Дізнайтеся, як використовувати savunma у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
O, böyle bir savunma istemedi.
Translate from турецька to англійська
Bu bilgi savunma için önemsizdir.
Translate from турецька to англійська
Saldırı en iyi savunma şeklidir.
Translate from турецька to англійська
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.
Translate from турецька to англійська
En etkili savunma taarruzdur.
Translate from турецька to англійська
O savunma avukatına güvendi.
Translate from турецька to англійська
O doğal savunma stili egzersizi yaptı.
Translate from турецька to англійська
Tom bir suç savunma avukatı olmak istiyordu.
Translate from турецька to англійська
Erkek bir kule savunma oyunu oynuyor.
Translate from турецька to англійська
Beklenmedik bir saldırıya karşı savunma yoktur.
Translate from турецька to англійська
Her insanın kendini savunma hakkı var.
Translate from турецька to англійська
Rusya'nın savunma bakanlığı, gönüllülerden oluşacak birkaç rezerv ordusu oluşturma projesi üzerinde çalışıyor.
Translate from турецька to англійська
Tom, mahkemede kendini savunma konusunda daha çok toydu.
Translate from турецька to англійська
En iyi savunma iyi bir saldırıdır.
Translate from турецька to англійська
Kendimi savunma hakkına sahibim.
Translate from турецька to англійська
Kendimi savunma hakkım var.
Translate from турецька to англійська
Benim kendimi savunma hakkım var.
Translate from турецька to англійська
O sadece iyi bir vuruşçu değil fakat aynı zamanda harika bir savunma.
Translate from турецька to англійська
Futbol takımımız iyi savunma yaptı.
Translate from турецька to англійська
Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.
Translate from турецька to англійська
Yasayı bilmemek bir savunma gerekçesi olarak kabul edilmez.
Translate from турецька to англійська
Savunma avukatı doğru sorular sormadı.
Translate from турецька to англійська
Savunma dinlenir.
Translate from турецька to англійська
Birçokları, savunma bütçesindeki kesintilerin ordunun etkinliğini baltalayacağından korkuyorlar.
Translate from турецька to англійська
Savunma avukatı hemen itiraz etti.
Translate from турецька to англійська
Karate silahsız bir savunma sanatıdır.
Translate from турецька to англійська
Savunma avukatı karardan memnundu.
Translate from турецька to англійська
İnsanların kendilerini savunma hakları vardır.
Translate from турецька to англійська
Mary kendini savunma dersi aldı.
Translate from турецька to англійська
Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır.
Translate from турецька to англійська
Ateş, vücudun savunma mekanizmalarından biridir.
Translate from турецька to англійська
İnkar, en güçlü insan savunma mekanizmalarından biridir.
Translate from турецька to англійська
Neden Japonya Savunma Ajansı Japon Savunma Bakanlığı'na yükseltildi?
Translate from турецька to англійська
Bir savunma pazarlık söz konusu değildir.
Translate from турецька to англійська
Önemli miktarda para ulusal savunma için tahsis edilmiştir.
Translate from турецька to англійська
Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.
Translate from турецька to англійська
O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.
Translate from турецька to англійська
Polis, Dan'in kendini savunma sınırları içinde hareket ettiğini tespit etti.
Translate from турецька to англійська
Tom polise Mary'yi kendini savunma amacıyla vurduğunu söyledi.
Translate from турецька to англійська
Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; Yerinde olsam şahsen bunu kabul etmezdim.
Translate from турецька to англійська
O savunma değil.
Translate from турецька to англійська
Fadil'i savunma.
Translate from турецька to англійська
Fadıl'ın savunma ekibi sürpriz bir hamle yaptı.
Translate from турецька to англійська
Tom kendini savunma hakkına sahiptir
Tom'un kendini savunma hakkı var.
Tom kendini savunma hakkına sahipti.
Tom'un kendini savunma hakkı vardı.
Tom'un kendini savunma şansı yoktu.
Öfke bir savunma mekanizmasıdır.
Savunma kefalet istedi.
Bir ceza savunma avukatı tutmanız gerekir.
Tom savunma dersi aldı.
Tom ve benim kendimizi savunma hakkımız var.
Sami Bekir, Leyla'nın savunma avukatıdır.
Sami'nin savunma stratejisi işe yaradı.
Tom bir savunma avukatıdır.
Sami iyi bir savunma takımı tuttu.
Savunma son anda ayak koydu.
Anadoluspor golden sonra savunma güvenliğini öne alıp, alan daraltmaya çalıştı.
Ali sol kanattan ortaladı, savunma uzaklaştırdı.
Anadoluspor bu maç savunma güvenliğini elden bırakmadı.
Anadoluspor Yıldızspor karşısına farklı bir savunma kurgusuyla çıktı.
Savunma vurdurmadı.
Savunma geçit vermedi.
Yıldızspor risk alıp savunma arkasında boşluk bırakmaya başladı.
Anadoluspor'da savunma kurgusu değişmeli.
Ali, Yıldızspor maçı öncesi Mehmet'in yokluğunda savunma kurgusunu belirlemeye çalışıyor.
Doğuda, Erzurum'da ve Elazığ'da, genel merkezi İstanbul'da olmak üzere Doğu İlleri Ulusal Hakları Savunma Derneği kurulmuştu.
Dahası, Milli Savunma Bakanı olan Şakir Paşa bu yönergeyi okuduktan sonra imzalamaktan çekinmiş, anlaşılır anlaşılmaz bir biçimde mührünü basmıştır.
Türkiye'nin hava savunma sistemi alması Amerika'ya niye dert oluyor?
Yıldızspor'un savunma göbeği zayıf.
2016 tarihli bir Savunma Bakanlığı raporunda, genç Amerikalıların yaklaşık dörtte üçünün Amerika’nın ordusunda hizmet etmeye uygun olmadığı tespit edildi.
Sami eski bir savunma avukatıdır.
Ali savunma sanayiine meraklıdır.
Ali savunma sanayisine ilgi duyar.
Mary, İsrail'in savunma hattında görev aldı.
Meşru savunma yasaklanmamıştır.
En iyi savunma saldırıdır.
Bruce Lee bir savunma sanatları ustasıdır.
Savunma harcamalarının da kısılması planlanıyor.
Savunma en güçlü unsur.
Boskovski'nin savunma ekibi henüz teyid edilmedi.
Savunma makamı karara itiraz edeceğini belirtti.
Ancak mahkemede sessiz savunma yapmayı seçti.
Artık sadece bir savunma kurumu var.
Savunma reformu, Makedonya için güçlü bir koz.
Sırbistan savunma bakanı Bağdat'ı ziyaret etti.
Savunma az adamla yakalandı.
Satrançta, atağın düzenli koordinasyonu ve savunma güçleri son derece önemlidir.
Savunma çizgi hâlinde yakalandı.
Anadoluspor savunma derinliği olan bir takım.
Düşmanın savunma hatlarını yarmaya çalıştık.
Yabancılar, futbol kulüpleri gibi stratejik önemi olmayan çerez sektörlerdeki markaları Körfez'e iteleyip adamların petrodolarlarını sağarken, bizim aklıevveller telekom ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerden satış yapıyor.
Ukrayna'daki savaşın Avrupa'nın savunma harcamalarını ciddi biçimde artırıp enerjide alternatif pazarlara yöneltmesinden Amerikan ekonomisi faydalanacak.
Filistin, tartışılmaz bir şekilde topraklarını savunma hakkına sahiptir.
Sayısız ülke Filistinlilerin kendilerini savunma hakkını tanıyor.
"Filistinlilerin kendilerini savunma hakkına sahip olduklarına katılıyor musunuz?" "Kesinlikle."
Filistinlilerin kendilerini savunma hakkına sahip olduklarında ısrar ediyoruz.
Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; yerinde olsam bunu kişisel algılamazdım.
Bazen kişinin içinde bulunduğu pozisyonu haklı bir şekilde savunma çabası, inatçılıkla karıştırılabilir.