to англійська
O, sarışın bir kız.
Translate from турецька to англійська
O, aptal bir sarışın.
Translate from турецька to англійська
O sarışın bir kız.
Translate from турецька to англійська
Bir TV kanalında sarışın, bir TV kanalında esmer var.
Translate from турецька to англійська
Tom bir sarışın.
Translate from турецька to англійська
Eskiden sarışın ve yanık tenli olduğuna inanamıyorum.
Translate from турецька to англійська
Bu uzun boylu sarışın adam kim?
Translate from турецька to англійська
O sarışın ve zayıf.
Translate from турецька to англійська
Karın sarışın mı yoksa esmer mi?
Translate from турецька to англійська
Gerçekten bir sarışın mısın?
Translate from турецька to англійська
Tom sarışın.
Translate from турецька to англійська
Erkek kardeşi esmer olduğunda onun nasıl bu kadar sarışın olduğunu anlayamıyorum.
Translate from турецька to англійська
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.
Translate from турецька to англійська
Doğal bir sarışın mısın?
Translate from турецька to англійська
Mary gerçek bir sarışın mı?
Translate from турецька to англійська
Güzel sarışın plajda güneşleniyordu.
Translate from турецька to англійська
O gerçek bir sarışın mı?
Translate from турецька to англійська
"Mary sarışın mı?" "Hayır, o esmer."
Translate from турецька to англійська
Onlar sarışın renkte idiler.
Translate from турецька to англійська
O sarışın.
Translate from турецька to англійська
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.
Translate from турецька to англійська
Sarışın kızın gerçekten güzel bir göğüs dekoltesi var.
Translate from турецька to англійська
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.
Translate from турецька to англійська
O mavi gözlü, uzun boylu, heykel gibi sarışın.
Translate from турецька to англійська
Öğretmenin genç kızı büyük mavi gözlü sarışın bir güzeldi.
Translate from турецька to англійська
Bozhena oldukça sarışın; o bizim okuldaki en güzel kızdır.
Translate from турецька to англійська
Sen doğal olarak sarışın mısın?
Translate from турецька to англійська
Bir zamanlar sarışın bir prensese aşık olan şişman, çirkin bir köylü vardı. Bir gün, Prenses çirkin, şişman köylüyü öptü ve o büyüyle ince, yakışıklı bir prense dönüştü. Sonunda o bu şekilde onu gördü. Sonunda bu şekilde hissetti.
Translate from турецька to англійська
Maria sarışın biridir.
Translate from турецька to англійська
Maria sarışın olan.
Translate from турецька to англійська
Sarışın olan Maria.
Translate from турецька to англійська
Kızım sarışın.
Translate from турецька to англійська
Mary sarışın saçlı oğlana aşık.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'nin doğuştan sarışın olmadığını düşündü.
Translate from турецька to англійська
Üç sevgilim vardı: ilki sarışın, ikincisi esmer, üçüncüsü kızıl saçlıydı.
Translate from турецька to англійська
Duvara çarpan arabanın şoförü sarışın bir kadındı.
Translate from турецька to англійська
Yeşil giyinmiş uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biri biliyor mu?
Translate from турецька to англійська
Tom sarışın, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Tom'un karısı sarışın.
Translate from турецька to англійська
Tom sarışın ve yeşil gözlü.
Translate from турецька to англійська
"O kız nereli?" "Hangisi?" "Sarışın olan." "İsveçli."
Translate from турецька to англійська
Tom'un sarışın olduğunu biliyorum.
Translate from турецька to англійська
İstasyonda bizi iki beyefendi bekliyordu. Biri meraklı ve keskin bakışlara sahip açık mavi gözleri ve aslan yelesini andıran saçı sakalı ile sarışın, uzun boylu; diğeri ise çenesine doğru uzayan favorileri, giydiği frak ve tozluğuyla düzgün ve zarif görünen, gözlüklü, etrafı süzen ufak tefek biriydi.