Дізнайтеся, як використовувати verme у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Halkın iradesi kamu otoritesinin esasıdır; bu irade, gizli şekilde veya serbestliği sağlayacak muadil bir usul ile cereyan edecek, genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak olan devri ve dürüst seçimlerle ifade edilir.
Translate from турецька to англійська
Ders verme nedeniyle çok yorgunum.
Translate from турецька to англійська
Uygurlar arasında, isim verme töreni bir çocuğa isim verildikten sonra düzenlenir.
Translate from турецька to англійська
Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.
Translate from турецька to англійська
O, Alex'e her konuşmasında bir ceviz verme yerine, onu sadece özellikle "ceviz" dediğinde verecekti.
Translate from турецька to англійська
Sabah ereksiyonu olmayan birine ödünç para verme.
Translate from турецька to англійська
Bu seninle benim aramda bir sır, bu yüzden ağzından kaçmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Bana boşuna ümit verme.
Translate from турецька to англійська
Ona dokunmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Arabam bozulduğunda, kendi arabasını ödünç verme nezaketini gösterdi.
Translate from турецька to англійська
Tom oy verme hakkına sahiptir.
Translate from турецька to англійська
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Bana daha fazla sıkıntı verme.
Translate from турецька to англійська
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Bana o şekilde karşılık verme.
Translate from турецька to англійська
Tutamayacağın sözleri verme.
Translate from турецька to англійська
Burada emirler verme.
Translate from турецька to англійська
Onu kendi başına yapmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Yakala onu, uzaklaşmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Tutamayacağın sözler verme.
Translate from турецька to англійська
Kimsenin senden yararlanmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Kore'deki savaşa son verme hakkında konuştu.
Translate from турецька to англійська
Nihai bir karar verme sürecindeydi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un daha sonra ne yapacağına karar verme sorunu vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bunu yemesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Amerikalı kadınların oy verme hakkı yoktu.
Translate from турецька to англійська
Kimsenin toplantı odasında beklemesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Gitmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onun koşmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onun hareket etmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onun yüzmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onun gitmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onun uyumasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onu ona verme.
Translate from турецька to англійська
Onun onu yemesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Dışarı gitmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Sana vurmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onu kımıldatmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onu almasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Islık çalmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Tom'un seni görmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Ona cevap verme.
Translate from турецька to англійська
Sağ elinin, soldakinin ne yaptığını bilmesine izin verme.
Translate from турецька to англійська
Özür dilerim, o bilgiyi size verme iznim yok.
Translate from турецька to англійська
Onun yaklaşmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onun seni ısırmasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Onu aramasına izin verme.
Translate from турецька to англійська
Tom cevap verme zahmetinde bile bulunmadı.
Lütfen bunun tekrar olmasına izin verme.
Onu bana verme, Tom.
Onun hakkında Tom'un öğrenmesine izin verme.
Seni rahatsız etmesine izin verme.
Seni etkilememe izin verme.
Anlamadan hüküm verme.
İnsanları bir işe yöneltmek için ne gibi metotlar kullanıyorsun? Para, korku, ego tatmini, gaz verme çantanda başka neler var?
Tom'un bu kapıyı kapatmasına izin verme.
Tom'un sana gelmesine izin verme.
Tom'un caddeyi geçmesine izin verme.
E-posta adresini Tom'a verme.
Tom cevap verme zahmetine girmedi.
Tom'un uzaklaşmasına izin verme.
Tom'un seni korkutmasına izin verme.
Tom'un gözünü korkutmasına izin verme.
Tom'un Mary'yi incitmesine izin verme.
Tom'un beni izlemesine izin verme.
Onu Tom'un yapmasına izin verme.
Tom'un dikkatini dağıtmasına izin verme.
Onların Tom'u incitmesine izin verme.
Tom'a numaranı verme.
Onu Tom'a verme.
Seni şöyle söylerken duydum: “Beni takip etmesine izin verme.”
Tom'un gitmesine izin verme.
Tom'un içeri girmesine izin verme.
Tom'un ölmesine izin verme.
İçeri girmelerine izin verme.
Ölmeme izin verme.
Onlara zarar verme.
Köpeğe yiyecek verme.
Ona gereğinden fazla para verme.
Bana karşılık verme.
Seni durdurmamıza izin verme.
Beni unutmalarına izin verme.
Bu gece bir karar verme.
Bana ipucu verme.
Bana hiçbir şey verme.
Ona herhangi bir fikir verme.
Tom'a hiç fikir verme.
Köpeğin içeri girmesine izin verme.
Bunu bana verme!
Tom'un kaçmasına izin verme.
Sırrımı verme.
Seni tekrar burada yakalamama asla izin verme.
Karar verme zamanı.
O telefona yanıt verme.
Kedinin kaçmasına izin verme. Kapıyı kapa!
Televizyonu bozmasına izin verme.
Dış görünüşe önem verme.
Yanıt verme hakkın yok.
Gitmesine izin verme sakın!
Lütfen Tom'un ağladığını görmesine izin verme.