Дізнайтеся, як використовувати suda у реченні турецька. Понад 83 ретельно відібраних прикладів.
O küçük bir tekne ile suda ilerliyor.
Translate from турецька to англійська
Balıklar suda yaşar.
Translate from турецька to англійська
Havadan gelen oksijen suda çözülür.
Translate from турецька to англійська
Buz gibi suda yüzmeyi denemesi çılgınlıktı.
Translate from турецька to англійська
O balık tatlı suda yaşar.
Translate from турецька to англійська
Suda bir gecede ıslanmış elbiseler ağırdılar.
Translate from турецька to англійська
Yüzmeyi çok iyi bilmediğim için, boyumu aşan suda yüzmekten sakınırım.
Translate from турецька to англійська
Yağ suda yüzer.
Translate from турецька to англійська
Şeker suda çözünür.
Translate from турецька to англійська
Balığın suda su sıçrattığını gördük.
Translate from турецька to англійська
Sığ suda dalmak tehlikeli.
Translate from турецька to англійська
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşar.
Translate from турецька to англійська
Balıklar suda yüzer.
Translate from турецька to англійська
Seni bir kaşık suda boğasım var.
Translate from турецька to англійська
Elim ılık suda.
Translate from турецька to англійська
Bu, suda çözünmez.
Translate from турецька to англійська
Orada suda bir kuğu var.
Translate from турецька to англійська
Şeker, sıcak suda erir.
Translate from турецька to англійська
Bir bardak suda boğuluyorsunuz.
Translate from турецька to англійська
Yağın özelliklerinden biri suda yüzmemesidir.
Translate from турецька to англійська
Soğuk suda yüzebilirim.
Translate from турецька to англійська
Petrolün suda yüzdüğünü bilmiyor muydun?
Translate from турецька to англійська
Bir bardak suda fırtına koparır.
Translate from турецька to англійська
Onları tuzlu suda yıkadık.
Translate from турецька to англійська
Bir kaşık suda fırtına!
Translate from турецька to англійська
Kimileri, bir bardak suda fırtına kopararak, yersiz gerginlikler meydana getirir.
Translate from турецька to англійська
Suluboya tablo suda çözünen boyalarla yapılmış bir tablodur.
Translate from турецька to англійська
Yüzme öğrenmek için öncelikle suda yürümeyi öğrenmelisin.
Translate from турецька to англійська
Pudra suda çözünür.
Translate from турецька to англійська
Suda 1/10 oranında seyreltilmiş idrar mükemmel bir gübredir.
Translate from турецька to англійська
Tom onu çok sıcak olan suda yıkayarak en sevdiği gömleğini mahvetti.
Translate from турецька to англійська
Tom ayakları suda iskelede oturdu.
Translate from турецька to англійська
Foklar karada sakar ve hantal, suda ise çok zariftir.
Translate from турецька to англійська
Yüzücüler dikkat! Suda çok uzun kalmayın. Oranın aralık ayında donduğunu hatırlayın.
Translate from турецька to англійська
Gümüş klorür tamamen suda çözünür değil.
Translate from турецька to англійська
"Suda yayılır, karada bayılır." "Balık."
Translate from турецька to англійська
Güneş eski yelkenlinin önündeki suda parlıyordu.
Translate from турецька to англійська
Buz, suda eridi.
Translate from турецька to англійська
O dondurucu suda yüzmeye çalışmak onun çılgınlığıydı.
Translate from турецька to англійська
Suda kan var.
Translate from турецька to англійська
Suda bir yılan balığı var.
Translate from турецька to англійська
Ve sonra insanoğlunun suda yaşayamadığını hatırladı.
Translate from турецька to англійська
Ben tuzlu suda yüzmekten hoşlanırım.
Translate from турецька to англійська
Suda boğulmayla ilgili bu rüyayı görüp duruyorum.
Translate from турецька to англійська
Ben suda yaşayamam. Ben balık değilim.
Translate from турецька to англійська
Yüzme suda uygulanan bir spordur.
Translate from турецька to англійська
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşamaktadır.
Translate from турецька to англійська
Toz suda çözünür.
Translate from турецька to англійська
"Suda bir köpekbalığı var "diye fısıldadı.
Translate from турецька to англійська
Suda yürüyebilen birini tanıyorum.
Çocuk nasıl yüzeceğini biliyor bu yüzden suda boğulmayacak.
Bir elma suda yüzer ama bir armut yüzmez.
Bu suda yüzme.
Şeker sıcak suda çözülür.
Eğer bitkiler ve taşlar suda ise o zaman bu olur: bitkiler yüzer ve kayalar batar.
Çocuk çamurlu suda yürüdü.
Hapı suda kolayca erit ve iç.
Suda yüzen balığı görebiliyor musun?
Suda ahşap yüzecektir ve taş batacaktır.
Yumurta sıcak suda pişmeyecek.
Yanmış parmağı akan suda soğut.
Japonlar uyumaya gitmeden önce sıcak suda sırılsıklam olmayı severler.
Balık suda değil.
Bir bardak suda fırtına koparıyorsun.
Bir elma suda yüzecektir, bir armut yüzmeyecektir.
Bu akıntılı suda yüzmek çok risklidir.
Tom suda parlak bir şey gördü.
Bu süngeri suda ıslat.
Fok balıkları karada sakar ve gariptir, ancak suda çok zariftir.
Suda yüzen bazı küçük balıkları görebiliyorum.
Sonar suda "görmek" için ses dalgalarını kullanır.
Ali fırsat bulsa beni bir kaşık suda boğar.
Tom bana suda taş sektirmeyi öğretti.
Tuz suda çözünür.
Suda yürüyordu.
Suda sırtüstü yatabilir misin?
Suda batmadan durmayı bana öğretir misin?
Bu balığın tatlı suda yaşadığını düşünüyorum.
Suda garip bir tat var.
Bu balık tatlı suda yaşar.
Eğer suda parlak bir şey görsen şanslı olurdun.
Bir bardak suda fırtına.
Balıklar suda yüzerler.