Дізнайтеся, як використовувати sinema у реченні турецька. Понад 59 ретельно відібраних прикладів.
Burada çok az dükkan var ve sinema berbat.
Translate from турецька to англійська
Ben bir sinema fanatiğiyim.
Translate from турецька to англійська
O, sinema biletini kaybetti.
Translate from турецька to англійська
Ben sinema meraklısıyım.
Translate from турецька to англійська
O sinema biletini kaybetti.
Translate from турецька to англійська
Sinema bir endüstridir.
Translate from турецька to англійська
Amcamız bize sinema biletleri aldı.
Translate from турецька to англійська
Kasabada eski bir sinema salonu var.
Translate from турецька to англійська
Buraya yakın hiç sinema var mı?
Translate from турецька to англійська
Sinema insanlarla doluydu.
Translate from турецька to англійська
Bu şehirde bir sürü sinema var.
Translate from турецька to англійська
O sinema her zaman iyi filmler gösterir.
Translate from турецька to англійська
O şarkı bana ünlü bir sinema oyuncusunu hatırlatır.
Translate from турецька to англійська
Biz sinema salonunda filmin başlamasını bekledik.
Translate from турецька to англійська
Jim kızgın çünkü sinema randevusu gerçekleşmedi ve yağmurda onu bekleyerek bir saat geçirdi.
Translate from турецька to англійська
Sinema hangi akşam ben de gelmek isterim.
Translate from турецька to англійська
Babam mı? O, kütüphane, sinema ve tiyatroya gider. Çok aktiftir.
Translate from турецька to англійська
O, büyük sinema güzelliklerinden biri olan Ingrid Bergman'a şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır,
Translate from турецька to англійська
Sinema full dolu.
Translate from турецька to англійська
Bu civarda hiç sinema var mı?
Translate from турецька to англійська
Buralarda hiç sinema var mı?
Translate from турецька to англійська
Bu yeni bir sinema salonu.
Translate from турецька to англійська
Sinema sektöründe daha çok ilerlememiz gerek.
Translate from турецька to англійська
Sinema istasyona yakın mı?
Translate from турецька to англійська
Tom sessiz sinema oyunu oynamada iyi değil.
Translate from турецька to англійська
Kasabadaki en eski sinema salonu şu an yıkılıyor.
Translate from турецька to англійська
O çok ucuz bir sinema bileti aldı.
Translate from турецька to англійська
Sinema biletleri alıyoruz.
Translate from турецька to англійська
Bu şehirde birkaç sinema var.
Translate from турецька to англійська
Kentte yalnızca bir tane sinema vardı.
Translate from турецька to англійська
Bu salon bir sinema değil ama burada bir film yansıtabilirsiniz.
Translate from турецька to англійська
Sinema salonunda aniden bir yangın patlak verdi.
Translate from турецька to англійська
Biz sinema biletleri alıyoruz.
Translate from турецька to англійська
Bir sinema bileti kaça mal olur?
Translate from турецька to англійська
Bir sinema bileti kaç para?
Translate from турецька to англійська
Zaten sinema salonunun önünde bir sırada bekleyen bir sürü insan vardı.
Translate from турецька to англійська
Konser bileti, sinema biletinden daha pahalıdır.
Translate from турецька to англійська
Sinema filmi için yeni bir afiş tasarlamak zorundayım.
Translate from турецька to англійська
Sinema salonu boştu.
Translate from турецька to англійська
Bu civarda bir sinema var mı?
Translate from турецька to англійська
"Superman" bu ay sinema salonlarında çıkacak.
Translate from турецька to англійська
Burada sinema salonlarımız yok.
Translate from турецька to англійська
Sinema salonları her pazartesi ve çarşamba indirim yaparlar.
Translate from турецька to англійська
Film izlemek için haftada kaç kez sinema salonuna gidiyorsunuz?
Translate from турецька to англійська
Sami bir sinema salonu tarafından işe alındı.
Translate from турецька to англійська
Sinema salonu doluydu.
Translate from турецька to англійська
Türk tiyatro ve sinema sanatçısı Yıldız Kenter, bugün 91 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Translate from турецька to англійська
Sinema sektöründe çalışıyor.
Romanya'da faal durumda sadece otuz sinema var.
Bulgaristan'ın en büyük sinema etkinliği olan on iki.
Bir sinema ve televizyon ünlüsü bile oldu.
Sinema tek altenatif değil.
Ben bir sinema aşığıyım.
Sinema henüz açılmamıştı.
Sinema salonu henüz açılmamıştı.
Sinema henüz açık değildi.
Sinema filmlerini seviyorum.
Sinema çok hoşuma gidiyor.
Konser bileti, sinema biletinden daha pahalı.