Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "tepe"

Дізнайтеся, як використовувати tepe у реченні турецька. Понад 30 ретельно відібраних прикладів.

Tepe tamamen karla kaplıydı.
Translate from турецька to англійська

Tepe karla kaplı olurdu.
Translate from турецька to англійська

Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.
Translate from турецька to англійська

Tepe her zaman yeşildir.
Translate from турецька to англійська

Otel bir tepe üzerinde duruyor.
Translate from турецька to англійська

Eski kale tepe üzerinde duruyor.
Translate from турецька to англійська

Komşunun çocuğu bir ağaçtan tepe üstü düştü.
Translate from турецька to англійська

Evim bir tepe üstündedir.
Translate from турецька to англійська

Benim evim bir tepe üzerindedir.
Translate from турецька to англійська

Tepe karla kaplanmıştı.
Translate from турецька to англійська

Tom tepe ışığını kapattı.
Translate from турецька to англійська

Toplumun hemen her kesiminde olduğu gibi, üniversitelerin tepe yönetimindeki kadın sayısı da çok az.
Translate from турецька to англійська

Tepe ortada, ağaçsız.
Translate from турецька to англійська

Nehir ve tepe arasında bir köy var.
Translate from турецька to англійська

Okul tepe üzerindedir.
Translate from турецька to англійська

Babam ve arkadaşı bir sonraki tepe üzerinde mısır ekecek.
Translate from турецька to англійська

Tepe buradan alçak görünüyor.
Translate from турецька to англійська

Tepe üzerinde birçok maymun bulunur.
Translate from турецька to англійська

Evim bir tepe üzerinde bulunur.
Translate from турецька to англійська

Tepe güzel bir manzaraya hükmeder.
Translate from турецька to англійська

Kilise tepe üzerindedir.
Translate from турецька to англійська

Kilise, kenti yukarıdan gören tepe üzerindedir.
Translate from турецька to англійська

Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.
Translate from турецька to англійська

Bir rüzgar esintisi Curdken'in şapkasını uçurdu, ve o onu tepe ve vadinin üzerinde kovalamak zorunda kaldı.
Translate from турецька to англійська

Kolezyum vadisi birkaç tepe ile çevrilidir.
Translate from турецька to англійська

Tepe harika bir deniz manzarasına sahip.
Translate from турецька to англійська

O sadece buzdağının tepe noktasıdır.
Translate from турецька to англійська

Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from турецька to англійська

Al, tepe tepe kullan.
Translate from турецька to англійська

Tepe zamanları ise sabah ve öğlen saatleri.
Translate from турецька to англійська