Дізнайтеся, як використовувати varlık у реченні турецька. Понад 22 ретельно відібраних прикладів.
Stalin'i bedenlenmiş tanrısal ruh sahibi erişkin bir yüce varlık olarak gören çok insan var.
Translate from турецька to англійська
Tanrı adındaki ölümsüz varlık niye ölüm dağıtır?
Translate from турецька to англійська
İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.
Translate from турецька to англійська
O, başka bir varlık düzleminde yaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.
Translate from турецька to англійська
UBS, Avrupa'daki en büyük özel varlık yönetimi bankasıdır.
Translate from турецька to англійська
O "Alfa Centauri'deki egzobiyolojik varlık" makalesini yazdı.
Translate from турецька to англійська
Birçok kişi bugünlerde varlık açısından zengin ama zaman açısından fakir.
Translate from турецька to англійська
Duyarlı bir varlık olduğumu nasıl biliyorsun?
Translate from турецька to англійська
Duyarlı bir varlık olduğunu nasıl biliyorum?
Translate from турецька to англійська
Bu duyarlı bir varlık, tıpkı senin gibi.
Translate from турецька to англійська
Başka birinin duygusal bir varlık olduğunu nereden bilirim?
Translate from турецька to англійська
Biz hepimiz önceden ınsandık, ırkcılık bizi birbirimizden ayırmadan, din yarmadan, politika bölmeden ve maddi varlık bizi sınıflamadan.
Translate from турецька to англійська
Yıldızspor rakibi karşısında varlık gösteremedi.
Translate from турецька to англійська
Ali maç boyunca varlık gösteremedi.
Translate from турецька to англійська
Yıldızspor Panzerler karşısında varlık gösteremedi.
Translate from турецька to англійська
RAB Tanrı Adem'i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu.
Translate from турецька to англійська
Ali varlık içinde yokluk çekiyor.
Translate from турецька to англійська
Müzakerelerde uluslararası varlık da gerekli.
Translate from турецька to англійська
Bozulduğu zaman insandan daha pis bir varlık yoktur.
Translate from турецька to англійська
"Tom kendini birden fazla egosu, sevgilisi ve cinsiyeti olan insan dışı bir varlık olarak tanımlıyor." "Vay be, bu en ileri SJW standartlarına göre bile acayip marjinal bir kombo olmuş." "Bırak şu geri kafalılığı ya!" "Bilmiyorum, bana çok garip geldi. Sanırım bu tarz mevzulara alışmam için daha çok Netflix izleyip Mastodon'da daha çok takılmam gerekiyor. Bu arada kendini nudist olarak da tanımlıyor mu?" "Bunun teknik açıdan mümkün olduğunu sanmıyorum." "Niye ki? Yeterince marjinal değil mi?" "Kendileri aynı zamanda ateşli bir furry fandom mensubu da ondan. Kostümsüz pek göremezsin."
Translate from турецька to англійська
Arkasında bir varlık hissetti.
Translate from турецька to англійська